Sadece Fethiye ve Bucak’ta Doğal Olarak Yetişiyor: Anadolu S...
Sadece Fethiye ve Bucak’ta Doğ...
14:17DSÖ Uyardı: Ebola Salgını Beklenenden Daha Büyük Olabilir
DSÖ Uyardı: Ebola Salgını Bekl...
14:13Kayseri Büyükşehir’den Sürdürülebilir Enerji İçin Avrupa Mod...
Kayseri Büyükşehir’den Sürdürü...
14:07İstanbul Enerji Diplomasisinin Merkezi Oluyor: İNRES 2026’ya...
İstanbul Enerji Diplomasisinin...
Dünya Sağlık Örgütü, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde yeniden ortaya çıkan Ebola salgını nedeniyle uluslararası düzeyde halk sağlığı acil durumu ilan etti. Bölgesel yayılma riski ve yüksek ölüm oranları endişe yaratıyor.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 17.05.2026 - 14:17
Güncelleme: 17.05.2026 - 14:17
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde yeniden ortaya çıkan Ebola salgını nedeniyle uluslararası düzeyde halk sağlığı acil durumu ilan etti. Kuruluş, mevcut durumun henüz küresel pandemi kriterlerini karşılamadığını belirtirken, salgının beklenenden çok daha büyük boyutlara ulaşabileceği uyarısında bulundu.
Afrika’nın doğusunda yer alan Ituri eyaletinde etkisini gösteren salgında şimdiye kadar yaklaşık 246 şüpheli vaka ve 80 ölüm bildirildi. DSÖ verilerine göre laboratuvar tarafından doğrulanan vaka sayısı ise şu an için sekiz olarak açıklandı.
Uzmanlar, bölgede yaşanan güvenlik sorunları, yoğun nüfus hareketliliği ve kayıt dışı sağlık tesislerinin varlığının salgının kontrol altına alınmasını zorlaştırabileceğine dikkat çekiyor.
Salgının merkez üssü Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin doğusundaki Ituri eyaleti olarak öne çıkıyor.
DSÖ’ye göre doğrulanmış ve şüpheli vakalar özellikle:
sağlık bölgelerinde yoğunlaşıyor.
Özellikle altın madenciliği faaliyetlerinin sürdüğü Mongwalu bölgesi, yoğun insan hareketliliği nedeniyle yüksek riskli alanlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Ayrıca Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin başkenti Kinşasa’da da bir vaka doğrulandı. Yetkililer, bu hastanın Ituri bölgesinden döndüğünü düşünüyor.
DSÖ açıklamasına göre virüs Demokratik Kongo Cumhuriyeti sınırlarını aşarak komşu Uganda’ya da ulaştı.
Uganda’da iki doğrulanmış vaka bildirildiği belirtilirken, test sonucu pozitif çıkan 59 yaşındaki bir kişinin hayatını kaybettiği açıklandı.
Yetkililer, hayatını kaybeden kişinin Demokratik Kongo Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu ve cenazesinin daha sonra ülkesine gönderildiğini duyurdu.
Uzmanlara göre iki ülke arasındaki yoğun ticaret, sınır geçişleri ve insan hareketliliği, bölgesel yayılma riskini ciddi ölçüde artırıyor.
DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, salgının gerçek boyutunun henüz tam olarak bilinmediğini söyledi.
Kuruluşa göre şu an en büyük riskler arasında:
yer alıyor.
Uzmanlar, özellikle kırsal alanlarda birçok hastanın sağlık sistemine hiç ulaşamadan yaşamını yitirebildiğine dikkat çekiyor.
DSÖ, mevcut salgının Bundibugyo türü Ebola virüsünden kaynaklandığını açıkladı.
Bu tür için şu an onaylanmış özel bir aşı veya kesin tedavi bulunmuyor.
Uzmanlara göre bu durum salgınla mücadeleyi daha karmaşık hale getiriyor.
Ebola virüsünün farklı türleri bulunurken, bazı türler için geliştirilen aşıların Bundibugyo varyantına karşı yeterli koruma sağlamadığı belirtiliyor.
Sağlık otoritelerine göre Ebola’nın ilk belirtileri grip benzeri semptomlarla başlayabiliyor.
Erken belirtiler arasında:
yer alıyor.
Hastalık ilerledikçe ise:
gibi ağır semptomlar görülebiliyor.
Uzmanlar, erken teşhis ve hızlı izolasyonun salgının kontrol altına alınması açısından hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Ebola ilk kez 1976 yılında, günümüzde Demokratik Kongo Cumhuriyeti sınırları içinde kalan bölgede ortaya çıktı.
Bilim insanları virüsün doğal kaynağının büyük ölçüde meyve yarasaları olduğunu düşünüyor.
Virüs:
yoluyla bulaşabiliyor.
Hasarlı deri veya mukozal temas da bulaşma riskini artırıyor.
Bu nedenle sağlık çalışanları, Ebola salgınlarında en yüksek risk grubunda yer alıyor.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Ebola’nın ortalama ölüm oranı yaklaşık yüzde 50 seviyesinde.
Bazı salgınlarda bu oran çok daha yüksek seviyelere çıkabiliyor.
Uzmanlara göre ölüm oranını artıran temel nedenler arasında:
yer alıyor.
Son 50 yılda Afrika’da Ebola nedeniyle yaklaşık 15 bin kişinin yaşamını yitirdiği belirtiliyor.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Ebola salgınlarının en sık görüldüğü ülkeler arasında yer alıyor.
Ülkede bugüne kadar toplam 17 Ebola salgını kaydedildi.
En ölümcül salgın ise 2018–2020 yılları arasında yaşandı.
Bu süreçte yaklaşık 2 bin 300 kişi hayatını kaybetti.
Uzmanlara göre ülkedeki:
salgınlarla mücadeleyi zorlaştırıyor.
DSÖ, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda’ya:
çağrısında bulundu.
Kuruluş ayrıca doğrulanmış vakaların, en az 48 saat arayla yapılan iki test negatif çıkana kadar izolasyonda tutulması gerektiğini vurguladı.
Bununla birlikte DSÖ, sınırların kapatılması veya seyahat yasakları uygulanmasının şu aşamada bilimsel olarak gerekli görülmediğini belirtti.
Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (Africa CDC) de özellikle şehir merkezleri ve madencilik bölgelerindeki yoğun nüfus hareketliliğinin salgının yayılma riskini artırdığını açıkladı.
Uzmanlara göre küresel ölçekte artan insan hareketliliği, şehirleşme ve sağlık eşitsizlikleri nedeniyle bulaşıcı hastalıklar artık çok daha hızlı yayılabiliyor.
Bu nedenle Ebola salgını yalnızca Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin değil, bölgesel ve küresel sağlık güvenliğinin de önemli başlıklarından biri olarak değerlendiriliyor.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir