Para Piyasası modülü kapalı
x

Son Dakika Haber Gönder Video Yazarlar Künye İletişim
İnsanın Özündeki Savaş: İyiliğin ve Kötülüğün Gerçek Yüzü!
İnsanın Özündeki Savaş: İyiliğin ve Kötülüğün Gerçek Yüzü!

İnsan, inanmaya ve sevmeye meyyal kodlanmıştır. Bunları yıkmaya kalkmak için fazlaca güce ihtiyaç vardır. Çünkü insanın özü, bağ kurmak ve anlam üretmek üzerine kuruludur. İnanç ve sevgi, insanın varoluşunu taşıyan iki temel sütundur. Bu sütunlar yıkıldığında geriye yalnızca boşluk, yönsüzlük ve nihayetinde çözülme kalır. O nedenle kötücül şeyler şiddetlidir; çünkü doğala değil, doğala karşı savaş açarlar.

İyinin yüzü iki yöne dönüktür. Bir yüzü dünyaya, diğer yüzü ötelere, maveraya bakar. Bu çift yönlülük, iyiliği hem sınırlı hem de aşkın kılar. Dünyaya bakan yüzüyle merhamet eder, paylaşır, inşa eder. Öteye bakan yüzüyle ise hesap verir, anlam arar, kendini aşmaya çalışır. İyilik bu yüzden sadece bir davranış değil, aynı zamanda bir yöneliştir; hem yatayda insana hem dikeyde hakikate doğru uzanan bir istikamettir.

Kötü ise yalnızca dünyaya odaklanır ve dünyayı kendisi için tüketmek ister. Onun ufku dar, hedefi yakındır. Bencillik ve ihtiras onun en keskin araçlarıdır. Sahip olmak, hükmetmek ve çoğaltmak ister; fakat çoğalttıkça derinleşmez, aksine yüzeyselleşir. Çünkü kötülük, varlığı büyütmez; sadece yayar ve tüketir. Bu yüzden gürültülüdür, görünürdür ve çoğu zaman etkiliymiş gibi algılanır.

İyiliğin dünya üzerindeki gücünün, kötülüğün gölgesinde kalması bununla izah edilebilir. İyilik sessizdir; kök salar ama bağırmaz. Kötülük ise sesini yükselterek varlığını hissettirir. Bu nedenle tarih çoğu zaman kötülüğün izleriyle yazılmış gibi görünür. Oysa iyilik, görünmeyen ama ayakta tutan bir zemin gibidir. Üzerinde yürünür ama çoğu zaman fark edilmez.

İyilik, hiçbir zaman kötülük karşısında kendini anlatacak güce ihtiyaç duymaz. Çünkü onun hakikati, anlatılmaktan ziyade yaşanmakla ortaya çıkar. Öne çıkanın ve galip sanılanın kötülük olması bu yüzden doğaldır; zira göz, gürültüye ve harekete daha çabuk yönelir. Sükûnet ise derinlik ister, dikkat ister, sabır ister.

İyiliğin kendini öne çıkarmaya ihtiyaç duymuyor olması, onun en saf tarafıdır. Gösterişten uzak oluşu onu zayıf değil, bilakis sahici kılar. Çünkü gerçek olan, kendini ispat telaşına düşmez. İyilik, var olduğu için vardır; görünmek için değil.

Her ikisi de dünya kaderinin bir parçasıdır ve iyilik, kötülük karşısında bir tür kader kurbanı gibi görünür. Fakat bu kurban oluş, edilgen bir yenilgi değildir. Aksine bilinçli bir tercihtir. İyiliği seçenler, kurban olmayı göze alan gönüllülerdir. Bu gönüllülük, insanın en yüksek iradesini temsil eder; çünkü kolay olanı değil, doğru olanı seçmektir.

Kurbanın akan kanının mükâfatı ise Tanrı katında gizlidir. Bu gizlilik, iyiliğin dünyevi hesaplarla ölçülemeyeceğini gösterir. İyilik, sonucunu hemen talep etmez; zamana ve hakikate emanet eder. Belki de bu yüzden iyilik, kaybediyor gibi görünse bile aslında kaybetmez. Çünkü onun ölçüsü dünya değil, anlamdır; kazancı ise görünür değil, hakikidir.

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:
Anasayfa Kategoriler YOUTUBE
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !