Elazığ’da 5 Bin Yıllık Tapınak Keşfi: Sunaklar Ve Kutsal Oca...
Elazığ’da 5 Bin Yıllık Tapınak...
01:31Gıda Alerjisi Olan Bebeklere Tıbbi Mama Desteği: Kimler Yara...
Gıda Alerjisi Olan Bebeklere T...
01:23Türk Dış Temsilcilikleri Güneş Enerjisiyle Güçleniyor: Proje...
Türk Dış Temsilcilikleri Güneş...
01:17Kırklareli’nde 8 Nokta İçin Yangın Alarmı: Risk Yüzde 80’e Y...
Kırklareli’nde 8 Nokta İçin Ya...
Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki Ebola salgınında vaka sayısı 3 bin 262’ye, can kaybı 1.437’ye yükseldi. Salgının merkezi Ituri oldu.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 29.07.2026 - 00:51
Güncelleme: 29.07.2026 - 00:51
Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde devam eden Bundibugyo Ebola salgınında vaka ve ölüm sayısı hızla yükseliyor. Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi tarafından 28 Temmuz 2026’da güncellenen verilere göre ülkede 3 bin 262 doğrulanmış vaka ve hastalıkla bağlantılı 1.437 ölüm bildirildi.
Salgının merkez üssü hâline gelen Ituri’de vaka sayısı 2 bin 900’ü aşarken hastalık beş eyaletteki 48 sağlık bölgesine yayıldı. Dünya Sağlık Örgütü, mevcut salgının bugüne kadar kaydedilen en büyük Bundibugyo virüsü salgını olduğunu açıkladı. Salgınında Son Durum Ne?**
Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin 26 Temmuz 2026 tarihine kadar bildirdiği ve ECDC tarafından 28 Temmuz’da yayımlanan verilere göre salgının güncel tablosu şöyle:
Yalnızca son günlük güncellemede 62 yeni vaka ve 32 yeni ölüm kayıtlara geçti. Yeni vakaların 53’ü Ituri, sekizi Kuzey Kivu ve biri Haut-Uele eyaletinde bildirildi.
Kongo makamlarının açıkladığı verilerin inceleme ve uyumlaştırma çalışmalarına tabi olduğu, bu nedenle toplam sayıların sonraki raporlarda değişebileceği belirtildi. Salgınının Merkezi Ituri Oldu**
Salgından en ağır etkilenen bölge, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin doğusunda bulunan Ituri eyaleti oldu.
Ituri’de 28 sağlık bölgesine yayılan salgında:
bildirildi.
Ülkedeki doğrulanmış vakaların yaklaşık yüzde 89’u Ituri’de kaydedildi. Bölgedeki hareketlilik, güvenlik sorunları, yoğun nüfus geçişleri ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan güçlükler salgının kontrol altına alınmasını zorlaştırıyor. Kivu Ve Haut-Uele’de Vakalar Artıyor**
Ituri’nin ardından en fazla vaka Kuzey Kivu’da görüldü. ECDC verilerine göre Kuzey Kivu’da 314 vaka ve 204 ölüm bildirildi.
Diğer bölgelerdeki tablo ise şöyle:
Salgın, toplam beş eyalette bulunan 140 sağlık bölgesinin 48’ini etkiliyor. Dünya Sağlık Örgütü, ulaşım ve ticaret yollarıyla bağlantılı bölgelerde devam eden bulaşmanın hastalığın komşu ülkelere yayılma riskini yüksek tuttuğunu belirtiyor. ugyo Virüsü Nedir?**
Bundibugyo virüsü, Ebola hastalığına neden olabilen ortoebolavirüs türlerinden biri. Hastalık nadir görülmesine rağmen ağır seyredebilir ve ölümcül sonuçlara yol açabilir.
2026’daki salgın, daha önce kaydedilen iki Bundibugyo salgınındaki toplam vaka sayısını geride bıraktı. Dünya Sağlık Örgütü bu nedenle mevcut salgını, şimdiye kadar bu virüs türüyle bağlantılı olarak görülen en büyük salgın şeklinde tanımlıyor. lk olarak Mayıs 2026’da Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Uganda’da doğrulandı. Dünya Sağlık Örgütü, 17 Mayıs 2026’da salgını uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu ilan etti.
Ancak WHO, olayın uluslararası sağlık tüzüğünde tanımlanan bir pandemi acil durumu ölçütlerini karşılamadığını özellikle belirtti. Nasıl Bulaşıyor?**
Ebola, hastalık belirtisi gösteren enfekte bir kişinin veya hayatını kaybeden bir hastanın kanı ve diğer vücut sıvılarıyla doğrudan temas sonucunda bulaşabiliyor.
Bulaşmaya neden olabilecek temaslar arasında şunlar bulunuyor:
Sağlık kuruluşlarında enfeksiyon kontrol önlemlerinin yetersiz olması ve cenaze törenlerinde hayatını kaybeden kişilerin bedenlerine doğrudan temas edilmesi, bulaşmayı hızlandıran başlıca etkenler arasında gösteriliyor. Havadan Bulaşır Mı?**
Mevcut bilimsel bilgiler Ebola’nın kızamık veya grip gibi havada uzun süre asılı kalan parçacıklarla kolayca yayılan bir hastalık olmadığını gösteriyor.
Bulaşma çoğunlukla hastalık belirtisi gösteren kişinin vücut sıvılarıyla doğrudan temas sonucunda gerçekleşiyor. Enfekte kişiler belirtiler başlamadan önce hastalığı bulaştırmıyor.
Bu nedenle aynı ülkede veya şehirde bulunmak tek başına bulaşma anlamına gelmiyor. Risk; hasta kişiyle korunmasız ve yakın temas, sağlık hizmeti verme veya enfekte vücut sıvılarına maruz kalma durumunda artıyor. Belirtileri Nelerdir?**
Ebola hastalığının kuluçka süresi, virüsle temasın ardından 2 ila 21 gün arasında değişebiliyor.
Hastalığın ilk belirtileri genellikle aniden ortaya çıkıyor:
Hastalığın ilerleyen dönemlerinde:
görülebiliyor.
Kanama, Ebola’nın en çok bilinen belirtilerinden biri olmasına rağmen her hastada ortaya çıkmıyor ve çoğunlukla hastalığın daha ileri dönemlerinde görülüyor. nın Tedavisi Ve Aşısı Var Mı?**
Dünya Sağlık Örgütünün güncel salgın sayfasına göre Bundibugyo virüsüne karşı etkinliği kesinleşmiş özel bir aşı veya doğrudan onaylanmış özgül tedavi henüz bulunmuyor.
Hastalar izolasyon altında tutulurken sıvı ve elektrolit kaybının giderilmesi, oksijen desteği, kan basıncının korunması ve gelişen diğer enfeksiyonların tedavisi gibi destekleyici uygulamalar hayatta kalma ihtimalini artırabiliyor.
Bundibugyo virüsüne karşı kullanılabilecek aşı ve ilaç adaylarına yönelik bilimsel çalışmalar devam ediyor. WHO, Temmuz 2026’da ilk etkili tedavileri belirlemeyi amaçlayan klinik araştırmalar için hasta kabulünün başladığını açıkladı. Sonrası Koruyucu İlaç Denemesi Başladı**
Salgınla mücadele kapsamında virüse maruz kalmış yüksek riskli kişileri korumayı amaçlayan EBO-PEP klinik deneyi 14 Temmuz 2026’da başlatıldı.
Araştırmada, obeldesivir adlı antiviral ilacın virüsle temas sonrasında hastalık gelişmesini önleyip önleyemeyeceği inceleniyor. Yaklaşık bin kişinin araştırmaya dâhil edilmesi hedefleniyor.
Çalışma, özellikle Ebola hastalarıyla temas eden sağlık çalışanları, aile üyeleri ve diğer yüksek riskli kişilere hastalık ortaya çıkmadan önce koruma sağlanıp sağlanamayacağını araştırıyor. İlacın etkinliği henüz kanıtlanmış değil ve çalışma klinik araştırma aşamasında bulunuyor. ’da Son Hasta Taburcu Edildi**
Komşu Uganda’da 17 Temmuz’a kadar toplam 20 doğrulanmış vaka ve iki ölüm bildirildi.
Ülkede son doğrulanmış vaka 21 Haziran’da kaydedildi. Yeni vaka görülmemesinin ardından tedavi gören son hasta 16 Temmuz’da taburcu edildi.
Uganda, salgının sona erdiğinin açıklanabilmesi için gerekli olan 42 günlük güçlendirilmiş gözetim sürecini başlattı. Bu süre tamamlanmadan salgının ülkede tamamen sona erdiği ilan edilemiyor. ’da Ebola Vakası Görüldü Mü?**
Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki salgın bölgesinden dönen bazı sağlık ve yardım çalışanlarında ithal vakalar tespit edildi.
Haziran ayında Fransa’da, Kongo’daki insani yardım görevinden dönen bir doktorda Bundibugyo virüsü doğrulandı. ABD vatandaşı olan iki yardım çalışanı ise tedavi amacıyla Almanya’ya nakledildi.
Bu vakaların salgın bölgesiyle bağlantılı ithal vakalar olduğu ve Avrupa içinde yaygın toplum bulaşı tespit edilmediği bildirildi. Türkiye İçin Risk Oluşturuyor Mu?**
İncelenen WHO ve ECDC güncellemelerinde Türkiye’den doğrulanmış bir Ebola vakası bildirilmiyor.
ECDC, mevcut eksik verilere ve belirsizliklere rağmen Avrupa Birliği ve Avrupa Ekonomik Alanı’nda yaşayan genel nüfus için enfeksiyon ihtimalini çok düşük olarak değerlendiriyor. Türkiye için yayımlanmış ayrı bir risk derecelendirmesi bulunmuyor.
Bununla birlikte salgının görüldüğü bölgelere seyahat eden, hasta biriyle temas eden veya sağlık hizmeti sunan kişiler için risk genel nüfusa göre daha yüksek olabilir. ğlık Örgütü, virüsün tespit edildiği bölgelere zorunlu olmayan seyahatlerin caydırılmasını ve yolculara güncel salgın bilgisi verilmesini tavsiye ediyor. WHO’nun tavsiyesi, tüm ülkeler için genel sınır kapatma veya ticaret yasağı uygulanması anlamına gelmiyor. Bölgesinden Dönenler Ne Yapmalı?**
Kongo Demokratik Cumhuriyeti veya salgından etkilenen bölgelerden dönen kişilerin, son olası temastan itibaren 21 gün boyunca sağlık durumlarını takip etmeleri önem taşıyor.
Bu süre içinde ateş, yoğun halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı, boğaz ağrısı, kusma veya ishal gelişmesi durumunda:
Belirti göstermeyen ve bilinen bir riskli teması bulunmayan kişilerin hastalığı bulaştırması beklenmiyor. Salgını Neden Kontrol Altına Alınamıyor?**
Salgının sürdüğü bölgelerde güvenlik sorunları, yoğun nüfus hareketliliği, ulaşılması zor yerleşimler ve sağlık hizmetlerine erişimdeki güçlükler mücadeleyi zorlaştırıyor.
Bazı hastaların sağlık merkezlerine geç başvurması, temaslı kişilerin tamamına ulaşılamaması, tedavi merkezlerindeki yoğunluk ve yerel topluluklarda oluşabilen güvensizlik de bulaş zincirlerinin kesilmesini geciktiriyor.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde tespit edilen temaslı kişilerin yüzde 78,2’si takip altında tutuluyor. Ancak bu oran, olası temaslıların bir bölümünün hâlâ düzenli biçimde izlenemediğini gösteriyor. Salgınında Bundan Sonra Ne Olacak?**
Dünya Sağlık Örgütü, salgının Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde şiddetlenmeye ve coğrafi olarak genişlemeye devam ettiğini belirtiyor.
Temaslı takibinin güçlendirilmesi, hastaların erken tespit edilmesi, sağlık çalışanlarının korunması, güvenli defin işlemleri ve sınır ötesi iş birliğinin artırılması salgının kontrol altına alınması için kritik önem taşıyor.
Salgının seyri; yeni vakaların ne kadar hızlı tespit edileceğine, temaslıların izlenmesine ve hastaların toplumdan güvenli şekilde izole edilmesine bağlı olacak.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir