Z Kuşağı Demlenmiş Kahveyi Geride Bıraktı: İçmeye Hazır Kahv...
Z Kuşağı Demlenmiş Kahveyi Ger...
01:43Ferrero Değerli Tarım Programı İklim, Çevre Ve Tedarik Zinci...
Ferrero Değerli Tarım Programı...
21:51İskenderun’da Tarihi Konser: Mahsun Kırmızıgül 100 Bin Kişiy...
İskenderun’da Tarihi Konser: M...
15:36Kahramanmaraş Kültür Yolu Festivali İçin Geri Sayım Başladı:...
Kahramanmaraş Kültür Yolu Fest...
Tetra Pak araştırmasına göre içmeye hazır kahve pazarı 2028’de 41,4 milyar euro’ya ulaşabilir. Z kuşağı lezzet, kolaylık, sağlık ve sürdürülebilirlik beklentileriyle RTD kahve kategorisini büyütüyor.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 11.07.2026 - 01:57
Güncelleme: 11.07.2026 - 01:57
Kahve tüketim alışkanlıkları dünya genelinde hızla değişiyor. Sabah rutinlerinin vazgeçilmezlerinden biri olan kahve molası, özellikle genç kuşaklarla birlikte artık yalnızca evde ya da kafede demlenen sıcak kahveden ibaret değil. İçmeye hazır kahve, pratik tüketim, soğuk içim, farklı aroma seçenekleri ve sürdürülebilir ambalaj beklentileriyle yeni neslin günlük yaşamına güçlü biçimde giriyor.
Tetra Pak’ın araştırmasına göre mevcut trendlerin devam etmesi halinde RTD yani içmeye hazır kahve tüketim hacminin önümüzdeki üç yılda 600 milyon litre artarak 2028’de 8,4 milyar litreye ulaşması bekleniyor. Küresel pazar değerinin ise aynı dönemde 41,4 milyar euro seviyesine çıkacağı tahmin ediliyor.
Bu büyüme, yalnızca kahve sektöründe değil; ambalaj, perakende, gıda teknolojileri ve sürdürülebilir tüketim alanlarında da önemli bir dönüşüme işaret ediyor.
Tetra Pak araştırmasına göre Z kuşağı ve Y kuşağı, içmeye hazır kahve kategorisindeki büyümenin en önemli itici gücü olarak öne çıkıyor.
Amerika’da 18 yaş üstü gençlerle yapılan araştırma, genç tüketicilerin önemli bir bölümünün artık taze demlenmiş kahveden çok soğuk kahveyi tercih ettiğini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre gençlerin üçte biri taze demlenmiş kahve yerine soğuk kahveye yönelirken, Z kuşağı tüketicilerin yüzde 40’ı günün ilk öğününde soğuk kahve tüketiyor.
Bu oran, 1946-1964 yılları arasında doğan Baby Boomers kuşağının neredeyse iki katına denk geliyor. Veriler, kahve tüketiminde kuşaklar arası alışkanlıkların belirgin biçimde değiştiğini gösteriyor.
Tetra Pak, Z ve Y kuşağının içmeye hazır kahveye yönelmesinin arkasında altı temel neden bulunduğunu belirtiyor.
Bunlar; yüksek tempolu yaşam, yenilik ve keyif arayışı, sağlık ve zindelik beklentisi, bilinçli tüketim, köklü geçmiş ve geleneklere ilgi ile birinci sınıf deneyim arayışı olarak sıralanıyor.
Araştırmaya göre tüketicilerin yüzde 32’si içmeye hazır kahveyi mahalle marketlerinden satın alıyor. Tüketicilerin yüzde 23’ü ise satın alma kararında en belirleyici unsurun kolaylık olduğunu ifade ediyor.
Bu tablo, hareket halinde tüketimin içmeye hazır kahve kategorisinde en güçlü alışkanlıklardan biri haline geldiğini gösteriyor.
İçmeye hazır kahve kategorisinde genç tüketicilerin yalnızca pratiklik aramadığı, aynı zamanda farklı tat deneyimlerine açık olduğu görülüyor.
Tetra Pak’ın Sürdürülebilir Paketleme Tüketici Araştırması 2025’e göre tüketicilerin yüzde 47’si, RTD kahve satın alırken en çok lezzete dikkat ediyor.
Tüketicilerin dörtte biri, Fındıklı Cappuccino veya Karamelli Caffe Latte gibi yeni tat deneyimlerine açık olduğunu belirtiyor. Z kuşağı tüketicilerin yüzde 35’i ise özel ve premium ürünler için daha fazla ödeme yapabileceğini ifade ediyor.
Bu veriler, içmeye hazır kahvenin yalnızca hızlı tüketilen bir ürün olmaktan çıktığını; aroması, sunumu ve deneyim değeriyle premium bir kategoriye dönüştüğünü ortaya koyuyor.
Hazır kahve kategorisindeki büyümeyi destekleyen bir diğer önemli eğilim ise sağlıklı yaşam beklentisi.
Dünya genelinde yapılan araştırmalarda tüketicilerin yüzde 38’i en büyük sağlık kaygısı olarak kilo yönetimini gösteriyor. Bu durum, içmeye hazır kahve kategorisinde daha sağlıklı seçeneklere olan ilgiyi artırıyor.
Bu nedenle raflarda artık yalnızca klasik soğuk kahveler değil; az şekerli, şekersiz, doğal tatlandırıcılı, laktozsuz, sindirim dostu, protein destekli, yulaf lifli veya zerdeçal gibi fonksiyonel içeriklerle zenginleştirilmiş ürünler de daha fazla yer buluyor.
Kahve kategorisi, bu yönüyle lezzet ve keyif alanından çıkarak zindelik, fonksiyonel beslenme ve kişisel yaşam tarzı tercihlerinin de parçası haline geliyor.
Z ve Y kuşağı için sürdürülebilirlik artık ek bir tercih değil, satın alma kararını etkileyen temel beklentilerden biri.
Araştırmaya göre tüketicilerin yüzde 42’si, satın alma kararı verirken markaların çevresel taahhütlerine dikkat ediyor. Tüketicilerin yüzde 64’ü ise daha sürdürülebilir bir ambalaj için görsel çekicilikten feragat edebileceğini belirtiyor.
Ayrıca tüketicilerin yüzde 63’ü ürün paketinde kaynak bilgilerini takip ediyor. Yüzde 44’ü ise geleneksel ve geçmişi olan ürünlere önem verdiğini ifade ediyor.
Bu sonuçlar, içmeye hazır kahve markalarının yalnızca tat ve fiyatla değil; ambalaj, kaynak bilgisi, sürdürülebilirlik iddiası ve güven duygusuyla da rekabet ettiğini gösteriyor.
Tetra Pak Orta Avrasya Pazarlama Direktörü Gaye Atakan, hazır kahve kategorisinin tüketicilerin hız, lezzet ve sürdürülebilirlik beklentisini tek bir üründe buluşturan nadir alanlardan biri olduğunu belirtti.
Atakan, Tetra Pak’ın üretimden ambalaja, fikirden rafa kadar markalara uçtan uca destek sunduğunu ifade ederek, karton ambalajların 12 aya kadar raf ömrü, kalite ve tat koruma avantajlarıyla genç ve sürdürülebilirlik odaklı tüketicilere hitap ettiğini söyledi.
Tetra Pak, içmeye hazır kahve üreticilerine fikir aşamasından ticari ürüne kadar kapsamlı bir ekosistem sunduğunu belirtiyor.
600 milyon litrelik büyüme potansiyelinden pay almak isteyen markalar; işleme teknolojisi, sürdürülebilir karton ambalaj çözümleri, ürün geliştirme merkezi desteği ve yaşam döngüsü yönetimi gibi alanlarda yeni yatırımlara yönelebilir.
Bu da içmeye hazır kahve pazarını yalnızca içecek üreticileri için değil; ambalaj, perakende, lojistik, Ar-Ge ve sürdürülebilir ürün geliştirme alanları için de önemli bir fırsat haline getiriyor.
Tetra Pak araştırması, kahve tüketiminde yaşanan dönüşümün geçici bir trend olmadığını gösteriyor. Z kuşağı ve Y kuşağı, kahveyi artık daha taşınabilir, daha soğuk, daha aromalı, daha pratik ve daha sürdürülebilir bir ürün olarak görmek istiyor.
İçmeye hazır kahve pazarı büyürken, markalar için başarı yalnızca yeni tatlar üretmekten geçmeyecek. Lezzet, sağlık, ambalaj, kaynak bilgisi, sürdürülebilirlik ve kullanım kolaylığı aynı anda güçlü biçimde sunulmak zorunda olacak.
Bu nedenle kahve sektöründe yeni rekabet alanı artık yalnızca fincanlarda değil; raflarda, karton ambalajlarda, spor çantalarında, market dolaplarında ve genç tüketicilerin günlük rutinlerinde şekilleniyor.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir