İş Dünyasında Eko-Anksiyete Alarmı: Her 5 Çalışandan 4’ü İkl...
İş Dünyasında Eko-Anksiyete Al...
18:57Niloya’nın Yeni Bölümü "Güven Bana" Çocuklara Önemli Bir Mes...
Niloya’nın Yeni Bölümü "Güven...
18:50CBRE Uyardı: Yeşil Dönüşümü Kaçıran Binaları Kahverengi İndi...
CBRE Uyardı: Yeşil Dönüşümü Ka...
18:44İdma 2026: Küresel Tahıl Ve Gıda Sektörü İstanbul'da Bir Ara...
İdma 2026: Küresel Tahıl Ve Gı...
CBRE Türkiye, sürdürülebilirlik kriterlerini karşılamayan binaların değer kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu açıkladı. Gayrimenkul sektöründe "Kahverengi İndirim" dönemi başlarken, enerji verimli ve çevreci binalar yatırımcıların önceliği haline geliyor.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 08.06.2026 - 18:50
Güncelleme: 08.06.2026 - 18:50
Gayrimenkul sektöründe sürdürülebilirlik artık yalnızca çevresel bir tercih değil, doğrudan ekonomik değeri belirleyen temel unsurlardan biri haline geldi. Dünyanın önde gelen gayrimenkul danışmanlık şirketlerinden CBRE, Türkiye ticari gayrimenkul pazarına ilişkin değerlendirmesinde enerji verimliliği düşük ve sürdürülebilirlik standartlarına uyum sağlamayan binaların ciddi değer kaybı riskiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekti.
Şirketin analizlerine göre, çevresel performansı yüksek ve uluslararası yeşil bina sertifikalarına sahip projeler yatırımcılar ve kiracılar tarafından daha fazla tercih edilirken, dönüşümünü tamamlayamayan eski yapıların rekabet gücü giderek azalıyor.
Küresel iklim politikaları, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve ESG kriterlerinin yatırım kararlarında giderek daha fazla önem kazanması, gayrimenkul sektöründe yeni bir dönemi beraberinde getiriyor.
CBRE Türkiye tarafından yapılan değerlendirmelerde; enerji tüketimi yüksek, karbon ayak izi fazla olan ve LEED, BREEAM gibi sürdürülebilirlik sertifikalarına sahip olmayan yapıların hem satış hem de kiralama süreçlerinde önemli dezavantajlar yaşadığı belirtiliyor.
Uzmanlara göre günümüzde yatırımcılar yalnızca konum, kira getirisi veya metrekare büyüklüğüne bakmıyor. Binanın çevresel performansı da yatırım kararlarının merkezinde yer alıyor.
CBRE Türkiye Genel Müdürü Can Kadir Yalnızcan, sürdürülebilirliğin artık finansal performansla doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayarak önemli açıklamalarda bulundu.
Yalnızcan, gayrimenkul sektörünün küresel karbon emisyonlarının yaklaşık yüzde 40'ından sorumlu olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Gayrimenkul sektörü için sürdürülebilirlik artık bir kurumsal sosyal sorumluluk konusu değil, doğrudan ekonomik değer üreten bir unsur haline geldi. Çevreci ve enerji verimli binaların sağladığı 'Yeşil Prim' giderek güçlenirken, ESG kriterlerini karşılamayan eski yapıların karşı karşıya kaldığı 'Kahverengi İndirim' olgusu da daha görünür hale geliyor."
Sektörde özellikle uluslararası fonların ve kurumsal kiracıların tercihleri dikkat çekiyor.
Karbon emisyonu yüksek, enerji maliyetleri fazla ve sürdürülebilirlik standartları düşük binaların yatırım portföylerinden çıkarılmaya başlandığı belirtiliyor. Bu durum, dönüşüm yatırımı yapmayan mülk sahipleri açısından önemli bir risk oluşturuyor.
Can Kadir Yalnızcan, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
"Kurumsal kiracılar ve küresel yatırım fonları artık çevresel performansı düşük binalara yatırım yapmak istemiyor. Bu eğilim, sürdürülebilirlik yatırımlarını erteleyen gayrimenkul sahipleri için ciddi bir atıllaşma riski yaratıyor. Türkiye'deki mevcut bina stokunun modernizasyonu ve yeşil dönüşüm yatırımlarının hızlandırılması büyük önem taşıyor."
Gayrimenkul sektöründe son yıllarda öne çıkan "Kahverengi İndirim" kavramı, çevresel standartlara uyum sağlamayan yapıların piyasa değerinde meydana gelen düşüşü ifade ediyor.
Bu kapsamda;
Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda bu eğilimin daha da güçleneceğini öngörüyor.
Türkiye'de ticari gayrimenkul stokunun önemli bir bölümünü eski yapıların oluşturduğu belirtiliyor. Artan enerji maliyetleri, karbon düzenlemeleri ve uluslararası yatırımcı beklentileri nedeniyle mevcut binaların dönüşümü artık kaçınılmaz görülüyor.
Özellikle büyük şehirlerdeki ofis, lojistik ve ticari gayrimenkul projelerinde enerji verimliliği yatırımları, yenilenebilir enerji uygulamaları ve sürdürülebilir bina sertifikaları yatırım kararlarında belirleyici hale geliyor.
Sektör temsilcileri, dönüşüm yatırımlarının kısa vadede maliyet gibi görünse de uzun vadede kira gelirlerini artırdığını, işletme giderlerini düşürdüğünü ve varlık değerini koruduğunu vurguluyor.
Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde gayrimenkul piyasasında iki farklı yapı grubu daha net şekilde ayrışacak:
Bir yanda enerji verimli, sürdürülebilir ve sertifikalı projeler değer kazanmaya devam ederken, diğer yanda dönüşüm yatırımlarını gerçekleştiremeyen eski yapıların piyasa değerlerinde baskı oluşabilecek.
Bu nedenle sektör profesyonelleri, sürdürülebilirlik yatırımlarının artık çevresel bir tercih değil, finansal bir zorunluluk olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Gayrimenkul piyasasında yükselen "Kahverengi İndirim" kavramı da bu dönüşümün en somut göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir