Aspendos’ta 2 Bin Yıllık Tiyatro Caddesi Gün Yüzüne Çıkarıld...
Aspendos’ta 2 Bin Yıllık Tiyat...
15:07Ordu’da Denize Girmek Yasaklandı: Yüksek Dalga Ve Rip Akıntı...
Ordu’da Denize Girmek Yasaklan...
15:01Antalya Serik’te Hortum Seraları Vurdu: 50 Dönüme Yakın Alan...
Antalya Serik’te Hortum Serala...
14:54Ankara’da Sağanak Sele Dönüştü: Araçlar Sürüklendi, Alt Geçi...
Ankara’da Sağanak Sele Dönüştü...
Antalya’nın Serik ilçesindeki Aspendos Antik Kenti’nde 2 bin yıllık Tiyatro Caddesi’nin yaklaşık 300 metrelik bölümü gün yüzüne çıkarıldı. Kazılarda antik dükkânlar, ekmek fırını, tanrı heykelleri, mozaik ve Fenike sikkesi bulundu.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 25.07.2026 - 15:13
Güncelleme: 25.07.2026 - 15:13
Antalya’nın Serik ilçesinde bulunan Aspendos Antik Kenti, Türkiye’nin en dikkat çekici arkeolojik keşiflerinden birine daha sahne oldu. Antik kentin en önemli ulaşım güzergâhlarından biri olarak kabul edilen yaklaşık 2 bin yıllık Tiyatro Caddesi’nin 300 metrelik bölümü yürütülen kazılarla gün yüzüne çıkarıldı.
Antik tiyatroyu kentin yüksek bölümündeki akropolise bağlayan güzergâh üzerinde dükkânlar, ara sokaklar, iyi korunmuş bir ekmek fırını, anıtsal kent kapısı, çeşme, tanrı ve tanrıça heykelleri ile mozaik kalıntıları tespit edildi.
Kazılarda ayrıca Aspendos’un Doğu Akdeniz’deki ticari ilişkilerine ışık tutan Fenike sikkesi ve cam eserler bulundu. Ortaya çıkarılan bulgular, Aspendos’un yalnızca tiyatrosu ve su kemerleriyle değil, gelişmiş kent düzeni, ticareti ve günlük yaşamıyla da önemli bir antik merkez olduğunu gösterdi.
Tiyatro Caddesi, Aspendos Antik Kenti’nin agorasının kuzeyinden başlayarak antik tiyatroya uzanan ana ulaşım güzergâhlarından biri olarak tanımlanıyor.
Cadde, Roma Devlet Bazilikası ile Tapınak arasındaki vadiden geçerek Doğu Meydanı’na, ardından doğu surlarının üzerindeki kent giriş kapısına ulaşıyor.
Kazı çalışmaları sonucunda ortaya çıkarılan yaklaşık 300 metrelik bölüm, antik tiyatro ile akropolis arasında kesintisiz bir tarih rotası oluşturuyor.
Çalışmalar tamamlandığında ziyaretçilerin, Aspendos’un ünlü tiyatrosundan başlayarak antik cadde üzerinden kentin anıtsal yapılarına doğru yürüyebilmesi hedefleniyor.
Şu ana kadar Tiyatro Caddesi’nin yaklaşık 300 metrelik bölümü gün yüzüne çıkarıldı.
Caddenin genişliği bölgelere göre değişiyor. Kazı bulgularına göre yolun genişliği yaklaşık 3 ile 5 metre arasında bulunuyor.
Caddenin iki yanında sıralanan yapıların girişleri, dükkânlar ve bağlantılı ara sokaklar da kazı çalışmaları sırasında tespit edildi.
Bu bulgular, Aspendos’ta ana caddelerin yalnızca ulaşım amacıyla kullanılmadığını; aynı zamanda ticaretin ve günlük sosyal hayatın merkezi olduğunu gösteriyor.
Aspendos Tiyatro Caddesi’nin altında yaklaşık bir metre derinliğinde kanalizasyon sistemi bulundu.
Antik mühendislerin taş döşemeleri arazinin eğimine uygun biçimde yerleştirdiği, bu sayede yüzyıllar boyunca yaşanan depremlere rağmen yolun büyük bölümünde ciddi zemin kayması meydana gelmediği belirlendi.
Kanalizasyon sistemi, yağmur ve atık suların kentten uzaklaştırılmasını sağlarken cadde üzerindeki dükkânlar ve konutlar için gelişmiş bir altyapı oluşturuyordu.
Bu sistem, Aspendos’un Roma döneminde planlı ve mühendislik açısından gelişmiş bir kent olduğunu ortaya koyan en önemli bulgular arasında bulunuyor.
Kazılar sırasında Tiyatro Caddesi’nin iki tarafında sıralanan çok sayıda dükkânın giriş bölümleri ortaya çıkarıldı.
Ana caddeye açılan ara sokak bağlantılarının belirlenmesi, Aspendos’un kent planına ilişkin yeni bilgiler sağladı.
Dükkânların yalnızca yerel halkın ihtiyaçlarını karşılamadığı; Aspendos’a çevre bölgelerden gelen tüccarlar, ziyaretçiler ve yolcular için de önemli bir ticaret noktası olduğu değerlendiriliyor.
İki katlı dükkânlar ve stoa komplekslerinde bulunan eserler, antik kentin ticari hareketliliğinin oldukça güçlü olduğunu gösteriyor.
Kazıların en dikkat çekici buluntularından biri, Tiyatro Caddesi’nin kuzey kanadında ortaya çıkarılan antik ekmek fırını oldu.
Fırının mimari unsurlarının önemli bölümünün günümüze kadar korunarak ulaşması, antik dönemde kullanılan üretim tekniklerinin anlaşılması açısından büyük önem taşıyor.
Ekmek fırını, Aspendos’ta yaşayan insanların günlük beslenme alışkanlıkları, üretim düzeni ve kent ekonomisi hakkında araştırmacılara doğrudan bilgi sunuyor.
Uzmanlar, fırının cadde üzerindeki dükkânlara ve yakın çevrede yaşayan halka hizmet etmiş olabileceğini değerlendiriyor.
Tiyatro Caddesi’nin iki yanında bulunan bazı duvarların yüksekliği yaklaşık 2,5 metreye ulaşıyor.
Yapılan incelemelerde bu duvarların taş ve tuğlanın birlikte kullanıldığı opus mixtum adı verilen Roma dönemi inşaat tekniğiyle yapıldığı belirlendi.
Bu teknik, taş bloklar ile tuğla sıralarının birlikte kullanılması sayesinde yapıların daha sağlam ve dayanıklı hale gelmesini sağlıyordu.
Duvarların günümüze kadar ayakta kalabilmesi, Aspendos’taki yapı ustalarının malzeme ve mühendislik konusundaki bilgisini ortaya koyuyor.
Tiyatro Caddesi’nin Doğu Meydanı’na ulaştığı bölümde, antik kentin önemli giriş yapılarından biri gün yüzüne çıkarıldı.
Kazı ekibi tarafından Tiyatro Caddesi Doğu Anıtsal Kapısı olarak adlandırılan yapının, milattan sonra 2’nci yüzyılın sonu ile 3’üncü yüzyılın başlarında inşa edildiği değerlendiriliyor.
Kapının güneyinde yarım daire biçimindeki eksedra planlı bir çeşme ile teras üzerine kurulmuş iki ayrı mekân tespit edildi.
Anıtsal kapının yalnızca güvenlik veya geçiş amacı taşımadığı; heykeller, mimari süslemeler ve çeşmeyle birlikte kente gelenleri karşılayan görkemli bir giriş noktası olduğu düşünülüyor.
Aspendos kazılarında farklı dönemlere ait çok sayıda heykel ve mimari süsleme parçası ortaya çıkarıldı.
Bulunan eserler arasında şu mitolojik figürlere ait heykeller yer alıyor:
Hermes
Artemis
Aphrodite
Eros
Nemesis
Kazılarda ayrıca yapıların üst bölümlerini süsleyen geison-sima blokları, arşitrav parçaları ve çeşitli mimari elemanlar bulundu.
Heykellerin ve süslemelerin, Tiyatro Caddesi ile Doğu Meydanı’nın dini, sosyal ve törensel önemini gösterdiği değerlendiriliyor.
Doğu Meydanı’ndaki havuzlu yapının tabanında, Aspendos’un nehir tanrısını temsil eden Genç Eurymedon Mozaiği ortaya çıkarıldı.
Eurymedon, günümüzde Köprüçay olarak bilinen nehirle ilişkilendirilen mitolojik bir figür olarak kabul ediliyor.
Aspendos’un tarımsal üretimi, ulaşımı ve ticareti açısından büyük önem taşıyan nehir, antik kentte kutsal bir kimlik kazanmıştı.
Genç Eurymedon’u tasvir eden mozaik, kentin su kaynaklarıyla kurduğu ekonomik ve kültürel bağı göstermesi bakımından kazıların en önemli eserlerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Tiyatro Caddesi dışında sürdürülen kazılarda, İki Katlı Dükkânlar ve Stoa Kompleksi’nde bir Fenike sikkesi bulundu.
Kazılarda ayrıca antik dönemde parfüm, yağ veya değerli sıvıların saklanmasında kullanılan cam alabastron örneklerine ulaşıldı.
Fenike sikkesi ile cam eserlerin, Aspendos’un Suriye ve Filistin başta olmak üzere Doğu Akdeniz coğrafyasındaki ticaret merkezleriyle bağlantı kurduğunu gösterdiği belirtiliyor.
Buluntular, antik kentin yalnızca bölgesel bir yerleşim olmadığını; deniz aşırı ticaret ağlarına dâhil olan önemli bir ekonomik merkez olduğunu ortaya koyuyor.
Aspendos, antik dönemde Eurymedon Nehri sayesinde Akdeniz kıyılarıyla bağlantı kurabiliyordu.
Verimli toprakları, tarımsal üretimi, hayvancılığı ve ticaret yollarına yakınlığı kentin ekonomik açıdan gelişmesini sağladı.
Kazılarda bulunan yabancı sikkeler, cam eserler ve ticari yapılara ait kalıntılar, kentte farklı bölgelerden gelen ürünlerin alınıp satıldığını gösteriyor.
Aspendos’un özellikle Suriye-Filistin kıyıları ve Doğu Akdeniz limanlarıyla ticari ilişki içinde olduğu değerlendiriliyor.
Aspendos Antik Kenti’ndeki kazılar, Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Bilgin başkanlığında yürütülüyor.
2022 yılından bu yana devam eden çalışmalar, Kültür ve Turizm Bakanlığının Geleceğe Miras Projesi kapsamında hızlandırıldı.
Kazılarda yalnızca yeni yapıların ortaya çıkarılması değil; bulunan mimari eserlerin korunması, sağlamlaştırılması ve ziyaretçi güzergâhına dönüştürülmesi de amaçlanıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığının açıklamasına göre, kazı ve çevre düzenleme çalışmalarının tamamlandığı güzergahta ziyaretçiler antik tiyatrodan akropolise kadar yürüyebilecek.
Böylece Aspendos’u ziyaret edenler yalnızca dünyaca ünlü antik tiyatroyu değil; kentin caddelerini, dükkânlarını, fırınını, meydanlarını ve kamusal yapılarını da bir bütün olarak inceleme imkânı bulacak.
Yeni ziyaretçi güzergâhının, Aspendos’un turizm değerini artırması ve ziyaretçilerin antik kentte daha uzun zaman geçirmesini sağlaması bekleniyor.
Aspendos Antik Kenti, Antalya’nın Serik ilçesi sınırlarında, Köprüçay Nehri yakınında bulunuyor.
Antalya kent merkezine yaklaşık 45 kilometre, Serik ilçe merkezine ise yaklaşık 8 kilometre mesafede yer alıyor.
Antik kent, özellikle çok iyi korunmuş Roma tiyatrosu ve kilometrelerce uzanan su kemerleriyle tanınıyor.
Tiyatro Caddesi’nin ortaya çıkarılmasıyla birlikte Aspendos’un kent merkezi, sosyal yaşamı ve ticari yapıları da ziyaretçiler için daha görünür hale gelecek.
Aspendos Antik Tiyatrosu’nun milattan sonra 2’nci yüzyılda, Roma İmparatoru Marcus Aurelius döneminde inşa edildiği kabul ediliyor.
Yaklaşık 15–20 bin kişilik kapasiteye sahip olan yapı, dünyanın en iyi korunmuş Roma dönemi tiyatrolarından biri olarak biliniyor.
Tiyatro günümüzde de konserler, opera ve bale gösterileri ile çeşitli kültür etkinliklerinde kullanılıyor.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir