Para Piyasası modülü kapalı
x

Son Dakika Haber Gönder Video Yazarlar Künye İletişim
AKADEMiSYEN ANNE’NiN İZiNDE: SıNıR VAR, SiNiR YOK!
AKADEMiSYEN ANNE’NiN İZiNDE: SıNıR VAR, SiNiR YOK!

Ebeveynlik yolculuğunda çoğumuz pedagoji kitapları okur, uzmanları dinler ve teorik olarak birçok bilgiye sahip oluruz. Ancak bir bilgiye sahip olmak, onu hayatımıza uygulayabildiğimiz ve ondan fayda sağladığımız anlamına gelmiyor. Bilgiyi eyleme dönüştürmek için içsel bir motivasyona ve değişme isteğine ihtiyacımız buluyor. Anne-baba olmanın sorumluluğu, sadece bir çocuk dünyaya getirmek ve ona en iyi maddi şartlarda bakım vermekle bitmiyor. Gerçek ebeveynlik; çocuğu anlamak, onun gelişimsel gerçeklerini öğrenmek ve bu doğrultuda kendi tutumlarımızı dönüştürebilmektedir. Unutmayalım ki, anlaşıldığını hisseden bir çocuk, bu dünyada değerli olduğunu da hisseder.

20 Yıllık İnşaat: Çocuğunuzun Beyninde Ne Oluyor?

Çocuklarımızla yaşadığımız krizlerin temelinde genellikle biyolojik bir gerçek yatar. Çocuğun beyni, tıpkı iki katlı bir eve benzer. Alt katta temel ihtiyaçları (uyku, yemek, tuvalet) yöneten odalar vardır ve bebek doğduğunda bu kat anahtar teslim hazırdır. Ancak üst kat; yani düşünme, analiz etme, problem çözme ve dürtü kontrolü gibi becerilerin yönetildiği bölümdür. İşte bu üst katın inşaatı tam 20 yıl sürer! Onun için oldukça sabırlı olmak gerekir.

Çocuklar kriz yaşadıklarında, beyinlerinin üst katları henüz yapım aşamasında olduğu için bizim gibi düşünemez ve neden-sonuç ilişkisi kuramazlar. Unutmayınız ki çocuklar bizi sinir etmek, yaramazlık yapmak ya da doyumsuzluk etmek için farklı davranmazlar. Sadece kendilerini ifade etmenin daha doğru bir yolunu bilmezler ve bizim rehberliğimize ihtiyaç duyarlar.

Kriz Anlarında Rehberlik: "Yat Kalk Teorisi" ve Güvenli Sınırlar

Çocuklarla ilgili bir davranışla baş etmekte zorlandığımızda kendimize iki soru sormalıyız: "Bu davranış gelişimsel olarak normal mi?" ve "Çocuğumun verdiği mesaj ne, neyi öğrenmeye ihtiyacı var?" Bu soruların cevabını ararken acele etmemek, yazarın da belirttiği gibi "Yat Kalk Teorisi"ni uygulamak gerekir. Önemli kararlar vermeden önce durmalı, bir gece üstüne yatıp düşünmeli ve sakin bir zihinle harekete geçmeliyiz.

Kriz anı aniden kapıyı çaldığında ise şu adımları izlemek önemlidir:

İkna etmeye çalışmayın: Onu ikna etmekle vakit kaybetmeyin, sakin ama kararlı bir disiplin uygulayın.

Bağ kurun ve anladığınızı hissettirin: Onunla ortak dikkati yakalayın. Olay yerinde fazla kalmadan, sakinliğinizi koruyarak "Seni anlıyorum" deyin ve şefkatle sarılın. Tehdit ve rüşvete asla başvurmayın.

Sonradan destekleyin: Kriz anı geçip çocuk sakinleştiğinde; onun bilmediği, zorlandığı o alanı oyunlar, kitaplar veya öyküler aracılığıyla destekleyin.

Bu arada sınırlar üzerine de az bir değinmek isterim. Çocuklar sınırları sevmiyor gibi görünseler de, sınırların içinde kendilerini güvende hissederler. Sınırlar, ebeveynler için krizlerin çözüm noktasıdır. Bu noktayı da kaçırmamak gerekir.

Ebeveynlikte Kaçınılması Gereken Tuzaklar

Çocuğa uygulanan fiziksel ve duygusal şiddet, onda "Dünya güvenilmez bir yer, ben de sevilmeye değer değilim" düşüncesini uyandırır. Şiddetin her türlüsünden uzak durmalı, hata yaptığımızda ise mutlaka ilişkiyi onarmalıyız. Onlarla ilgili yaptığımız bir diğer hata ise kıyas yapmaktır. Kıyaslama yapmak çocukta öfkeye, yetersizlik hissine ve aidiyet yitimine neden olur. Ayrıca hem kendi duygularımızı hem de çocuğun bazı duygularını bastırmamalıyız. Bastırılan duygular patlamaya hazır bir yanardağ gibidir ve patladığında yıkıcı olur.

Dijital Çağda Ebeveynlik: 3ET Kuralı ve Net Sınırlar

Teknoloji çağında çocuk büyütürken teknolojiyi bir ödül ya da ceza aracı olarak kullanmamak esastır. Bu alandaki sınırlarımızı korumak için 3ET Kuralını hayatımıza sokmalıyız:

Kontrol Et: İzlediklerini önce siz kontrol edin.

Eşlik Et: Zaman zaman onun ekran süresine ortak olun.

Sohbet Et: İzlediği içerikler hakkında onunla konuşun.

Bunun yanı sıra cihazda çocuğa yönelik çok fazla uygulama barındırmamak, indirmeleri sizin denetiminizde tutmak, telefona şifre koymak ve hafta içi/sonu dengesini gözeterek günlük ortalama 1 saatlik süre sınırına sadık kalmak dijital dünyanın getireceği krizleri de önleyecektir.

Sonuç olarak; gelişimsel doğruları bilen, bu doğrultuda esneyebilen ama sınırlarını koruyan şefkatli ebeveynler olmayı seçtiğimizde, sinirlenmeden sınır koyabilmenin huzurunu yaşayabiliriz. Unutmayalım ki yetiştirdiğimiz mutlu çocuklar, yarınlarımızın onuru ve gururu olacaktır...

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:

Diğer Yazıları

Anasayfa Kategoriler YOUTUBE
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !