Çin’de Sel Felaketi Büyüyor: Can Kaybı 9’a Yükseldi, 11 Kişi...
Çin’de Sel Felaketi Büyüyor: C...
12:58Haydarpaşa Garı’nda Tarihi Dönüşüm: 130 Yıllık Sembol Yapı K...
Haydarpaşa Garı’nda Tarihi Dön...
12:53Macedonia Connect İstanbul’da Yoğun Katılımla Gerçekleşti: T...
Macedonia Connect İstanbul’da...
12:48Hidroelektrikte Tarihi Rekor: Nisan Ayında Elektrik Üretimin...
Hidroelektrikte Tarihi Rekor:...
Türkiye’nin en büyük ikinci gölü olan Tuz Gölü, hızla kuruyor. Son veriler, gölün suyla kaplı alanında son 35 yılda yaklaşık %90 oranında azalma yaşandığını ortaya koydu.
Sümeyye Bilici
EDİTÖR
Giriş: 26.06.2025 - 17:58
Güncelleme: 26.06.2025 - 17:58
1987-1990 yılları arasında yaklaşık 93 bin hektar olan Tuz Gölü’nün su yüzeyi, günümüzde yalnızca 9.200 hektara kadar geriledi. Bu, 130.000 futbol sahasına eşdeğer bir alanın neredeyse tamamen kuruması anlamına geliyor.
Uzmanlara göre göldeki su kaybının başlıca sebepleri şunlar:
Azalan yağış ve artan sıcaklıklar: İç Anadolu’da yıllık yağış ortalaması 250–300 mm seviyelerinde. İklim değişikliği kuraklığı artırıyor.
Aşırı yeraltı suyu kullanımı: Tarımda bilinçsiz sulama, gölü besleyen yeraltı su kaynaklarını tüketiyor.
Doğal drenaj yollarının bozulması: HES projeleri, kanalizasyonlar ve su yönetimindeki eksikler, gölün su tutma kapasitesini düşürüyor.
Tuz Gölü, özellikle flamingolar başta olmak üzere birçok göçmen kuş türü için önemli bir yaşam ve üreme alanıydı. Ancak göldeki kuraklık, kuşların göç yollarını ve popülasyonlarını olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, göldeki biyolojik çeşitliliğin hızla azaldığını vurguluyor.
Çevre bilimciler ve doğa koruma uzmanları, radikal önlemler alınmazsa Tuz Gölü’nün birkaç yıl içinde tamamen kuruyabileceğini belirtiyor. Sürdürülebilir tarım politikaları, su tasarrufu, yeraltı su kaynaklarının kontrolü ve iklim uyumlu planlamalar kritik önem taşıyor.
Tuz Gölü yalnızca bir doğal miras değil; aynı zamanda Türkiye’nin ekolojik dengesinde hayati rol oynayan bir sulak alan. Kurumaya yüz tutan bu eşsiz göl için herkesin sorumluluk alması ve bilim temelli çözümlere öncelik verilmesi gerekiyor.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir