Dünyanın En Büyük 5 Barajı: Enerji Üretimi, Su Depolama Kapa...
Dünyanın En Büyük 5 Barajı: En...
03:20Afet Ekonomisi ve Küresel Sigorta Sisteminin Çöküş Riski: İk...
Afet Ekonomisi ve Küresel Sigo...
03:08Yeşil Çatılar ve Yağmur Bahçeleri Kentleri Altyapı Çöküşünde...
Yeşil Çatılar ve Yağmur Bahçel...
02:56Antibiyotik Direnci: Modern Tıbbın En Sessiz Küresel Krizi m...
Antibiyotik Direnci: Modern Tı...
Türkiye, çocuk felciyle mücadelede büyük başarı elde etti. Aşılamayla hastalık neredeyse tamamen yok edildi; uzmanlar korumanın sürmesi gerektiğini vurguluyor.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 24.10.2025 - 22:57
Güncelleme: 24.10.2025 - 22:57
24 Ekim Dünya Çocuk Felci (Polio) Günü kapsamında açıklamalarda bulunan İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Bilim Komisyonu Üyesi Uzm. Dr. Selda Handan Karahan, çocuk felcinin dünyada büyük oranda kontrol altına alındığını, Türkiye’nin de bu başarıda önemli bir konumda yer aldığını belirtti.
Karahan, 1988 yılında başlatılan küresel eradikasyon programı sayesinde çocuk felci vakalarının dünya genelinde yüzde 99’dan fazla azaldığını vurguladı.
“Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) öncülüğünde yürütülen bu girişim sonucunda, 125’ten fazla ülkede 350 bin civarında olan yıllık vaka sayısı 2021 itibarıyla yalnızca altıya düştü. Üç vahşi poliovirüs tipinden ikisi tamamen ortadan kaldırıldı; bugün yalnızca Pakistan ve Afganistan’da tip 1 poliovirüs görülmektedir.” dedi.
Poliomiyelit, çoğunlukla 5 yaş altı çocukları etkileyen, bulaşıcı bir viral hastalıktır. Virüs, dışkı–ağız yoluyla bulaşarak hızla yayılabilir.
Uzm. Dr. Karahan, “Enfekte bireyler belirti göstermese bile haftalarca hastalığı bulaştırabilir. Hastalığın ilk belirtileri ateş, yorgunluk, baş ağrısı, kusma ve kas ağrılarıdır. Her 200 enfeksiyondan biri kalıcı felce yol açar, felç geçirenlerin yüzde 5–10’u solunum kaslarının etkilenmesiyle yaşamını kaybeder.” ifadelerini kullandı.
Hastalığın kesin bir tedavisinin olmadığını belirten Karahan, “Çocuk felci tamamen aşıyla önlenebilir bir hastalıktır. İlk inaktive poliovirüs aşısı (IPV) 1952’de Jonas Salk tarafından geliştirilmiş, ardından Albert Sabin’in 1962’de geliştirdiği oral polio aşısı (OPV) küresel kullanıma girmiştir.” dedi.
Karahan, OPV’nin vahşi poliovirüsün yayılımını durdurarak sürü bağışıklığı sağladığını, IPV’nin ise güçlü bireysel koruma sunduğunu belirtti.
Türkiye’de çocuk felci aşısının ilk kez 1963’te Muş’ta uygulandığını hatırlatan Karahan, “1989’da başlatılan Polio Eradikasyon Programı sayesinde Türkiye, 2002 yılında DSÖ tarafından ‘Poliodan Arındırılmış Bölge’ olarak ilan edilmiştir.” dedi.
2008’de inaktif polio aşısının beşli karma aşıya dahil edilmesiyle koruma oranı daha da arttı.
Karahan, “Aşılama kampanyaları sırasında verilen A vitamini desteğiyle tahminen 1,5 milyon çocuğun hayatı kurtarılmıştır.” diyerek sözlerini şöyle tamamladı:
“Çocuk felcini ortadan kaldırmak yalnızca tıbbi bir başarı değil; insanlık için ortak bir sorumluluktur. Tüm çocukların eksiksiz aşılanması, bu başarının sürdürülebilmesi için hayati önem taşımaktadır.”
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir