Para Piyasası modülü kapalı
x

Son Dakika Haber Gönder Video Yazarlar Künye İletişim

Paylaş

NSosyal

Çanakkale’de 86 Bin Yıllık Yaşamın İzleri: İnkaya Mağarası’nda Kazının Seyrini Değiştirecek Araştırma

Çanakkale’deki İnkaya Mağarası’nın 86 bin yıllık geçmişi çevresel DNA, termal drone, yer altı görüntüleme ve optik tarihlendirme yöntemleriyle araştırılacak.

Nizamettin Bilici Nizamettin Bilici EDİTÖR Giriş: 26.07.2026 - 13:39 Güncelleme: 26.07.2026 - 13:39
Çanakkale’de 86 Bin Yıllık Yaşamın İzleri: İnkaya Mağarası’nda Kazının Seyrini Değiştirecek Araştırma

Çanakkale’nin Çan ilçesindeki İnkaya Mağarası’nda yürütülen arkeolojik kazılarda yeni bir dönem başlıyor. Bugüne kadar 35 bini aşkın yontma taş alet ve parçanın ortaya çıkarıldığı mağarada çevresel DNA, termal drone, jeofizik yer altı görüntüleme ve optik tarihlendirme yöntemleri ilk kez birlikte uygulanacak. Araştırmacılar, yeni çalışmaların kazının seyrini değiştirebilecek bulgular ortaya koymasını bekliyor.

Çanakkale’nin Çan ilçesine bağlı Bahadırlı köyü yakınlarında bulunan İnkaya Mağarası, Anadolu’nun tarih öncesi insan hareketlerini anlamaya yönelik en önemli arkeolojik çalışma alanlarından biri hâline geldi.

Geçmişi yaklaşık 86 bin yıl öncesine uzanan mağaradaki kazılar, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Özer başkanlığındaki ekip tarafından 10’uncu sezonunda sürdürülüyor.

İnkaya Mağarası Nerede?

İnkaya Mağarası, Çanakkale il merkezine yaklaşık 55 kilometre, Çan ilçe merkezine 15 kilometre ve Bahadırlı köyüne 2 kilometre mesafede bulunuyor.

Mağaranın ana bölümü yaklaşık 20’ye 30 metre ölçülerinde. Kuzey-güney yönünde uzanan ve bazı bölümleri toprak altında devam eden kayalık sistemin uzunluğunun yaklaşık 100 metre olduğu belirtiliyor. Çevrede ayrıca geniş çakmak taşı ham maddesi alanları ile çok sayıda yüzey buluntusu bulunuyor.

Batı Anadolu’da Keşfedilen İlk Paleolitik Mağara

İnkaya Mağarası, Batı Anadolu’da keşfedilen ve arkeolojik kazı yürütülen ilk Paleolitik dönem mağarası olması nedeniyle büyük önem taşıyor.

Mağara, 2016 yılında Prof. Dr. İsmail Özer başkanlığındaki yüzey araştırmaları sırasında keşfedildi. Bölgede 2017 ile 2020 yılları arasında Troya Müzesi Müdürlüğü başkanlığında kazılar gerçekleştirildi. Çalışmalar 2021’den itibaren Cumhurbaşkanlığı kararlı kazı statüsünde devam ediyor.

35 Bini Aşkın Taş Alet Ve Parça Ortaya Çıkarıldı

İnkaya Mağarası’ndaki kazılarda bugüne kadar 35 bini aşkın çakmak taşı ve bazalttan yapılmış yontma taş alet ile bunlara ait parçalar gün yüzüne çıkarıldı.

Buluntular arasında insanların kesme, kazıma, delme ve farklı günlük işlerde kullandığı değerlendirilen yongalar, kazıyıcılar, uçlar, çekirdekler ve üretim artıkları bulunuyor.

Bu eserler, mağarayı kullanan insanların yalnızca burada barınmadığını; çevreden topladıkları ham maddeleri işleyerek çeşitli aletlere dönüştürdüklerini de gösteriyor.

İnsanlar Mağarayı Binlerce Yıl Boyunca Kullandı

Araştırmalar, İnkaya Mağarası’nın yaklaşık 86 bin ile 22 bin 500 yıl önce insanlar tarafından farklı dönemlerde kullanıldığını ortaya koyuyor.

Mağaranın uzun süre tercih edilmesinde çevrede bulunan tatlı su kaynakları, avlanma ve beslenme imkânları ile alet yapımında kullanılan zengin çakmak taşı yataklarının etkili olduğu değerlendiriliyor.

Buluntuların önemli bir bölümü Orta Paleolitik Dönem’in sonları ile Üst Paleolitik Dönem’in başlangıcına tarihleniyor. Bu dönem, insan topluluklarının yaşam biçimleri, hareketleri ve kullandıkları teknolojiler açısından kritik bir zaman aralığı olarak kabul ediliyor.

Kazılar Üç Farklı Alanda Sürdürülecek

2026 yılı kazı çalışmalarının mağaranın en az üç farklı bölümünde yürütülmesi planlanıyor.

Çalışmalar özellikle mağaranın ana bölümünün batısında bulunan ve tarih öncesi insanlar tarafından bir tür taş alet üretim atölyesi olarak kullanıldığı değerlendirilen alanda yoğunlaştırılacak.

Kazı Başkanı Prof. Dr. İsmail Özer’in verdiği bilgiye göre bu bölümdeki dolgu kalınlığı şimdiden 3,5 metreyi aşmış durumda. Kazılar derinleştirildikçe insanların kullandığı farklı dönemlere ait yeni tabakalara ulaşılması bekleniyor.

Binlerce Yıldır Kapalı Olan Giriş Açılıyor

Atölye alanındaki üretim artıkları ve dolgu toprağı zaman içerisinde mağaranın batı girişini kapattı.

2026 sezonundaki çalışmalar kapsamında biriken toprağın kaldırılmasıyla bu giriş yeniden ortaya çıkarılmaya başlandı. Kazı alanının genişletilmesiyle mağaranın bugüne kadar ulaşılamayan, insan müdahalesi görmemiş kültür katmanlarında ilk kez çalışma yapılması hedefleniyor.

Bozulmamış tabakalara ulaşılması, taş aletlerin yanı sıra organik kalıntılar, hayvan kemikleri, bitki izleri veya tarih öncesi insanlara ilişkin yeni kanıtların bulunması ihtimalini güçlendirebilir. Ankara Üniversitesi İnkaya Kazısı ekibi de iyi korunmuş dolgularda fosil insanlara ve hayvanlara ait organik kalıntılara ulaşılmasını gelecekteki temel beklentiler arasında gösteriyor.

Çevresel DNA İle Mağaranın Eski Doğası Araştırılacak

Kazıda bu yıl kullanılacak en dikkat çekici yöntemlerden biri çevresel DNA analizi olacak.

Çevresel DNA yöntemiyle toprak ve tortularda korunmuş mikroskobik genetik izler araştırılıyor. Böylece doğrudan kemik veya görünür bir kalıntı bulunmasa bile geçmişte bölgede yaşamış bitki ve hayvan türleri hakkında bilgi elde edilebiliyor.

İnkaya Mağarası’ndan alınacak örneklerle bölgenin binlerce yıl önceki bitki örtüsünün, hayvan çeşitliliğinin ve çevresel koşullarının belirlenmesi hedefleniyor.

Termal Drone İle Üç Boyutlu Harita Hazırlanacak

İnkaya Mağarası ve çevresinde RGB ve termal kameralar taşıyan drone sistemleri kullanılacak.

Drone görüntülerinden yararlanılarak kazı alanının üç boyutlu haritası hazırlanacak. Termal görüntüleme sayesinde yüzeyde gözle görülmeyen sıcaklık farklılıkları, olası boşluklar, mağara uzantıları ve toprak altındaki yapısal değişimler araştırılabilecek.

Bu yöntem, kazı yapılacak noktaların daha doğru belirlenmesine ve arkeolojik tabakalara gereksiz müdahalede bulunulmasının önlenmesine katkı sağlayabilir.

Yer Altı Görüntüleme İle Gizli Bölümler Aranacak

Kazı sezonunda uygulanacak bir diğer yöntem ise jeofizik yer altı görüntüleme olacak.

Bu çalışmalarla mağara çevresindeki toprağın altında kalmış olabilecek boşlukların, kaya oluşumlarının ve olası yeni girişlerin kazı yapılmadan belirlenmesi amaçlanıyor.

Elde edilecek veriler, mağaranın bugün görülebilen bölümünden daha geniş bir yapıya sahip olup olmadığının anlaşılmasına yardımcı olacak.

Toprağın En Son Ne Zaman Işık Gördüğü Belirlenecek

İnkaya Mağarası’nda ayrıca optik uyarmalı lüminesans tarihlendirme yöntemi kullanılacak.

OSL olarak bilinen bu yöntem, toprak ve tortul içindeki mineral tanelerinin en son ne zaman güneş ışığına maruz kaldığını belirlemeye yardımcı oluyor.

Böylece yeni açılacak kazı alanlarının hangi tarihte kapandığı ve farklı toprak katmanlarının yaklaşık kaç yıllık olduğu daha yüksek doğrulukla hesaplanabilecek.

Anadolu İle Balkanlar Arasındaki İnsan Hareketleri Araştırılıyor

İnkaya Mağarası’ndan elde edilen taş aletlerin Türkiye’deki diğer Paleolitik mağara buluntularından bazı farklılıklar taşıdığı belirtiliyor.

Araştırmacılar, bu aletlerin Balkan Paleolitiğiyle bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor. Yeni çalışmalarla Anadolu ve Balkanlar arasında tarih öncesi dönemlerde gerçekleşen insan hareketleri, göç güzergâhları ve kültürel ilişkiler hakkında yeni bilgiler elde edilmesi hedefleniyor.

Mağaranın coğrafi konumu, Orta Doğu ile Avrupa arasındaki insan hareketlerinin araştırılmasında İnkaya’yı kritik bir bağlantı noktası hâline getiriyor.

İnkaya Mağarası’nda Fosil İnsan Bulundu Mu?

İnkaya Mağarası’nda bugüne kadar kamuoyuna açıklanan doğrudan bir fosil insan kalıntısı bulunmuyor.

Ancak kazılardaki önemli hedeflerden biri, Batı Anadolu’daki tarih öncesi insan varlığını fosil ve organik kalıntılarla daha ayrıntılı biçimde ortaya koymak.

Bozulmamış tabakalarda yapılacak yeni kazılar ile çevresel DNA analizlerinin, mağarayı kullanan insanların kimliği ve yaşadıkları çevre hakkında yeni kanıtlar sağlaması bekleniyor.

İnkaya Mağarası Ziyarete Açık Mı?

İnkaya Mağarası aktif bir arkeolojik kazı alanı olduğu için düzenli bir turistik ören yeri gibi serbest ziyaret sistemine sahip değil.

Kazı ekibi 2026 sezonunda çevre düzenlemesi yapılmasını ve alana gelen ziyaretçiler için bilgilendirme panoları yerleştirilmesini planlıyor. Mağaraya gitmek isteyenlerin kazı alanının korunması amacıyla yetkili kurumların yönlendirmelerine uyması gerekiyor.

Kazının Seyrini Değiştirecek Bulgular Bekleniyor

Prof. Dr. İsmail Özer, yeni bilimsel yöntemlerle yürütülecek çalışmalar sayesinde kazının seyrini değiştirecek önemli bulgulara ulaşmayı hedeflediklerini belirtti.

Özellikle kapalı batı girişinin açılması, bozulmamış tabakalara ulaşılması, çevresel DNA analizi ve yer altı görüntüleme sonuçlarının İnkaya Mağarası’nın bilinen tarihini daha ayrıntılı hâle getirmesi bekleniyor.

İnkaya Mağarası’ndaki çalışmalar yalnızca Çanakkale’nin arkeolojik geçmişine değil, on binlerce yıl önce Anadolu ile Avrupa arasında hareket eden insan topluluklarının yaşamına da ışık tutabilecek.

Doğayı Dinle Haber Merkezi

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:



Anasayfa Kategoriler YOUTUBE
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !