Türkiye’nin Endemik Bitki Haritası: Hangi Şehirler Öne Çıkıy...
Türkiye’nin Endemik Bitki Hari...
21:54Türkiye’nin 33 GW Batarya Depolama Hamlesi Ne Anlama Geliyor...
Türkiye’nin 33 GW Batarya Depo...
21:48Kaçkarlar’a Gitmeden Önce Bilinmesi Gerekenler: Güvenlik Kur...
Kaçkarlar’a Gitmeden Önce Bili...
21:36İstanbul Müzik Festivali’nde 16-21 Haziran Haftasının Konser...
İstanbul Müzik Festivali’nde 1...
Kentsel dönüşüm şartları nelerdir, hangi binalar riskli sayılır, malik ve kiracıların hakları neler? Kentsel dönüşüm süreci, devlet destekleri ve yasal detaylar bu dosya haberde tüm yönleriyle ele alınıyor.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 14.02.2026 - 01:33
Güncelleme: 14.02.2026 - 01:33
Kentsel dönüşüm, deprem ve afet riski taşıyan yapıların güvenli hâle getirilmesi amacıyla uygulanan, teknik, hukuki ve mali boyutları olan bir kamu sürecidir. Uygulama; bireysel bina bazında ya da alan bazında yürütülebilir ve her iki yöntemin şartları farklıdır.
Kentsel dönüşüm uygulamaları, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında yürütülür. Bu kanun; riskli yapı tespiti, yıkım, tahliye, uzlaşma, kamulaştırma, kira yardımı ve kredi desteklerini düzenler.
Bir binanın kentsel dönüşüme girebilmesi için “riskli yapı” olarak tespit edilmesi gerekir.
Riskli yapı;
Depremde yıkılma veya ağır hasar görme ihtimali bulunan,
Taşıyıcı sistemi zayıf,
Beton dayanımı yetersiz,
Zeminle uyumsuz yapılar için kullanılır.
Riskli yapı kararı, yalnızca lisanslı ve yetkili kuruluşlar tarafından hazırlanmış teknik raporla verilir.
Toplumda yaygın bir yanılgı olarak “30–40 yıllık bina otomatik dönüşüme girer” düşüncesi doğru değildir.
Esas kriter bina yaşı değil, taşıdığı deprem riskidir.
Ancak;
1999 öncesi yapılan,
Mühendislik hizmeti almamış,
Kolon-kiriş sistemi zayıf binalar riskli çıkma ihtimali yüksek yapı grubundadır.
Riskli yapı kararı kesinleştikten sonra dönüşüm sürecinin başlayabilmesi için:
Kat maliklerinin en az üçte ikisinin yazılı onayı gerekir.
Bu çoğunluk sağlandığında süreç resmen başlatılır.
Karara katılmayan maliklerin payları, mevzuat gereği satışa konu edilebilir.
Bu düzenleme, sürecin azınlık itirazlarıyla tamamen tıkanmasını önlemek amacıyla uygulanır.
Kentsel dönüşümden yararlanabilmek için:
Bağımsız bölümün tapuda kayıtlı olması gerekir.
Hisseli tapularda pay oranları dikkate alınır.
Miras, haciz veya şerh bulunan tapular dönüşüme engel değildir; ancak süreçte dikkate alınır.
Gecekondu niteliğindeki ve tapusuz yapılar için alan bazlı dönüşüm uygulanır.
Yeniden yapılacak yapı;
Mevcut imar planına,
Emsal, yükseklik ve çekme mesafelerine,
Deprem yönetmeliğine uygun olmak zorundadır.
Kentsel dönüşüm, sınırsız kat artışı anlamına gelmez. Plan kararları bağlayıcıdır.
Malikler veya idare başvurur. Teknik inceleme yapılır ve sonuç tebliğ edilir.
Riskli yapı kararına karşı belirlenen süre içinde itiraz edilebilir. İtiraz reddedilirse karar kesinleşir.
Bina boşaltılır, yıkım güvenli biçimde gerçekleştirilir.
Müteahhitle kat karşılığı ya da başka bir modelle sözleşme yapılır. Metrekare, teslim süresi ve haklar belirlenir.
Ruhsat alınır, yapı denetimi yürütülür, yeni bağımsız bölümler teslim edilir.
Kira yardımı: Tahliye edilen malik ve kiracılara belirli süreyle ödenir.
Faiz destekli kredi: Konut ve işyeri sahiplerine sunulur.
Harç ve vergi muafiyetleri: Tapu ve noter işlemlerinde uygulanır.
Destek miktarları bölge ve dönemlere göre değişebilir.
Kiracılar, belirlenen süre boyunca kira yardımından yararlanabilir.
İş yeri sahipleri için destekler konutlara göre farklılık gösterebilir.
Kiracılar mülkiyet hakkı kazanmaz; destekler geçici barınma amaçlıdır.
Eksik veya muğlak sözleşmeler,
Teslim süresinin net belirlenmemesi,
Metrekare kaybı,
Ek ödeme yükümlülüklerinin açık yazılmaması,
Müteahhit mali yeterliliğinin araştırılmaması.
Bu unsurlar, dönüşüm sürecinde en çok mağduriyet yaratan başlıklardır.
Kentsel dönüşüm; yalnızca eski binaların yıkılması değil, can güvenliğini esas alan zorunlu bir afet risk yönetimi sürecidir. Teknik tespit, hukuki uzlaşma ve mali planlama doğru yapılmadığında dönüşüm, güvenlikten çok belirsizlik üretir.
Bu nedenle süreç; aceleyle değil, bilgiye dayalı ve denetlenebilir biçimde yürütülmelidir.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir