Elazığ’da 5 Bin Yıllık Tapınak Keşfi: Sunaklar Ve Kutsal Oca...
Elazığ’da 5 Bin Yıllık Tapınak...
01:31Gıda Alerjisi Olan Bebeklere Tıbbi Mama Desteği: Kimler Yara...
Gıda Alerjisi Olan Bebeklere T...
01:23Türk Dış Temsilcilikleri Güneş Enerjisiyle Güçleniyor: Proje...
Türk Dış Temsilcilikleri Güneş...
01:17Kırklareli’nde 8 Nokta İçin Yangın Alarmı: Risk Yüzde 80’e Y...
Kırklareli’nde 8 Nokta İçin Ya...
Bitlis’in Ahlat ilçesindeki Selçuklu Meydan Mezarlığı’nda 400 metrekarelik kazı alanında 16 yeni mezar gün yüzüne çıkarıldı.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 29.07.2026 - 01:09
Güncelleme: 29.07.2026 - 01:09
Bitlis’in Ahlat ilçesindeki Selçuklu Meydan Mezarlığı’nda yürütülen kazı çalışmalarında 16 yeni mezar ortaya çıkarıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığının izin ve desteğiyle sürdürülen çalışmalar, Geleceğe Miras Projesi kapsamında gerçekleştiriliyor.
Kazı ekibinin bu yıl çalışmaya başladığı 400 metrekarelik bölümde, mevcut paftalarda yüzeyde yalnızca dört mezar taşı görülüyordu. Toprağın kontrollü biçimde kaldırılması ve alanın genişletilmesiyle birlikte mezar sayısı 16’ya ulaştı. Kazı, restorasyon ve belgeleme çalışmalarının aynı bölgede devam ettiği bildirildi.
Selçuklu Meydan Mezarlığı’ndaki son çalışmalarda özellikle sandukalı mezarlar ve mezar taşları gün yüzüne çıkarıldı.
Kazı ekibi, toprak altında kalan taşları yalnızca çıkarmakla yetinmiyor. Buluntular üzerinde:
işlemleri gerçekleştiriliyor.
Mezar taşlarının üzerindeki yazılar epigrafik yöntemlerle incelenerek kimlik, tarih, meslek, göç, inanç ve dönemin toplumsal hayatına ilişkin bilgiler kayıt altına alınıyor.
Kazı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Kulaz’ın verdiği bilgilere göre çalışılan bölümde, mevcut plan üzerinde yalnızca dört mezar taşı görünüyordu.
Ancak yüzey toprağının kontrollü biçimde kaldırılmasıyla daha önce tamamen veya kısmen toprak altında kalan mezarlar ortaya çıktı. Böylece aynı alanda tespit edilen yeni mezarların sayısı 16’ya yükseldi.
Çalışmaların sürdüğü kazı alanının ilerleyen aşamalarda genişletilmesi planlanıyor. Bu nedenle aynı bölgede başka mezar taşları veya mezar yapılarıyla karşılaşılması mümkün görülüyor.
Çalışmalar sırasında dikkat çeken buluntulardan biri de yaklaşık 27 parçaya ayrılmış mezar taşı oldu.
Daha önce tespit edilen parçalar, uzmanlar tarafından bir araya getirilerek taş yeniden ayağa kaldırıldı. Yüzey toprağının temizlenmesi sırasında kayıp parçalardan biri daha bulundu. Mezar taşının iki veya üç parçasının ise henüz bulunamadığı belirtildi.
Yeni bulunan parçanın mevcut yapıya monte edilmesi ve restorasyon çalışmalarının tamamlanması planlanıyor.
Birleştirilen mezar taşının üzerinde 1310 tarihi ile mezarda yatan kişiye ilişkin kimlik bilgilerinin okunabildiği bildirildi.
Kitabede kişinin Orta Asya’dan Anadolu’ya gelerek Ahlat’a yerleştiğini gösteren bilgiler bulunuyor. Taşta ayrıca ayetler, hadisler ve Selçuklu taş işçiliğini yansıtan süslemeler yer alıyor.
Bu tür kitabeler yalnızca mezarda yatan kişiyi tanımlamıyor. Aynı zamanda Orta Çağ’daki göç hareketlerini, insanların geldikleri bölgeleri, mesleklerini ve Ahlat’ın farklı coğrafyalardan gelen topluluklar için taşıdığı önemi de ortaya koyuyor.
Ahlat’taki mezar taşları, üzerinde taşıdıkları tarih, isim, meslek ve yer bilgileri nedeniyle araştırmacılar tarafından zaman zaman “Anadolu’nun tapusu” şeklinde tanımlanıyor.
Kitabelerde mezarda yatan kişinin kimliğiyle birlikte geldiği şehir veya bölgeye, yaptığı işe ve sosyal konumuna ilişkin bilgiler bulunabiliyor. Taşlarda Kur’an ayetleri, hadisler, sanatkâr imzaları ve dönemin süsleme anlayışını yansıtan geometrik ve bitkisel motifler de görülebiliyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığının kayıtlarına göre mezar taşlarının doğu yüzlerinde çoğunlukla kimlik ve meslek bilgileri, batı yüzlerinde ise sanatkâr adı, dinî metinler ve bezemeler yer alıyor.
Selçuklu Meydan Mezarlığı, yaklaşık 210 bin metrekarelik alanıyla tarihi Türk-İslam mezarlıkları arasında büyüklüğü ve mezar taşı çeşitliliği bakımından özel bir yere sahip.
Mezarlıkta şahideli-sandukalı, yalnızca sandukalı ve yer altı mezar odası niteliğindeki akıtlar olmak üzere farklı mezar tipleri bulunuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı kayıtlarında alanda yaklaşık 9 bin mezar taşı bulunduğu belirtilirken, devam eden kazılarla ortaya çıkarılan toplam mezar ve taş sayısının 10 binin üzerine çıktığı bildiriliyor. Sayılar arasındaki farklılık, resmî tanıtım kayıtlarının güncellenme tarihi ile yeni kazı sonuçlarından kaynaklanıyor.
Alanda yapılan incelemelerde şimdiye kadar 32 farklı taş ustasının imzasının tespit edildiği belirtiliyor. Bu durum, mezarlığın yalnızca tarihî bir defin alanı değil, aynı zamanda Orta Çağ Anadolu taş işçiliğini belgeleyen büyük bir açık hava arşivi olduğunu gösteriyor.
Selçuklu Meydan Mezarlığı’ndaki mezar taşları genel olarak 12. yüzyılın başlarından 16. yüzyıla kadar uzanan döneme tarihleniyor.
Taşların önemli bir bölümü Selçuklu ve Beylikler döneminin sanat anlayışını yansıtıyor. Yüksek şahideler, anıtsal sandukalar, mukarnaslar, örgü motifleri, palmetler, kandil şekilleri ve geometrik bezemeler dönemin taş işçiliğinin dikkat çeken örnekleri arasında yer alıyor.
UNESCO kayıtlarında da Ahlat mezar taşlarının Anadolu’daki erken Türk dönemi mezar mimarisini, teknik becerileri ve süsleme anlayışını belgeleyen önemli tarihî kaynaklar olduğu ifade ediliyor.
Ahlat’ın tarihî mezar taşları ile Urartu ve Osmanlı kaleleri, 25 Şubat 2000 tarihinden bu yana UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunuyor.
Geçici listede yer almak, alanın UNESCO Dünya Mirası ilan edildiği anlamına gelmiyor. Bu statü, Türkiye’nin alanı gelecekte Dünya Miras Listesi’ne aday göstermeyi değerlendirdiğini gösteriyor.
UNESCO kaydında Ahlat’ın mezar taşları, Anadolu mezar mimarisindeki çeşitliliği ve üzerlerindeki sanatkâr kitabeleri nedeniyle kültürel miras ölçütleri kapsamında değerlendiriliyor.
Ahlat’taki çalışmalar Kültür ve Turizm Bakanlığının Geleceğe Miras Projesi kapsamında yürütülüyor.
Proje çerçevesinde yalnızca yeni mezarların ortaya çıkarılması değil;
amaçlanıyor.
Kazı ekibi, ot temizliği ve ziyaret güzergâhlarının düzenlenmesi gibi çalışmalarla mezarlığı turizm sezonuna hazırlıyor.
Selçuklu Meydan Mezarlığı’ndaki kazılar son yıllarda çok sayıda yeni mezarı gün yüzüne çıkardı.
2025 yılına ilişkin açıklamalarda yalnızca o yıl 28’i çocuklara ait 63 yeni mezarın ortaya çıkarıldığı, üç yıllık çalışmalar sonucunda toprak altında bulunan yaklaşık 500 mezarın daha kayıt altına alındığı belirtilmişti.
Aynı açıklamada mezarlıktaki toplam mezar taşı sayısının yeni buluntularla yaklaşık 10 bin 500’e ulaştığı ifade edilmişti.
2026 yılında 400 metrekarelik yeni çalışma alanında belirlenen 16 mezar, bu uzun süreli kazı ve koruma sürecinin son halkasını oluşturuyor.
Ahlat mezar taşlarının en önemli özelliklerinden biri, Orta Çağ’da Anadolu’ya gerçekleşen göçlere ilişkin doğrudan bilgiler taşıması.
Kitabelerde Orta Asya’dan, Anadolu’nun farklı şehirlerinden ve çevre bölgelerden Ahlat’a gelen kişilerin izlerine rastlanıyor. Bu bilgiler sayesinde araştırmacılar yalnızca sanat tarihini değil, dönemin nüfus hareketlerini ve Ahlat’ın sosyal yapısını da inceleyebiliyor.
Kazı ekibi daha önce 1.300’den fazla mezar taşının kitabesini epigrafik yöntemlerle çözümleyerek kayıt altına aldı. Bu kayıtların bilimsel yayınlara dönüştürüldüğü bildirildi.
Ahlat, Van Gölü kıyısındaki konumu sayesinde tarih boyunca doğu ile batı arasındaki önemli geçiş noktalarından biri oldu.
Kültür ve Turizm Bakanlığına göre kent, 13. yüzyılda Belh ve Buhara ile birlikte İslam dünyasının önemli ilim, kültür ve sanat merkezleri arasında gösterildi. Ahlat’ın bu dönemde Kubbetü’l-İslam unvanıyla anıldığı ve Ahlatşahlar yönetiminde siyasi ve kültürel merkez niteliği kazandığı belirtiliyor.
Mezarlıkta bulunan din insanları, hukukçular, sanatkârlar, zanaatkârlar ve yöneticilere ait kitabeler de kentin çok katmanlı toplumsal yapısını ortaya koyuyor.
Ahlat Selçuklu Mezarlığı ören yeri ziyaret edilebiliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, alanın 1 Haziran-1 Ekim 2026 tarihleri arasında gece müzeciliği uygulamasına dâhil edildiğini ve gece ziyaretlerinin ücretsiz yapılabileceğini duyurdu.
Kazı ve restorasyon yapılan bölümlerde güvenlik nedeniyle geçici sınırlamalar uygulanabileceğinden ziyaretçilerin yönlendirme levhalarına ve görevlilerin uyarılarına uyması gerekiyor.
Yeni ortaya çıkarılan mezarlar, Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı’nın görünen taşlardan çok daha geniş bir tarihî katman barındırdığını gösteriyor.
Yüzeyde yalnızca dört mezar taşı görülen bir alanda 16 mezara ulaşılması, toprağın altında hâlâ belgelenmemiş çok sayıda mezar ve kitabenin bulunabileceğine işaret ediyor. Bu, mevcut kazı sonuçlarından hareketle yapılan bir değerlendirmedir.
Mezar taşlarının temizlenmesi, korunması ve yazılarının okunmasıyla Ahlat’ın yalnızca ölüm kültürü değil; göç, sanat, meslekler, inanç, aile ilişkileri ve Orta Çağ Anadolu toplumunun gündelik hayatına ilişkin yeni bilgiler sunması bekleniyor.
Doğayı Dinle Haber Merkezi
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir