Denizli’de Kimse Yalnız Değil: Evde Sağlık Ekiplerine CİMER’...
Denizli’de Kimse Yalnız Değil:...
15:30İnegöl’de Beklenen Gün Geldi: 39. Uluslararası Kültür Sanat...
İnegöl’de Beklenen Gün Geldi:...
15:21Uzungöl’e Temmuz Akını: Rezervasyonlar Arttı, Turizmciler Ağ...
Uzungöl’e Temmuz Akını: Rezerv...
15:14El Niño Güçleniyor: Ne Zaman Zirve Yapacak, Türkiye’yi Nasıl...
El Niño Güçleniyor: Ne Zaman Z...
Avrupa’da Haziran 2026’daki rekor sıcak hava dalgası sırasında 10 binden fazla fazladan ölüm kaydedildi. En çok etkilenen ülkeler, risk grupları ve iklim değişikliğinin rolü.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 13.07.2026 - 14:44
Güncelleme: 13.07.2026 - 14:44
Avrupa’yı Haziran 2026’nın son haftasında etkisi altına alan rekor sıcak hava dalgasının insani bilançosu ağırlaşıyor. Avrupa’daki haftalık ölüm verilerini izleyen EuroMOMO sistemine dayandırılan son değerlendirmelere göre, 22–28 Haziran haftasında 27 Avrupa ülkesinde 10 binden fazla “fazladan ölüm” kaydedildi. Bu ölümlerin 9 binden fazlasının 65 yaş ve üzerindeki kişilerde görüldüğü bildirildi.
Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor: “Fazladan ölüm”, doğrudan ölüm belgesine “sıcak” yazılmış vakaları değil, belirli bir dönemde normalde beklenenden daha fazla gerçekleşen toplam ölüm sayısını ifade ediyor. Bu nedenle 10 binin üzerindeki rakam, sıcak hava dalgasının yaşandığı hafta ortaya çıkan olağan dışı ölüm artışını gösteriyor; tüm vakaların tek tek sıcakla ilişkilendirilmesi için daha ayrıntılı epidemiyolojik inceleme gerekiyor. Buna karşın zamanlama, yaş dağılımı ve eşlik eden meteorolojik koşullar, sıcaklığın artışta belirleyici rol oynadığına işaret ediyor.
Verilere göre fazladan ölümlerin büyük bölümü yaşlı nüfusta görüldü. 65 yaş ve üzerindeki kişilerde 9 binden fazla ek ölüm kaydedilmesi, aşırı sıcakların özellikle yaşlılar, kronik hastalar ve yalnız yaşayan bireyler üzerindeki baskısını bir kez daha ortaya koydu.
Dünya Sağlık Örgütü; yaşlıların, kalp-damar ve solunum hastalığı bulunanların, diyabet hastalarının, hamilelerin, çocukların ve açık havada çalışanların sıcak hava dalgalarında daha yüksek risk taşıdığını belirtiyor. Aşırı sıcaklar, vücudun ısı dengesini bozabildiği gibi kalp, beyin, böbrek ve solunum sistemi üzerindeki yükü de artırabiliyor.
Avrupa genelindeki olağan dışı ölüm artışı, sıcak hava dalgasının en yoğun hissedildiği 22–28 Haziran haftasında görüldü. Fransa, Belçika, İspanya ve Birleşik Krallık gibi ülkelerde ölüm oranları belirgin şekilde yükselirken bazı bölgelerde sıcak hava dönemlerinde kaydedilen en yüksek haftalık ölüm seviyelerine ulaşıldığı bildirildi.
Sıcak hava dalgasından önceki haftalarda ölüm oranlarının mevsimsel ortalamanın altında seyretmesi, Haziran sonundaki ani artışı daha dikkat çekici hâle getirdi. İlk değerlendirmelerde aynı dönemde COVID-19 benzeri başka büyük bir salgın dalgasının gözlenmemesi de aşırı sıcaklığın başlıca açıklayıcı etkenlerden biri olarak öne çıkmasına neden oldu.
Almanya Robert Koch Enstitüsü, 2026 yılı içinde yaklaşık 5 bin 120 sıcak kaynaklı ölüm tahmininde bulundu. Bu ölümlerin büyük bölümünün Haziran ayının son günlerindeki aşırı sıcaklarla bağlantılı olduğu aktarıldı.
Bu rakam, Avrupa genelindeki 10 bini aşan fazladan ölüm verisiyle birlikte değerlendirildiğinde, sıcak hava dalgasının yalnızca birkaç ülkeyi değil geniş bir coğrafyayı etkilediğini gösteriyor.
İngiltere ve Galler için yapılan ayrı bir hızlı analizde, Mayıs ve Haziran aylarındaki sıcak hava dalgalarının yaklaşık 2 bin 700 erken ölüme yol açmış olabileceği tahmin edildi. Haziran ayındaki en yoğun üç günlük sıcaklık döneminde günlük yaklaşık 440 ölümün sıcaklıkla bağlantılı olabileceği belirtildi.
Araştırmacılar, insan kaynaklı küresel ısınmanın sıcaklıkları yaklaşık 1,4 derece artırdığını ve tahmin edilen ölümlerin yüzde 40’tan fazlasında bu ilave ısınmanın rol oynadığını değerlendirdi. Bu çalışma modellemeye dayalı bir tahmin olduğu için nihai resmî ölüm kaydı olarak değil, hızlı halk sağlığı analizi olarak ele alınmalı.
Copernicus İklim Değişikliği Servisi verilerine göre Haziran 2026, Batı Avrupa’da kayıtlardaki en sıcak haziran ayı oldu. Avrupa kara alanlarının ortalama sıcaklığı 19,14 dereceye ulaşarak 1991–2020 ortalamasının 1,78 derece üzerinde gerçekleşti. Avrupa genelinde ise Haziran 2026, ölçümlerdeki en sıcak ikinci haziran olarak kayda geçti.
Ayın ikinci yarısında Batı ve Orta Avrupa’yı etkileyen sıcak hava dalgası sırasında çok sayıda ülkede haziran ayı sıcaklık rekorları, bazı noktalarda ise tüm zamanların günlük sıcaklık rekorları kırıldı.
London School of Hygiene and Tropical Medicine uzmanlarının Haziran sonunda yayımladığı değerlendirmeye göre yalnızca 26 Haziran günü Avrupa’da yaklaşık 150 milyon kişinin 35 derecenin üzerindeki sıcaklıklara maruz kalması bekleniyordu.
Sıcaklıkların birçok ülkede gece boyunca da yüksek kalması riski artırdı. “Tropikal gece” olarak adlandırılan ve sıcaklığın 20 derecenin altına düşmediği geceler, vücudun dinlenmesini ve ısıyı atmasını zorlaştırıyor. Bu durum özellikle kalp-damar hastaları ve yaşlılar açısından ölüm riskini artırabiliyor.
İklim bilimciler, Haziran ayındaki aşırı sıcakların insan kaynaklı iklim değişikliği olmadan bu ölçekte gerçekleşmesinin son derece düşük bir olasılık olduğunu belirtti. World Weather Attribution araştırmacıları, fosil yakıt kullanımından kaynaklanan küresel ısınmanın Avrupa’daki sıcak hava dalgalarını daha sık, daha uzun ve daha yoğun hâle getirdiğini vurguladı.
Avrupa, Dünya Sağlık Örgütü’nün altı bölgesi arasında en hızlı ısınan coğrafya konumunda. Bölgedeki sıcaklıklar küresel ortalamanın yaklaşık iki katı hızla yükseliyor. Son 20 yılda sıcaklığa bağlı ölüm oranının yaklaşık yüzde 30 arttığı, sıcak kaynaklı ölümlerin takip yapılan Avrupa ülkelerinin büyük bölümünde yükseldiği bildiriliyor.
Haziran sıcaklarıyla bağlantılı ölüm sayısına ilişkin farklı rakamlar yayımlanıyor. EuroMOMO’nun haftalık ölüm kayıtlarına dayanan analiz, 22–28 Haziran döneminde 10 binden fazla fazladan ölüm tespit ediyor.
Ayrı bir ön çalışmada ise sıcaklık-ölüm ilişkisi modelleri kullanılarak aynı hafta için yaklaşık 20 bin 390 sıcak kaynaklı ölüm tahmin edildi. Bu çalışma Zenodo’da yayımlanan ön nitelikte bir akademik analiz ve doğrudan resmî ölüm kaydı değil.
İki rakamın farklı çıkmasının temel nedeni kullanılan yöntem:
Bu nedenle haberde en güvenli ifade, “10 binden fazla fazladan ölüm kaydedildi; sıcaklığa atfedilen nihai sayı araştırmalar tamamlandıkça değişebilir” şeklinde olmalı.
Aşırı sıcaklar yalnızca sıcak çarpmasına yol açmıyor. Çok sayıda ölüm, mevcut hastalıkların ağırlaşması sonucu gerçekleşiyor.
Yüksek sıcaklık:
neden olabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü, aşırı sıcaklığın kalp-damar, solunum, beyin damarları, diyabet ve ruh sağlığı sorunlarını ağırlaştırabildiğini belirtiyor.
Sıcaklığın ölüm belgesinde doğrudan neden olarak yazılmaması, tehlikenin görünürlüğünü azaltıyor. Bu nedenle uzmanlar sıcak hava dalgalarını “sessiz katil” olarak nitelendiriyor.
Özellikle Kuzey ve Batı Avrupa’daki çok sayıda konut, tarihsel olarak soğuk havayı içeride tutacak şekilde tasarlandı. Isı yalıtımı kış koşullarına göre planlanan binalarda gölgeleme, doğal havalandırma ve klima imkânının sınırlı olması, sıcak hava dalgalarında iç mekân sıcaklıklarını tehlikeli düzeylere çıkarabiliyor.
Yoğun yapılaşma, asfalt yüzeyler ve yeşil alan eksikliği de kent merkezlerinde “ısı adası” etkisini güçlendiriyor. Gece sıcaklıklarının yüksek kalması, özellikle yalnız yaşayan yaşlıların toparlanmasını zorlaştırıyor.
Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Ofisi, Haziran 2026’da yayımladığı açıklamada Avrupa Birliği ve ilişkili ülkelerde son dört yılda 200 binden fazla kişinin sıcak nedeniyle yaşamını yitirdiğini bildirdi. WHO’ya göre bu ölümlerin büyük bölümü doğru hazırlık, erken uyarı ve koruyucu sağlık önlemleriyle engellenebilirdi.
WHO verilerine göre Avrupa’da 2022 yılında yaklaşık 61 bin 672, 2023 yılında ise 47 bin 500 sıcak kaynaklı ölüm tahmin edildi. Uyum önlemleri artırılmazsa 2050’de yıllık ölüm sayısının 120 bine çıkabileceği öngörülüyor.
Dünya Sağlık Örgütü, sıcaklık-sağlık eylem planlarının uygulanması hâlinde ölümlerin önemli ölçüde azaltılabileceğini belirtiyor. 2023 yılındaki sıcak kaynaklı ölümlerin mevcut uyum önlemleri olmasaydı yaklaşık yüzde 80 daha yüksek olabileceği; 80 yaş üzerindeki kişilerde ise ölüm sayısının iki katına çıkabileceği tahmin edildi.
Etkili eylem planları şu uygulamaları kapsıyor:
Barcelona’nın 500’den fazla serinleme alanı oluşturması ve Paris’in kırılgan gruplara yönelik kontrol sistemini devreye alması, Avrupa’daki güncel uygulamalar arasında gösteriliyor.
WHO, sıcak havalarda şu önlemlerin alınmasını öneriyor:
WHO, mümkünse günün birkaç saatinin serin bir ortamda geçirilmesini de tavsiye ediyor.
Bilinç bulanıklığı, konuşma bozukluğu, bayılma, çok yüksek vücut sıcaklığı, sıcak ve kuru cilt, şiddetli baş ağrısı ve koordinasyon kaybı sıcak çarpmasının belirtileri arasında yer alıyor.
Bu durumda kişi serin bir yere alınmalı, vücudu hızlı biçimde soğutulmalı ve acil sağlık desteği istenmeli. Sıcak çarpması, evde dinlenmeyle geçmesi beklenen basit bir rahatsızlık değil; hızlı tedavi edilmediğinde ölümcül olabilen acil bir durumdur.
Avrupa’daki tablo, Türkiye açısından da önemli bir uyarı niteliğinde. Türkiye’de yaz sıcaklıklarının artması, kent nüfusunun büyümesi, yaşlı nüfusun yükselmesi ve betonlaşmanın hızlanması; sıcak kaynaklı sağlık risklerini artırıyor.
Özellikle İstanbul, İzmir, Antalya, Adana, Mersin, Diyarbakır ve Şanlıurfa gibi büyük ve sıcak kentlerde:
giderek daha önemli hâle geliyor.
Avrupa’daki ölüm verileri, sıcak hava dalgalarının yalnızca meteorolojik bir olay değil, afet yönetimi ve halk sağlığı meselesi olarak ele alınması gerektiğini gösteriyor.
Haziran 2026’nın son haftasında Avrupa genelinde kaydedilen 10 binden fazla fazladan ölüm, aşırı sıcaklığın görünmeyen ancak son derece ağır etkisini ortaya koydu. Ölümlerin büyük bölümünün yaşlılarda görülmesi; sosyal destek, sağlık takibi, uygun konut ve erken uyarı sistemlerinin yaşamsal önemini gösteriyor.
Bilimsel değerlendirmeler, bu sıcak hava dalgasının insan kaynaklı iklim değişikliğiyle daha güçlü ve daha ölümcül hâle geldiğine işaret ediyor. Avrupa’da sıcaklıklar yükselmeye devam ederken çözüm yalnızca vatandaşlara “dikkatli olun” demekten geçmiyor. Kentlerin, sağlık sistemlerinin ve sosyal hizmetlerin daha sıcak bir iklime göre yeniden tasarlanması gerekiyor.
Doğayı Dinle Haber Merkezi
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir