Gila Canavarı ve GLP-1: Diyabet İlaçlarının Doğadaki Şaşırtı...
Gila Canavarı ve GLP-1: Diyabe...
20:16Sivas Turizmde Yeni Döneme Hazırlanıyor: Kültür, Gastronomi...
Sivas Turizmde Yeni Döneme Haz...
20:05Sıfır Atık Vakfı’ndan Çölleşme Uyarısı: İklim Krizinde Topra...
Sıfır Atık Vakfı’ndan Çölleşme...
19:55Tarım İşçileri İçin Kritik Karar: Haksız Fesihte İhbar Tazmi...
Tarım İşçileri İçin Kritik Kar...
Sıfır Atık Vakfı, 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü dolayısıyla iklim krizi, arazi bozumu, su stresi ve doğal kaynakların korunmasına dikkat çekti.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 17.06.2026 - 20:05
Güncelleme: 17.06.2026 - 20:05
Sıfır Atık Vakfı, 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, çölleşme ve kuraklığın iklim kriziyle mücadelede en kritik başlıklardan biri haline geldiğine dikkat çekti. Vakıf, toprak, su ve ekosistemlerin korunmasının yalnızca çevresel değil; ekonomik kalkınma, gıda güvenliği, toplumsal refah ve iklim adaleti açısından da hayati öneme sahip olduğunu vurguladı.
Açıklamada, Sıfır Atık Hareketi kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın sürdürülebilir yaşam, kaynak verimliliği ve çevre bilinci konularında ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda çalışmaların sürdürüldüğü belirtildi.
17 Haziran’da çölleşme ve kuraklık gündeme taşındı
Birleşmiş Milletler tarafından her yıl 17 Haziran’da kutlanan Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü, iklim krizinin etkileri karşısında toprak ve su kaynaklarının korunmasına yönelik farkındalığı artırmayı amaçlıyor.
Sıfır Atık Vakfı’nın açıklamasında, çölleşme ve kuraklığın yalnızca belirli bölgelerin sorunu olmadığı, iklim değişikliğinin etkilerinin giderek daha fazla hissedildiği günümüzde tüm insanlığın ortak meselesi haline geldiği ifade edildi.
Toprağın korunması, su kaynaklarının verimli kullanılması, gıda kayıplarının azaltılması ve israfın önlenmesi, sürdürülebilir bir gelecek için öncelikli başlıklar arasında gösterildi.
COP31 öncesi arazi bozulumuna dikkat çekildi
Açıklamada, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenmesi planlanan COP31 İklim Zirvesi öncesinde yapılan değerlendirmelere de yer verildi.
Sera gazı emisyonlarının azaltılmasının iklim mücadelesinde temel başlıklardan biri olduğu belirtilirken, arazi bozulumunun önlenmesi ve ekosistemlerin yeniden onarılmasının da küresel iklim gündeminin ayrılmaz bir parçası olması gerektiği vurgulandı.
Sıfır Atık Vakfı’na göre, çölleşmeyle mücadele; iklim uyumu, su güvenliği, gıda üretimi, kırsal kalkınma ve doğa temelli çözümlerle birlikte ele alınmalı.
Samed Ağırbaş, UNCCD İcra Sekreteri ile görüştü
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş’ın, Almanya’nın Bonn kentinde gerçekleştirilen İklim Değişikliği Konferansı kapsamında Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi İcra Sekreteri Yasmine Fouad ile görüştüğü bildirildi.
Görüşmede, çölleşmeyle mücadele, toprakların korunması ve sürdürülebilir arazi yönetimi kapsamında uluslararası düzeyde yürütülebilecek ortak çalışmaların değerlendirildiği aktarıldı.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Ağırbaş, COP31 hedefleri doğrultusunda çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü belirterek, toprakların korunması ve çölleşmeyle mücadelede uluslararası işbirliğinin önemine dikkat çekti.
Dünya kara alanlarının yaklaşık yüzde 40’ı bozulmuş durumda
Sıfır Atık Vakfı’nın açıklamasında, Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya kara alanlarının yaklaşık yüzde 40’ının farklı düzeylerde bozulmuş durumda olduğuna dikkat çekildi.
Arazi tahribatının; ormansızlaşma, yanlış tarım uygulamaları, plansız kentleşme, aşırı tüketim alışkanlıkları ve iklim değişikliğinin etkileriyle arttığı ifade edildi.
Kuraklık olaylarının sıklığı ve şiddetindeki artışın milyonlarca insanın gıda güvenliğini, suya erişimini ve yaşam koşullarını doğrudan etkilediği belirtildi. Mevcut eğilimlerin sürmesi halinde çölleşmenin ekonomik kayıpları artırabileceği, göç hareketlerini tetikleyebileceği ve sosyal kırılganlıkları derinleştirebileceği kaydedildi.
Türkiye su stresi altındaki ülkeler arasında
Açıklamada, Türkiye’nin iklim değişikliğinin etkilerine karşı hassas ülkeler arasında yer aldığı vurgulandı.
Kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı bakımından Türkiye’nin “su stresi” yaşayan ülkeler arasında bulunduğu belirtilerek, bu durumun su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini daha da kritik hale getirdiği ifade edildi.
Su verimliliğinin artırılması, tarımda modern sulama yöntemlerinin yaygınlaştırılması, gıda israfının azaltılması ve doğal varlıkların korunması, çölleşmeyle mücadelede etkili araçlar arasında gösterildi.
Tarımda modern sulama ve gıda israfının azaltılması öne çıkıyor
Çölleşmeyle mücadelede yalnızca iklim politikalarının değil, günlük yaşamdan üretim süreçlerine kadar uzanan geniş bir dönüşümün gerekli olduğu belirtildi.
Sıfır Atık Vakfı’na göre, tarımsal üretimde suyun verimli kullanılması, kuraklığa dayanıklı kalkınma politikalarının geliştirilmesi, doğa temelli çözümlerin yaygınlaştırılması ve gıda kayıplarının azaltılması kritik öneme sahip.
Bu başlıkların, COP31 sürecinde iklim uyum kapasitesini güçlendirecek öncelikler arasında yer alması gerektiği ifade edildi.
Sıfır Atık vizyonu doğal kaynakların korunmasına katkı sağlıyor
Açıklamada, Birleşmiş Milletler nezdinde küresel bir çevre hareketine dönüşen sıfır atık yaklaşımının, kaynakların verimli kullanılması ve tüketim alışkanlıklarının dönüştürülmesi yoluyla doğal kaynakların korunmasına katkı sunduğu belirtildi.
Emine Erdoğan’ın ortaya koyduğu sıfır atık vizyonunun; israfın önlenmesi, doğal kaynakların korunması ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakılması hedeflerini içeren bütüncül bir anlayışı temsil ettiği kaydedildi.
Çevre sorunlarıyla mücadelenin yalnızca teknolojik dönüşümle sınırlı olmadığı, üretimden tüketime kadar uzanan yaşam biçimlerinde değişim gerektirdiği ifade edildi.
Çölleşmeyle mücadele ortak sorumluluk gerektiriyor
Sıfır Atık Vakfı, çölleşme ve kuraklıkla mücadelenin kamu kurumları, özel sektör, yerel yönetimler, akademi dünyası ve bireylerin ortak sorumluluk üstlenmesi gereken bir alan olduğunu vurguladı.
Doğal kaynakların korunması, suyun verimli kullanılması, toprak tahribatının önlenmesi ve israfın azaltılması, iklim krizine karşı dayanıklı bir gelecek inşa etmenin temel unsurları arasında gösterildi.
Açıklamada, çevresel sürdürülebilirliğin yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin yaşam hakkının korunması anlamına geldiği belirtilerek, Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü’nün toplumun tüm kesimlerinde farkındalık oluşturmasına katkı sağlaması temennisinde bulunuldu.
Sık Sorulan Sorular
17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü nedir?
Birleşmiş Milletler tarafından her yıl 17 Haziran’da kutlanan bu gün, çölleşme, kuraklık, arazi bozumu ve su kaynaklarının korunması konusunda küresel farkındalık oluşturmayı amaçlar.
Çölleşme neden iklim kriziyle bağlantılıdır?
Çölleşme; toprağın verimliliğini kaybetmesi, su kaynaklarının azalması, ekosistemlerin bozulması ve gıda güvenliğinin zayıflaması gibi sonuçlar doğurur. İklim değişikliği kuraklık riskini artırarak bu süreci hızlandırabilir.
Türkiye neden su stresi altındaki ülkeler arasında gösteriliyor?
Türkiye’de kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı, su kaynaklarının dikkatli yönetilmesini gerektiren seviyededir. İklim değişikliği, nüfus artışı, tarımsal su kullanımı ve kentleşme baskısı bu riski daha da artırmaktadır.
Çölleşmeyle mücadelede hangi adımlar önemlidir?
Su verimliliğinin artırılması, modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, ormanların korunması, yanlış arazi kullanımının önlenmesi, gıda israfının azaltılması ve doğa temelli çözümlerin desteklenmesi temel adımlar arasında yer alır.
Sıfır atık yaklaşımı çölleşmeyle mücadeleye nasıl katkı sağlar?
Sıfır atık yaklaşımı, kaynakların daha verimli kullanılmasını, israfın azaltılmasını ve tüketim alışkanlıklarının dönüştürülmesini hedefler. Bu sayede doğal kaynaklar üzerindeki baskı azalır ve çevresel sürdürülebilirlik güçlenir.
Kaynak:
Doğayı Dinle Haber Merkezi
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir