Para Piyasası modülü kapalı
x

Son Dakika Haber Gönder Video Yazarlar Künye İletişim

Paylaş

NSosyal

Uzmanlardan Kritik Uyarı: Son 66 Yılın Yağışı Orman Yangını Riskini Azaltmayabilir

Türkiye son 66 yılın en yağışlı dönemlerinden birini yaşarken uzmanlar orman yangını riskine karşı uyarıyor. Yağışlarla büyüyen bitki örtüsünün yaz aylarında yangın yakıtına dönüşebileceği belirtiliyor.

Nizamettin Bilici Nizamettin Bilici EDİTÖR Giriş: 10.06.2026 - 15:20 Güncelleme: 10.06.2026 - 15:20
Uzmanlardan Kritik Uyarı: Son 66 Yılın Yağışı Orman Yangını Riskini Azaltmayabilir

Türkiye son 66 yılın en yağışlı dönemlerinden birini geçiriyor. Ancak uzmanlara göre bu durum yaklaşan yangın sezonu için sanıldığı kadar güven verici değil. Yağışlarla birlikte hızla büyüyen otlar, çalılar ve ince dallar yaz aylarında kuruyarak büyük yangınların yayılmasını kolaylaştırabilecek dev bir yakıt yüküne dönüşebilir.

Oksijen Gazetesi'nde gazeteci Baran Can Sayın tarafından kaleme alınan kapsamlı analizde, yangın ekolojisi uzmanları ve sektör temsilcileri 2026 yaz sezonu öncesinde dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye Son 66 Yılın En Yağışlı Dönemlerinden Birini Yaşıyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre 2025 Ekim ile 2026 Nisan arasındaki yedi aylık dönemde yağışlar mevsim normallerinin yüzde 29, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 72 üzerinde gerçekleşti.

Bölgesel bazda artış oranları ise dikkat çekiyor:

  • Marmara: %55
  • Ege: %75
  • Doğu Anadolu: %82
  • İç Anadolu: %88
  • Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu: %100'ün üzerinde

İlk bakışta olumlu görünen bu tablo, uzmanlara göre yangın sezonu açısından farklı riskler barındırıyor.

Yağışla Büyüyen Bitkiler Yazın Yakıta Dönüşebilir

Yangın Ekolojisi Uzmanı Doç. Dr. Okan Ürker, yangın riskinin yalnızca yağış miktarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirtiyor.

Ürker'e göre yağışlı dönemlerde hızla gelişen otsu bitkiler, çalılar ve ince dallar yaz aylarında yüksek sıcaklık, düşük nem ve kurutucu rüzgarların etkisiyle kolayca tutuşabilen yanıcı materyallere dönüşüyor.

Bu durum özellikle yangınların başlamasında ve kısa sürede geniş alanlara yayılmasında kritik rol oynayan "ince yakıt yükü" miktarını artırıyor.

En Büyük Tehlike Ege ve Akdeniz Kuşağında

Uzmanlara göre risk yalnızca orman içlerinde değil.

Özellikle:

  • Ege Bölgesi
  • Akdeniz Bölgesi
  • Marmara'nın güney kesimleri
  • Batı Karadeniz geçiş alanları
  • Ormanla iç içe geçmiş yerleşim bölgeleri

yangın açısından yüksek risk taşıyor.

Tarım alanları, yol kenarları, enerji nakil hatları çevresi ve boş araziler de yangınların başlangıç noktaları arasında gösteriliyor.

El Niño Etkisi Riski Daha da Artırabilir

Analizde dikkat çekilen bir diğer unsur ise El Niño.

Uzmanlara göre El Niño'nun etkili olması halinde sıcak hava dalgalarının daha sık görülmesi, kuraklık riskinin artması ve yangın sezonunun daha zorlu geçmesi ihtimali bulunuyor.

Akdeniz Havzası'nda yer alan Türkiye'nin bu süreçten etkilenebileceği belirtilirken, yaz aylarındaki sıcaklık ve nem koşullarının yakından takip edilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Yangınla Mücadelede Asıl Anahtar: Yakıt Yükü Yönetimi

Doç. Dr. Okan Ürker'e göre yangınla mücadelede kontrol edilebilecek en önemli unsur ormanlardaki yanıcı madde miktarı.

Kuru otlar, çalılar, devrilmiş ağaçlar ve yaprak örtüsünün azaltılması, yangınların afete dönüşmesini önlemede kritik öneme sahip.

Uzmanlar, yangın başarısının yalnızca yangın çıktıktan sonraki müdahalelerle değil, yangın öncesinde yapılan risk azaltma çalışmalarıyla ölçülmesi gerektiğini ifade ediyor.

Türkiye'nin Yangın Filosunda Artış Var

Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre Türkiye'nin yangınla mücadele kapasitesi son yıllarda önemli ölçüde artırıldı.

2026 yılı itibarıyla:

  • 28 yangın söndürme uçağı
  • 119 helikopter
  • 14 insansız hava aracı

aktif görev yapıyor.

Havadan su atma kapasitesi 462 tona ulaşırken, orman işçisi sayısı da 28 bine yükseldi.

Ancak sektör temsilcileri, ekipman kadar tecrübeli insan gücünün de hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.

İklim Değişikliği Yangın Riskini Büyütüyor

Bilim insanları son yıllarda aşırı yağış ve aşırı kuraklık dönemlerinin peş peşe yaşandığı yeni bir iklim düzenine dikkat çekiyor.

"Hidroklimatik şok" olarak tanımlanan bu süreçte:

  • Bitki örtüsü hızla büyüyor,
  • Ardından gelen sıcak ve kurak dönemlerde kuruyor,
  • Sonuç olarak daha büyük yangınlara zemin hazırlıyor.

Araştırmalar, bu tür aşırı dalgalanmaların son yüzyılın ortalarından bu yana yüzde 31 ile yüzde 66 arasında arttığını ortaya koyuyor.

Türkiye'nin içinde bulunduğu Akdeniz Havzası ise bu değişimlerden en fazla etkilenmesi beklenen bölgeler arasında gösteriliyor.

Uzmanlardan Ortak Mesaj: Tehlike Geçmedi

Uzmanlara göre bol yağış alınmış olması, yangın riskinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.

Tam tersine, ilkbaharda hızla büyüyen bitki örtüsünün yaz aylarında kuruyarak geniş alanlarda yanıcı madde oluşturması, 2026 yangın sezonunu kritik hale getiriyor.

Yangınlarla mücadelede başarı; yalnızca yangın çıktıktan sonra yapılan müdahalelerle değil, yangın başlamadan önce alınan önlemlerle mümkün olacak.

Kaynak: Oksijen Gazetesi – Baran Can Sayın

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:



Anasayfa Kategoriler YOUTUBE
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !