Paketli “Fit Ürünler” Gerçekten Masum mu? Sağlıklı Görünen G...
Paketli “Fit Ürünler” Gerçekte...
01:24Yabani Meyveler Yenir mi? Doğada Karşınıza Çıkan Meyveler Ne...
Yabani Meyveler Yenir mi? Doğa...
01:21Ayder Yaylası’nda Son Durum: Doğanın Kalbi Hâlâ Aynı mı?
Ayder Yaylası’nda Son Durum: D...
01:17Kavun Neden Tatsız Olur? Tatlı Kavun Seçmenin ve Yetiştirmen...
Kavun Neden Tatsız Olur? Tatlı...
SKD Türkiye’nin COP31 öncesi yayımladığı araştırma, iş dünyasının sürdürülebilirlikte eylem ve yatırım odaklı yeni bir aşamaya geçtiğini ortaya koydu.
Sümeyye Bilici
EDİTÖR
Giriş: 19.02.2026 - 07:29
Güncelleme: 19.02.2026 - 07:29
SKD Türkiye, Türkiye’nin 2026 yılında Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi öncesinde iş dünyasının sürdürülebilirlik ve iklim dönüşümündeki hazırlık seviyesini ortaya koyan kapsamlı bir araştırma yayımladı.
109 kurumsal üyenin katılımıyla gerçekleştirilen “SKD Türkiye COP31 Öncesi Üye Anketi”, şirketlerin sürdürülebilirlikte niyet aşamasını geride bırakarak eylem ve yatırım odaklı bir sürece geçtiğini ortaya koydu.
9–20 Kasım 2026 tarihleri arasında düzenlenecek BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31), Türkiye’nin iklim ve sürdürülebilirlik alanındaki dönüşüm kapasitesini küresel ölçekte sergileyeceği kritik bir eşik olarak görülüyor. Zirve, aynı zamanda Türkiye iş dünyasının yatırım hazırlığını ve rekabet gücünü uluslararası platformda görünür kılacak.
Araştırma sonuçlarına göre şirketlerin %69’unda sürdürülebilirlik ve iklim başlıkları Yönetim Kurulu veya ilgili komite düzeyinde ele alınıyor. Bu oran, sürdürülebilirliğin operasyonel bir başlık olmaktan çıkarak stratejik yönetişim konusu haline geldiğini gösteriyor.
Şirketlerin %85’i önceliğini enerji ve iklim dönüşümüne verirken; döngüsellik (%45) ile su, doğa ve biyoçeşitlilik (%43) ikinci sırada yer aldı. Ancak Kapsam 3 emisyonlarına yönelik iş birliklerinin sınırlı kalması, değer zinciri dönüşümünün henüz erken aşamada olduğunu ortaya koydu.
Araştırmada dönüşümün önündeki başlıca engeller; finansman (%47), regülasyon belirsizliği (%28) ve veri eksikliği (%12) olarak sıralandı.
Şirketlerin %72’si net sıfır veya emisyon azaltım hedeflerine sahip olduğunu belirtirken, 2026’ya kadar ayrılmış sürdürülebilirlik bütçesi bulunan şirket oranı %33’te kaldı. Bu durum, stratejik hedeflerle yatırım kapasitesi arasındaki farkın dikkatle yönetilmesi gerektiğine işaret etti.
Veri altyapısı da öne çıkan bir diğer başlık oldu. Şirketlerin %40’ı sürdürülebilirlik performansının ölçümü ve raporlanmasında veri kapasitesine ihtiyaç duyduğunu belirtti.
Araştırmaya göre şirketlerin %42’si adil geçiş ve sosyal etkiyi stratejik öncelik olarak ele alıyor. Çalışan yetkinlik dönüşümü (%66) ve tedarik zincirinde sosyal standartların güçlendirilmesi (%45) öne çıkan alanlar arasında yer aldı.
Su yönetiminde ise şirketlerin %69’u hedef belirlemiş olsa da, havza bazlı ve çok paydaşlı iş birliklerinin sınırlı olduğu belirtildi.
SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel, COP31’in Türkiye için tarihi bir fırsat olduğunu belirterek, iş dünyasının sürdürülebilirliği üst yönetim düzeyinde sahiplendiğini söyledi.
Günsel, “Şimdi hedefimiz, bu güçlü sahiplenmeyi ölçülebilir performans ve somut yatırımlara dönüştürerek küresel rekabet gücümüzü artırmak olmalı” dedi.
Şirketlerin bilim temelli iklim geçiş planlarından yenilenebilir enerji yatırımlarına kadar birçok alanda somut adımlar attığını vurgulayan Günsel, bu kolektif dönüşümün COP31’de Türkiye’nin en güçlü hikâyesi olacağını ifade etti.
Anket sonuçları doğrultusunda iş dünyası için beş stratejik öncelik belirlendi:
Sürdürülebilirlik performansının KPI’larla izlenmesi
Yeşil finansman ve sürdürülebilir tahvillerin yaygınlaştırılması
Dijital ve veri altyapısının güçlendirilmesi
Döngüsellik, su ve biyoçeşitlilik gibi alanlarda derinleşme
Kapsam 3 emisyonları için değer zinciri iş birliklerinin artırılması
SKD Türkiye, COP31 sürecini yalnızca görünürlük değil; ölçüm, yatırım ve etki kapasitesinin güçlendirildiği bir dönüşüm dönemi olarak ele alıyor.
Bu kapsamda Şubat–Temmuz ayları arasında altı oturumdan oluşacak COP31 Webinar Serisi başlatılacak. Seri, iş dünyası ile kamu arasında diyalog zemini oluşturmayı ve sürdürülebilirlik performansını ölçülebilir çıktılar üzerinden değerlendirmeyi amaçlıyor.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir