WBCSD Business Breakthrough Barometer 2026 Açıklandı: Türkiy...
WBCSD Business Breakthrough Ba...
23:58Kişisel Sağlık Verileri Yönetmeliği Değişti: Geçmiş Tanılar...
Kişisel Sağlık Verileri Yönetm...
23:49Sıfır Atık Vakfı Ve UNICEF’ten Çocuk Odaklı İklim Eylemi İçi...
Sıfır Atık Vakfı Ve UNICEF’ten...
23:28Yeşil Vatan Benim Okulum Geleceğe Çare Etkinlikleriyle Milyo...
Yeşil Vatan Benim Okulum Gelec...
Kahramanmaraş’ta 41 kişinin öldüğü Pınar Apartmanı davasında bilirkişi raporu mahkemeye ulaşmadı. Tutukluluk ve adli kontrol devam ederken duruşma 16 Ekim’e ertelendi.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 08.07.2026 - 11:49
Güncelleme: 08.07.2026 - 11:49
Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılan ve 41 kişinin hayatını kaybettiği Pınar Apartmanı’na ilişkin davada yargılama devam ediyor.
Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinde 8 Temmuz 2026 tarihinde görülen duruşmada, dosyanın gönderildiği bilirkişi heyetinden beklenen raporun henüz mahkemeye ulaşmadığı açıklandı.
Mahkeme heyeti; dosyadaki eksikliklerin giderilmesine, tutuklu sanığın tutukluluk halinin ve tutuksuz sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verdi. Duruşma 16 Ekim 2026 tarihine ertelendi.
Davada biri tutuklu, üçü tutuksuz ve beşi kamu görevlisi olmak üzere toplam 9 sanık yargılanıyor.
Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Tevfik Tepebaşı, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi aracılığıyla katıldı.
Tutuksuz sanıklar O.P.Y. ve Ç.K. ile müşteki ve sanık avukatları duruşma salonunda hazır bulundu. Diğer sanıkların duruşmaya katılmadığı bildirildi.
Mahkeme başkanı, dosyanın teknik yönden değerlendirilmesi için gönderildiği bilirkişi heyetinden raporun henüz gelmediğini açıkladı.
Duruşmada söz alan sanıklar, suçlamaları kabul etmediklerini belirterek beraatlerini istedi. Müşteki avukatları ile sanık avukatları da dosyanın esasına ilişkin değerlendirme yapılmadan önce bilirkişi raporunun beklenmesini talep etti.
Mahkeme heyeti duruşmanın sonunda şu kararları aldı:
Bu kararla birlikte dosyada henüz hüküm aşamasına geçilmedi. Sanıkların cezai sorumluluğunun belirlenmesinde önemli rol oynayacak teknik raporun tamamlanması beklenecek.
Deprem davalarında bilirkişi raporları, yalnızca binanın neden yıkıldığını açıklayan teknik belgeler değildir.
Raporda genel olarak şu konuların değerlendirilmesi beklenir:
Bu nedenle yeni bilirkişi raporu, mahkemenin sanıkların ayrı ayrı sorumluluklarını değerlendirmesinde dosyanın en önemli teknik belgelerinden biri olacak.
Ancak bilirkişi raporu tek başına mahkûmiyet veya beraat anlamına gelmiyor. Nihai karar; raporlar, projeler, ruhsat belgeleri, tanık anlatımları, savunmalar ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirilerek verilecek.
Pınar Apartmanı dosyasında bilirkişi raporunun gecikmesi yalnızca 8 Temmuz duruşmasına özgü değil.
28 Ocak 2026 tarihli duruşmada da mahkeme, bilirkişi raporunun henüz gelmediğini açıklamış ve yargılamayı 22 Nisan’a ertelemişti.
22 Nisan 2026 tarihli duruşmada ise bilirkişi heyetine gerekli bildirimin yapıldığı ancak raporun hâlâ hazırlanmadığı belirtilmişti. Mahkeme o celsede tutukluluk ve adli kontrol durumlarının devamına karar vererek duruşmayı 8 Temmuz’a bırakmıştı.
8 Temmuz’daki duruşmada raporun bir kez daha mahkemeye ulaşmadığının açıklanmasıyla yargılama 16 Ekim’e ertelendi. Böylece bilirkişi raporu, art arda üç duruşmanın ana gündem maddelerinden biri haline geldi.
Pınar Apartmanı davasında toplam 9 sanık bulunuyor:
| Sanık Grubu | Sayı |
|---|---|
| Tutuklu Sanık | 1 |
| Tutuksuz Sanık | 3 |
| Kamu Görevlisi Sanık | 5 |
| Toplam | 9 |
Ana dava başlangıçta yapının inşa, proje ve kooperatif süreçlerinde görev aldığı belirtilen dört sanık üzerinden yürütülüyordu.
Daha sonra beş belediye personeli hakkında açılan kamu davası, ana Pınar Apartmanı dosyasıyla birleştirildi. Böylece sanık sayısı dörtten dokuza yükseldi.
Kamu görevlilerinin dosyaya dahil edilmesiyle birlikte dava yalnızca yapım ve proje sürecini değil, belediyedeki ruhsat, onay ve denetim işlemlerini de kapsayan daha geniş bir yargılama haline geldi.
Belediye personeli hakkında açılan davanın ana dosyayla birleştirilmesinin temel nedeni, Pınar Apartmanı’nın yıkılmasına ilişkin bütün sorumluluk iddialarının aynı dosyada değerlendirilmek istenmesi.
Bu kapsamda mahkeme yalnızca binanın fiilen yapımında veya projelendirilmesinde görev alan kişileri değil, ruhsat ve belediye onay süreçlerinde sorumluluğu bulunduğu iddia edilen kamu görevlilerini de yargılıyor.
Birleştirilen dosyadaki kamu görevlileri daha önceki duruşmalarda suçlamaları reddetti.
Sanıklardan bazıları:
savundu.
Bu savunmaların teknik belgeler ve bilirkişi değerlendirmesiyle karşılaştırılması bekleniyor.
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede sanıkların, bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırılması talep ediliyor.
Savcılık, sanıkların her biri hakkında kusur ve hukuki durumlarına göre 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası istiyor.
Türk Ceza Kanunu’nun 85. maddesine göre bir fiilin birden fazla kişinin ölümüne veya ölümle birlikte yaralanmaya neden olması halinde temel ceza iki yıldan 15 yıla kadar hapis olarak düzenleniyor.
Kanunun 22. maddesinde ise kişinin öngördüğü sonucu istememesine rağmen sonucun meydana gelmesi halinde bilinçli taksir hükümlerinin uygulanabileceği ve cezanın üçte birden yarısına kadar artırılabileceği belirtiliyor.
Bu nedenle 15 yıllık üst sınırın yarı oranında artırılması halinde ceza talebi 22 yıl 6 aya kadar çıkabiliyor.
Ancak iddianamedeki ceza talebi, sanıkların kesin olarak bu cezayı alacağı anlamına gelmiyor. Mahkeme her sanığın görevini, kusurunu, eylemini ve binanın yıkılmasıyla arasındaki nedensellik bağını ayrı ayrı değerlendirecek.
Pınar Apartmanı davasının önceki duruşmalarında sanıkların savunmalarında birkaç temel başlık öne çıktı.
Statik proje müellifi olduğu belirtilen O.P.Y., önceki duruşmalarda projenin hazırlandığı dönemde yürürlükte bulunan mevzuata uygun hareket ettiğini savundu.
Sanık, 6 Şubat depremlerinde ölçülen kuvvetlerin yapının projelendirildiği dönemdeki yönetmelik değerlerinin üzerinde olduğunu ileri sürdü ve binanın yıkılmasının temel nedeninin depremin büyüklüğü olduğunu iddia etti.
Bu açıklamalar sanık savunması niteliğindedir. Binanın yıkılma nedeni ve sanıkların teknik sorumlulukları henüz mahkeme tarafından kesinleştirilmiş değildir.
Tutuklu sanık Tevfik Tepebaşı ise kooperatif yöneticisi olarak idari görevler yürüttüğünü, binanın yapımında teknik veya müteahhitlik sorumluluğu bulunmadığını savundu.
Tepebaşı, önceki duruşmalarda binanın yapımına ilişkin belgelerde müteahhit olarak imzası bulunmadığını ve kendisine yüklenen suçlamaları kabul etmediğini belirterek tahliye ve beraat talebinde bulundu.
Kamu görevlisi sanıklar ise belediyedeki görevlerinin kapsamının sınırlı olduğunu, binanın taşıyıcı sisteminden doğrudan sorumlu tutulamayacaklarını ve işlemleri dönem mevzuatına göre yaptıklarını öne sürdü.
Mahkeme, bu savunmaların doğruluğunu bilirkişi raporu ve belediye kayıtlarıyla birlikte değerlendirecek.
| Tarih | Davadaki Gelişme |
| 6 Şubat 2023 | Pınar Apartmanı depremlerde yıkıldı, 41 kişi hayatını kaybetti |
| 16 Nisan 2025 | Sanıkların savunmaları alındı, dosyanın yeni bilirkişi heyetine gönderilmesine karar verildi |
| 9 Temmuz 2025 | Sanıkların mevcut durumlarının devamına karar verilerek duruşma ekim ayına ertelendi |
| Ekim 2025 | Beş belediye personeli hakkındaki dava ana dosyayla birleştirildi |
| 28 Ocak 2026 | Bilirkişi raporunun gelmediği açıklandı, duruşma 22 Nisan’a bırakıldı |
| 22 Nisan 2026 | Bilirkişi raporunun hâlâ hazırlanmadığı belirtildi, duruşma 8 Temmuz’a ertelendi |
| 8 Temmuz 2026 | Raporun ulaşmadığı açıklandı, tutukluluk ve adli kontroller devam etti |
| 16 Ekim 2026 | Bir sonraki duruşmanın yapılması bekleniyor |
Dava kronolojisi, teknik bilirkişi sürecinin yargılamanın ilerlemesinde belirleyici hale geldiğini gösteriyor.
AFAD kayıtlarına göre 6 Şubat 2023 günü saat 04.17’de Pazarcık merkezli 7,7; saat 13.24’te ise Elbistan merkezli 7,6 büyüklüğünde iki büyük deprem meydana geldi.
Pazarcık depremi 8,6 kilometre, Elbistan depremi ise yaklaşık 7 kilometre derinlikte kaydedildi.
Pınar Apartmanı da Kahramanmaraş’ta ilk büyük deprem sırasında yıkılan yapılardan biri oldu. Binada bulunan 41 kişi hayatını kaybetti.
Dava, binanın yalnızca depremin büyüklüğü nedeniyle mi yoksa proje, malzeme, uygulama ve denetim kusurlarının etkisiyle mi yıkıldığının belirlenmesi bakımından önem taşıyor.
Duruşmanın 16 Ekim’e ertelenmesi, davanın sonuçlandığı veya sanıklar hakkında bir karar verildiği anlamına gelmiyor.
Mahkeme şu aşamada bilirkişi raporunun tamamlanmasını ve dosyadaki eksik işlemlerin giderilmesini bekliyor.
Raporun 16 Ekim’den önce mahkemeye ulaşması halinde:
Raporun yeniden gecikmesi halinde ise yargılamanın bir kez daha ertelenmesi ihtimali bulunuyor.
Bir sonraki duruşmanın en önemli gündem maddesi bilirkişi raporu olacak.
Raporda özellikle şu sorulara yanıt aranması bekleniyor:
Bu soruların yanıtları, dosyanın esas hakkındaki mütalaa ve karar aşamasına geçip geçmeyeceğini belirleyebilir.
Pınar Apartmanı davası, 6 Şubat depremlerinin ardından açılan yüzlerce yapı davasından biri olmasına rağmen birkaç yönüyle dikkat çekiyor.
Davada yalnızca yapım ve proje sürecindeki kişiler değil, beş kamu görevlisi de sanık olarak yer alıyor.
Bu durum, yapı güvenliğinin yalnızca müteahhit veya proje sahibinin değil, ruhsatlandırma ve denetim görevini yerine getiren kamu kurumlarının sorumlulukları bakımından da değerlendirildiğini gösteriyor.
Binanın eski yönetmeliğe göre inşa edilmiş olması, depremin olağanüstü büyüklüğü ve yapıya ilişkin olası kusurlar birlikte değerlendirilecek.
Mahkemenin hangi unsurun yıkılmada ne ölçüde etkili olduğuna ilişkin değerlendirmesi, benzer deprem davaları açısından da önem taşıyabilir.
Raporun arka arkaya yapılan duruşmalara yetişmemesi, 41 kişinin hayatını kaybettiği dosyada yargılamanın uzamasına neden oluyor.
Hem hayatını kaybedenlerin yakınları hem de sanıklar açısından dosyanın makul sürede, eksiksiz ve bilimsel verilere dayalı biçimde sonuçlandırılması önem taşıyor.
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasına göre kentte deprem nedeniyle yürütülen 13 bin 632 soruşturma dosyasının tamamı hakkında işlem yapıldı.
Bu dosyaların önemli bir bölümü başka dosyalarla birleştirilirken yüzlerce dosyada kamu davası açıldı.
Pınar Apartmanı dosyası da kamu davasına dönüşen ve yargılaması devam eden önemli deprem davaları arasında bulunuyor.
Her bina dosyası kendi proje, ruhsat, yapım, denetim ve bilirkişi bulgularına göre ayrı değerlendiriliyor.
Pınar Apartmanı davasında 8 Temmuz 2026 itibarıyla ortaya çıkan tablo şöyle:
Dosyada henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet veya beraat kararı bulunmuyor. Sanıkların hukuki sorumlulukları, yargılama sonunda mahkeme tarafından belirlenecek.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir