İstanbul’da Özel Sağlık Kuruluşlarına 473 Milyon Lira Ceza
İstanbul’da Özel Sağlık Kurulu...
12:50Akdeniz’de İstilacı Tür Alarmı: Isınan Deniz Yerli Türleri G...
Akdeniz’de İstilacı Tür Alarmı...
12:45Meteoroloji’den Fırtına Alarmı: Rüzgârın Hızı 80 Kilometreye...
Meteoroloji’den Fırtına Alarmı...
12:41Marmaris Açıklarında Peş Peşe Depremler: En Büyük Sarsıntı 3...
Marmaris Açıklarında Peş Peşe...
Psikolog Duygu Yılmaz, stresin tamamen ortadan kaldırılamayacağını ancak mindfulness ve MBSR uygulamalarıyla stres döngüsünün yönetilebileceğini belirtti.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 28.07.2026 - 11:38
Güncelleme: 28.07.2026 - 11:38
Modern yaşamın hızlı temposu, belirsizlikler, artan sorumluluklar ve sürekli değişen koşullar stresi günlük hayatın neredeyse kaçınılmaz bir parçası hâline getiriyor. Uzmanlar ise stresle mücadelede temel hedefin onu tamamen ortadan kaldırmak değil, stres karşısında verilen otomatik tepkileri fark ederek daha bilinçli seçimler yapabilmek olduğunu belirtiyor.
Psikolog Duygu Yılmaz, kişinin ruhsal ve fiziksel sağlığını yalnızca yaşadığı olayların değil, bu olayları nasıl algıladığı ve karşıladığı biçiminin de etkilediğine dikkat çekti.
Yılmaz, bilinçli farkındalık olarak bilinen mindfulness yaklaşımının kişinin düşüncelerini, duygularını ve bedensel tepkilerini yargılamadan gözlemlemesine yardımcı olabileceğini söyledi.
Bilimsel araştırmalar da mindfulness temelli uygulamaların bazı kişilerde stres, kaygı ve depresyon belirtilerinin yönetilmesine destek olabileceğini gösteriyor. Bununla birlikte araştırma sonuçlarının uygulamanın yapısına, süresine ve kişisel koşullara göre değişebildiği; mindfulness çalışmalarının gerektiğinde profesyonel ruh sağlığı desteğinin yerine geçmemesi gerektiği vurgulanıyor.
Belirsizlik dönemlerinde zihin çoğu zaman geleceğe ilişkin en olumsuz ihtimallere odaklanabiliyor. Henüz gerçekleşmemiş olaylarla ilgili sürekli düşünmek, kişinin karşı karşıya bulunduğu tehdidi olduğundan daha büyük algılamasına neden olabiliyor.
Psikolog Duygu Yılmaz, olumsuz düşünceler ile stres arasında birbirini besleyen bir döngü oluşabileceğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Belirsizlik dönemlerinde zihin çoğu zaman en olumsuz senaryolara yöneliyor. Bu düşünceler stres düzeyini artırıyor. Artan stres ise tehdit algısını güçlendirerek kişinin kendisini olumsuz bir düşünce döngüsü içinde bulmasına neden olabiliyor.”
Stres yoğunlaştığında bazı kişilerde işleri erteleme, sosyal yaşamdan uzaklaşma, fiziksel hareketin azalması ve günlük sorumluluklardan geri çekilme gibi davranışlar görülebiliyor.
Ancak kişinin kendisini iyi hissetmesine katkı sağlayan sosyal ilişkilerden, hareketten ve günlük rutinlerden uzaklaşması stresin daha da güçlenmesine yol açabiliyor. Böylece olumsuz düşünce, yoğun stres ve kaçınma davranışları birbirini besleyen bir döngü oluşturuyor.
Mindfulness, Türkçede genellikle bilinçli farkındalık olarak ifade ediliyor. Bu yaklaşım, kişinin dikkatini geçmişte yaşananlara veya gelecekte yaşanabilecek ihtimallere sürüklenmek yerine, içinde bulunduğu ana yöneltmesini amaçlıyor.
Mindfulness uygulamalarında düşünceler tamamen susturulmaya çalışılmıyor. Kişiden düşüncelerini, duygularını ve bedensel duyumlarını hemen değiştirmeden veya yargılamadan fark etmesi bekleniyor.
ABD Ulusal Tamamlayıcı ve Bütünleştirici Sağlık Merkezi, mindfulness yaklaşımını kişinin dikkatini yargılamadan içinde bulunduğu ana yöneltmesi olarak tanımlıyor. Uygulamalar nefese, bedensel duyumlara, seslere veya günlük bir faaliyete odaklanmayı içerebiliyor.
Psikolog Duygu Yılmaz, bu yaklaşımın düşünceleri değişmez gerçekler gibi kabul etmek yerine onları zihinden geçen süreçler olarak görmeye yardımcı olabileceğini belirtti.
Stresli bir olay karşısında beden ve zihin çoğu zaman çok hızlı tepki veriyor. Kalp atışının hızlanması, kasların gerilmesi, nefesin yüzeyselleşmesi ve zihnin olumsuz ihtimallere yönelmesi bu tepkiler arasında bulunuyor.
Mindfulness uygulamaları, kişinin stresin ilk işaretlerini daha erken fark etmesine yardımcı olmayı amaçlıyor. Böylece otomatik tepki vermek ile bilinçli bir karar almak arasında kısa da olsa bir alan oluşturulabiliyor.
Yılmaz, günlük yaşamda uygulanabilecek basit farkındalık çalışmalarını şöyle anlattı:
“Yoğun bir iş gününde yalnızca nefese odaklanmak, ayakların yere temasını hissetmek veya omuzlarla çenedeki gerginliği fark etmek bile stresin bedendeki etkilerini tanımaya yardımcı olabilir. Bu kısa farkındalık molaları, otomatik tepkiler ile bilinçli kararlar arasında önemli bir alan oluşturur.”
Bu yaklaşımın amacı kişinin her koşulda sakin kalmasını sağlamak değil. Temel hedef, stres ortaya çıktığında bedende ve zihinde yaşanan değişimleri fark ederek kişinin kendisi için daha sağlıklı bir karşılık seçebilmesini desteklemek.
Mindfulness uygulaması için her zaman uzun meditasyonlara veya tamamen sessiz bir ortama ihtiyaç bulunmuyor. Gün içerisinde birkaç dakikalık kısa farkındalık molaları da başlangıç için kullanılabiliyor.
Kişi bulunduğu yerde kısa süreliğine durarak nefesinin hızını, bedenindeki gerginliği ve zihninden geçen düşünceleri gözlemleyebilir. Burada amaç düşünceleri zorla durdurmak değil, onların varlığını fark etmektir.
Günlük yaşamda uygulanabilecek basit yöntemler arasında şunlar bulunuyor:
Bu çalışmalar, kişinin düşüncelerinden tamamen uzaklaşmasını değil, düşünceleriyle arasına daha sağlıklı bir mesafe koymasını hedefliyor.
Mindfulness Temelli Stres Azaltma Programı, İngilizce adıyla Mindfulness-Based Stress Reduction veya MBSR, mindfulness alanında en yaygın kullanılan yapılandırılmış programlardan biri olarak biliniyor.
Program, Jon Kabat-Zinn tarafından geliştirildi. Geleneksel MBSR modeli genellikle sekiz haftalık bir süreçten oluşuyor ve mindfulness meditasyonları, beden taraması, nefes farkındalığı, nazik hareket çalışmaları, grup görüşmeleri ve günlük yaşam uygulamalarını bir araya getiriyor.
Psikolog Duygu Yılmaz, programın kişiye stressiz bir yaşam vadetmediğini vurguladı:
“Sekiz haftalık program, bireye stresin tamamen ortadan kalkacağı bir yaşam sunmayı amaçlamıyor. Stres ortaya çıktığında bedendeki değişimleri, düşünce kalıplarını, duyguları ve otomatik tepkileri fark ederek daha sağlıklı baş etme becerileri geliştirmeyi hedefliyor.”
MBSR kapsamında kişiler yalnızca nasıl sakinleşebileceklerine odaklanmıyor. “Bedenim bana ne söylüyor?”, “Zihnim hangi düşünce kalıplarına yöneliyor?” ve “Bu süreçte kendime nasıl davranıyorum?” gibi sorular da farkındalık çalışmalarının parçası hâline geliyor.
Sekiz haftalık MBSR programlarının içeriği uygulayıcıya ve kuruma göre farklılık gösterebilse de temel çalışmalar genellikle benzer bir yapıya sahip oluyor.
Programlarda çoğunlukla:
yer alıyor.
Mindfulness temelli programların stres, kaygı ve depresyon belirtilerine destek olabileceğine ilişkin araştırmalar bulunuyor. Ancak bilimsel sonuçların her çalışma ve katılımcı grubunda aynı olmadığı, uygulamaların herkeste aynı etkiyi göstermeyebileceği belirtiliyor.
Mindfulness çoğu zaman zararsız ve kolay uygulanabilir bir yöntem gibi sunulsa da her kişi için aynı biçimde planlanmaması gerekiyor.
Yoğun kaygı, depresyon, panik atak, travma sonrası stres belirtileri veya günlük yaşamı ciddi ölçüde etkileyen ruhsal yakınmaları bulunan kişilerin yalnızca kişisel farkındalık uygulamalarına dayanmak yerine bir ruh sağlığı uzmanından destek alması önem taşıyor.
Psikolog Duygu Yılmaz, özellikle travma öyküsü bulunan kişilerde farkındalık çalışmalarının bireyin ihtiyaçları dikkate alınarak planlanması gerektiğini söyledi.
“Mindfulness uygulamaları her durumda tek başına yeterli olmayabilir. Yoğun kaygı, depresyon, panik atak, travma sonrası stres belirtileri veya günlük yaşamı ciddi biçimde etkileyen yakınmaları bulunan kişilerin mutlaka bir ruh sağlığı uzmanına başvurmasını öneriyoruz.”
Meditasyon ve mindfulness çalışmalarında istenmeyen deneyimler yaşanabildiğini belirten sağlık kaynakları da uygulama sırasında belirgin rahatsızlık hisseden kişilerin çalışmayı zorlamaması ve gerektiğinde profesyonel destek alması gerektiğine dikkat çekiyor.
Mindfulness, stres yönetimini destekleyebilecek tamamlayıcı bir yaklaşım olabilir. Ancak depresyon, kaygı bozuklukları, panik bozukluk veya travma sonrası stres bozukluğu gibi klinik durumların tanı ve tedavisinin yerini tutmaz.
Ruh sağlığı tedavisi gören kişilerin doktorları veya terapistleri tarafından önerilen ilaçları ve terapi programlarını kendi kararlarıyla bırakmaması gerekiyor.
Mindfulness çalışmaları bazı tedavi planlarına uzman gözetiminde eklenebilir. Uygulamanın kişinin ihtiyaçlarına, belirtilerine ve geçmiş deneyimlerine uygun olarak düzenlenmesi daha güvenli bir yaklaşım sağlayabilir.
Stres, yalnızca olumsuz bir durum değil; insanın tehlikeye, değişime veya artan sorumluluklara uyum sağlamasına yardımcı olan doğal bir tepki olarak da ortaya çıkabiliyor.
Sorun, stresin uzun süre devam etmesi, kişinin günlük yaşamını yönetmesini zorlaştırması ve bedensel veya ruhsal belirtiler oluşturmaya başlamasıyla belirginleşiyor.
Bu nedenle stres yönetiminde hedef, yaşamın bütün hareketini susturmaya çalışmak değil. Kişinin zorlayıcı deneyimler karşısında kendisini kaybetmeden ne düşündüğünü, ne hissettiğini ve nasıl tepki verdiğini fark edebilmesi önem taşıyor.
Psikolog Duygu Yılmaz, gerçek iyi oluşun stresi bütünüyle yok etmekten değil, stresle daha bilinçli, dengeli ve şefkatli bir ilişki kurabilmekten geçtiğini belirtti:
“Yaşamın belirsizlikleri hiçbir zaman tamamen ortadan kalkmayabilir. Ancak bireyin bu belirsizlikler karşısındaki yaklaşımı değişebilir. Kendine iyi bakmanın ilk adımı, hayatın bütün hareketini susturmaya çalışmadan o hareketin içinde kendini kaybetmemeyi öğrenmektir.”
Doğayı Dinle Haber Merkezi
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir