Antalya, Çanakkale ve Balıkesir’de Yangın Alarmı: Son Durum...
Antalya, Çanakkale ve Balıkesi...
20:37Yerli Kalp Akciğer Makinesi LIFELINE HLM İlk Ameliyatını Baş...
Yerli Kalp Akciğer Makinesi LI...
20:23Antalya Kavruluyor: Yüksek Nemle Birlikte Hissedilen Sıcaklı...
Antalya Kavruluyor: Yüksek Nem...
20:09B Reçete Sistemi 1 Temmuz’da Türkiye Genelinde Başlıyor
B Reçete Sistemi 1 Temmuz’da T...
Evde deprem olursa ne yapılmalı, yatakta yakalanan depremde nasıl davranılmalı? İş yerinde ve okullarda deprem sırasında doğru davranışlar ve tatbikatların önemi bu dosyada.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 28.01.2026 - 00:26
Güncelleme: 28.01.2026 - 00:26
Deprem anında doğru davranış, yalnızca depremin büyüklüğüne değil; bulunulan mekâna göre de değişiklik gösterir. Ev, iş yeri ve okul gibi farklı ortamlar; yapı özellikleri, kişi yoğunluğu ve hareket düzeni açısından farklı riskler barındırır. Bu nedenle deprem sırasında sergilenecek davranışların mekâna göre doğru şekilde tanımlanması hayati önem taşır.
Bu dosyada evde, iş yerinde ve okulda deprem anında yapılması gerekenler; riskler ve doğru uygulamalar çerçevesinde ele alınmaktadır.
Ev ortamı, depremlerin en sık yaşandığı kapalı alanlardan biridir. Depremler genellikle gece saatlerinde veya insanların evde olduğu zamanlarda meydana geldiğinden, evde doğru davranış bilgisi hayatta kalma açısından kritik öneme sahiptir.
Evde deprem başladığında en önemli ilke, panikle yer değiştirmemek ve güvenli bir alan oluşturmaktır. Ev içinde koşmak, balkona yönelmek veya kapı eşiğinde beklemek, ciddi yaralanmalara yol açabilecek davranışlardır.
Evde deprem anında yapılması gereken temel davranışlar şunlardır:
Sabitlenmemiş dolap ve raflardan uzak durmak
Camlı yüzeylerden ve pencerelerden kaçınmak
Sağlam masa veya koltuk yanında çök–kapan–tutun pozisyonu almak
Sarsıntı geçene kadar bulunduğun yeri terk etmemek
Ev ortamında en büyük risklerden biri, devrilen mobilyalar ve düşen eşyalardır. Bu nedenle ev içi düzenlemelerin deprem öncesinde yapılmış olması, deprem anındaki riski doğrudan azaltır.
Depremlerin önemli bir bölümü gece saatlerinde meydana gelir. Bu durumda birçok kişi depremi uykuda ve yatakta yakalanır. Yatakta yakalanan deprem, ani ve kontrolsüz hareketler nedeniyle ciddi yaralanmalara yol açabilir.
Yatakta deprem sırasında yapılması gereken temel davranış, yerinden fırlamaya çalışmamak ve bulunduğun yerde korunmaktır. Yataktan kalkıp koşmaya çalışmak, düşme ve çarpma riskini artırır.
Yatakta deprem anında önerilen davranışlar şunlardır:
Yataktan hemen kalkmaya çalışmamak
Baş ve boyun bölgesini yastık veya kollarla korumak
Yatak yanında bulunan ağır eşyalar varsa, mümkünse yatak üzerinde kalmak
Camlara ve pencereye doğru hareket etmemek
Yatakta deprem anında korunma, özellikle kısa süreli sarsıntılarda ciddi yaralanmaların önüne geçebilir. Sarsıntı geçtikten sonra, ortam güvenliği kontrol edilerek hareket edilmelidir.
İş yerleri, evlere kıyasla daha kalabalık ve karmaşık mekânlardır. Ofisler, fabrikalar ve üretim alanları; ağır ekipmanlar, raf sistemleri ve makineler nedeniyle farklı riskler barındırır. Bu nedenle iş yerinde deprem anında davranış, bireysel değil; toplu güvenlik açısından değerlendirilmelidir.
İş yerinde deprem başladığında yapılması gereken temel davranışlar şunlardır:
Koşuşturma ve toplu kaçış girişimlerinden kaçınmak
Masa, tezgâh veya sağlam mobilya altında çök–kapan–tutun uygulamak
Raf, dolap ve makinelerden uzak durmak
Camlı bölümlerden ve vitrinlerden kaçınmak
İş yerlerinde yapılan en büyük hatalardan biri, deprem sırasında topluca merdivenlere veya çıkışlara yönelmektir. Bu durum, panik ve izdihama yol açarak yaralanma riskini artırır.
Sarsıntı sona erdikten sonra, iş yeri sorumlularının yönlendirmesiyle kontrollü tahliye yapılması gerekir. Plansız tahliye, deprem sonrası riskleri büyütebilir.
Okullar, deprem riskinin en hassas olduğu mekânlardan biridir. Çocuklar ve gençler, deprem sırasında doğru refleksleri yetişkinlere göre daha zor geliştirebilir. Bu nedenle okullarda deprem tatbikatları, yalnızca bir formalite değil; hayati bir eğitim aracıdır.
Deprem tatbikatlarının önemi şu noktalarda ortaya çıkar:
Öğrencilerin panik yerine refleks geliştirmesi
Çök–kapan–tutun davranışının otomatikleşmesi
Öğretmen ve idarecilerin kriz yönetimi pratiği kazanması
Tahliye süreçlerinin kontrollü şekilde uygulanması
Tatbikat yapılmayan okullarda deprem anında yaşanan panik, ciddi yaralanmalara yol açabilir. Tatbikatlar sayesinde öğrenciler, depremi bilinmeyen bir tehdit olarak değil; nasıl davranacağını bildikleri bir durum olarak algılar.
Okullarda deprem tatbikatlarının düzenli aralıklarla yapılması, afet bilincinin erken yaşta yerleşmesini sağlar.
Her ne kadar mekânlar farklı olsa da, deprem anında ortak bazı riskler bulunmaktadır. Bunlar şunlardır:
Panik ve kontrolsüz hareket
Düşen ve devrilen eşyalar
Cam kırıkları
Elektrik ve gaz kaynaklı ikincil tehlikeler
Bu riskler, doğru davranış bilgisiyle büyük ölçüde azaltılabilir. Deprem anında yapılacak en büyük hata, alışkanlıkla hareket etmektir. Oysa deprem, alışılmış davranışların terk edilmesini gerektiren bir durumdur.
Deprem sonrası ilk dakikalar, en az deprem anı kadar önemlidir. Evde, iş yerinde veya okulda; sarsıntı geçtikten hemen sonra yapılan yanlış hareketler, ikinci bir risk dalgası yaratabilir.
Bu nedenle deprem sonrası:
Hasarlı yapılardan uzak durulmalı
Artçı sarsıntılar göz önünde bulundurulmalı
Yetkililerin yönlendirmeleri dikkate alınmalı
Özellikle okullar ve iş yerlerinde, deprem sonrası süreçte düzenli hareket etmek hayati önem taşır.
Evde, işte ve okulda deprem anında doğru davranış; mekâna özgü risklerin bilinmesiyle mümkündür. Her ortamın farklı tehlikeleri ve farklı korunma yöntemleri vardır. Bu farkların bilinmesi, deprem anında panik yerine bilinçli hareket edilmesini sağlar.
Deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülkede, bu bilgilerin yalnızca okunması değil; uygulanabilir hâle getirilmesi hayati öneme sahiptir.
Nizamettin Bilici
Doğayı Dinle Genel Yayın Yönetmeni
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir