Aspendos’ta 2 Bin Yıllık Tiyatro Caddesi Gün Yüzüne Çıkarıld...
Aspendos’ta 2 Bin Yıllık Tiyat...
15:07Ordu’da Denize Girmek Yasaklandı: Yüksek Dalga Ve Rip Akıntı...
Ordu’da Denize Girmek Yasaklan...
15:01Antalya Serik’te Hortum Seraları Vurdu: 50 Dönüme Yakın Alan...
Antalya Serik’te Hortum Serala...
14:54Ankara’da Sağanak Sele Dönüştü: Araçlar Sürüklendi, Alt Geçi...
Ankara’da Sağanak Sele Dönüştü...
Denizli’nin Tavas ilçesindeki Kayaca Omurgalı Fosil Lokalitesi’nde 7 ila 9 milyon yıllık 700’den fazla fosile ulaşıldı. Kılıç dişli kedilerden fillere kadar hangi hayvanların izleri bulundu?
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 25.07.2026 - 14:17
Güncelleme: 25.07.2026 - 14:17
Denizli’nin Tavas ilçesindeki Kayaca Omurgalı Fosil Lokalitesi, Anadolu’nun milyonlarca yıl önceki canlı çeşitliliğini gün yüzüne çıkarıyor. Yaklaşık beş yıldır sürdürülen kazılarda 7 ila 9 milyon yıl öncesine ait 700’den fazla fosil bulundu.
Geç Miyosen dönemine tarihlenen alanda; kılıç dişli kediler, fillerin atasal formları, gergedanlar, zürafalar, üç parmaklı atlar, sırtlanlar, ceylanlar, oklu kirpiler, kuşlar ve sürüngenlere ait kalıntılar tespit edildi.
Kazılara bilimsel danışmanlık yapan Doç. Dr. Ahmet İhsan Aytek, alanın özellikle etçil hayvanlar ve kolay fosilleşmeyen kuş kemikleri bakımından dünya ortalamalarının üzerinde bir zenginliğe sahip olduğunu belirtti.
Kayaca Omurgalı Fosil Lokalitesi’ndeki buluntuların yaklaşık 7 ila 9 milyon yıl öncesine, başka bir ifadeyle Geç Miyosen dönemine ait olduğu değerlendiriliyor.
Bu dönem, günümüzde Anadolu’da görülmeyen çok sayıda büyük memelinin bölgede yaşadığı bir zaman dilimini temsil ediyor. Kayaca’da bulunan hayvan çeşitliliği, Denizli ve çevresinde milyonlarca yıl önce hem açık alanların hem de ağaçlık bölgelerin bulunduğunu düşündürüyor.
Sahadaki çalışmalar, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Denizli Müze Müdürlüğü başkanlığında ve Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet İhsan Aytek’in bilimsel danışmanlığında yürütülüyor.
Kazı alanında bugüne kadar farklı büyüklüklerde yüzlerce kemik, diş, çene ve kafatası parçası ortaya çıkarıldı.
Tespit edilen hayvan grupları arasında şunlar bulunuyor:
Kılıç dişli kediler, fillerin atasal türleri, gergedanlar, zürafalar, üç parmaklı atlar, sırtlanlar, boynuzlugiller, ceylanlar, oklu kirpiler, karıncayiyenler, kuşlar ve varan türü sürüngenler.
2025 kazı sezonu sonunda alanda belirlenen kesin fosil türü sayısı 27’ye ulaşmıştı. Yeni kuş ve sürüngen kalıntıları üzerinde sürdürülen çalışmalarla bu sayının daha da artabileceği belirtilmişti.
Kayaca’da ortaya çıkarılan en dikkat çekici buluntulardan biri, bir kılıç dişli kediye ait kafatası ve çene kalıntıları oldu.
Kazı ekibinin ilk değerlendirmelerine göre bu kalıntı, ilgili türün dünyada bilinen en iyi korunmuş örneklerinden biri olabilir. Fosilin dişleri ve alt çenesinin önemli bölümlerinin korunmuş olması, türün kesin olarak sınıflandırılması bakımından bilim insanlarına değerli veriler sunuyor.
Kılıç dişli kediler tek bir hayvan türünün değil, uzun ve keskin köpek dişleriyle tanınan farklı tarih öncesi etçil grupların ortak adı olarak kullanılıyor. Kayaca örneğinin hangi türe ait olduğu, ayrıntılı anatomik karşılaştırmalar ve laboratuvar çalışmaları tamamlandıktan sonra kesinleşecek.
Kazı alanındaki bir başka önemli gelişme, fillerin atasal formlarından birine ait olduğu değerlendirilen fosilin ortaya çıkarılması oldu.
Doç. Dr. Ahmet İhsan Aytek’in açıklamasına göre aynı hayvan grubunun Türkiye’deki ilk örneği Denizli’nin Beyağaç ilçesindeki yüzey araştırmalarında, ikinci örneği ise Sivas’ta bulunmuştu. Kayaca’daki yeni kalıntının Türkiye’de tespit edilen üçüncü örnek olduğu belirtildi.
Fosilin türünün ve yaşının kesinleştirilebilmesi için temizleme, koruma ve karşılaştırmalı inceleme çalışmalarının tamamlanması gerekiyor.
Kayaca’daki fosiller arasında günümüz atlarının tarih öncesi akrabaları olarak kabul edilen üç parmaklı atlara ait kalıntılar da bulunuyor.
Bu hayvanlar, günümüzdeki tek tırnaklı atlardan farklı olarak ayaklarında üç parmak taşıyordu. Fosiller, atların evrimsel gelişiminin ve farklı çevre şartlarına uyum sağlama süreçlerinin anlaşılmasına katkı sunuyor.
Kayaca’da atlarla birlikte zürafa, gergedan ve farklı boynuzlu hayvan fosillerinin bulunması, bölgenin geçmişte zengin bir otçul hayvan topluluğuna ev sahipliği yaptığını gösteriyor.
Kuşların kemikleri uçmalarını kolaylaştıracak biçimde ince ve hafif bir yapıya sahip. Bu nedenle kuş kemikleri, büyük memelilerin kemiklerine kıyasla daha kolay parçalanıyor ve fosilleşmeden önce yok olabiliyor.
Kayaca’da çok sayıda kuş fosiline rastlanması, alanın olağanüstü korunma koşullarına sahip olduğunu gösteriyor. Önceki çalışmalarda iki farklı kuş türü belirlenirken, yeni buluntuların daha önce bilinmeyen bir veya iki türün varlığına işaret edebileceği açıklanmıştı.
Bu fosiller yalnızca hayvan çeşitliliğini değil, bölgenin geçmişteki iklimi, bitki örtüsü ve su kaynakları hakkında da bilgi sağlayabilir.
Kayaca’yı bilim dünyası açısından özel kılan özelliklerden biri de etçil hayvan fosillerinin yüksek oranı.
Doç. Dr. Aytek, benzer fosil alanlarında etçil hayvan kalıntılarının genellikle toplam buluntuların yaklaşık yüzde 2’sini oluşturduğunu, Kayaca’da ise bu oranın yaklaşık yüzde 10’a ulaştığını söyledi.
Kılıç dişli kediler ve sırtlanlar gibi yırtıcıların yüksek oranda bulunması, bölgedeki besin zincirinin ve ekolojik dengenin yeniden oluşturulmasına yardımcı olabilir. Ancak bu oranların kazıların ilerlemesiyle birlikte değişebileceği ve nihai değerlendirmelerin bütün buluntular incelendikten sonra yapılacağı unutulmamalı.
Araştırmacıların değerlendirmesine göre milyonlarca yıl önce bölgede meydana gelen büyük taşkınlar, hayvan kalıntılarını sürükleyerek belirli alanlarda biriktirdi.
Kalıntıların üzeri daha sonra kil tabakasıyla kaplandı. Günümüzde fosillerin temizlenmesini zorlaştıran bu kil, aynı zamanda kemiklerin dış etkenlerden korunmasını sağladı.
Bu doğal süreç sayesinde büyük memelilerin kemiklerinin yanı sıra son derece kırılgan kuş fosilleri de günümüze ulaşabildi.
Fosillerin hassas yapısı nedeniyle kazı alanında ağır iş makineleri kullanılmıyor. Çalışmalar, eğitimli öğrenciler ve bilim insanları tarafından küçük el aletleriyle, kontrollü biçimde yürütülüyor.
Toprak ve kaya tabakası içindeki fosiller öncelikle küçük aletler ve fırçalarla çevresindeki malzemeden ayrılıyor. Kemiklerin kırılma ihtimali bulunduğunda koruyucu kimyasal maddeler kullanılabiliyor.
Buluntular kazı alanından çıkarıldıktan sonra şu aşamalardan geçiyor:
Temizleme, sağlamlaştırma, konservasyon, kataloglama, anatomik tanımlama ve diğer fosil örnekleriyle karşılaştırma.
Özellikle dişler, hayvanın hangi cinse veya türe ait olduğunun belirlenmesinde kritik önem taşıyor. Dişlerin yapısı aynı zamanda hayvanın beslenme biçimi ve yaşadığı çevre hakkında ipuçları verebiliyor.
Kazı alanında suyla eleme yöntemi de kullanılıyor. Bu yöntemle büyük kazılarda gözden kaçabilecek küçük hayvan kalıntıları, bitki parçaları ve çevresel örnekler ayrıştırılabiliyor.
Doç. Dr. Ahmet İhsan Aytek, Türkiye’de devam eden sekiz fosil kazısı içinde Kayaca’nın bir Türk araştırma ekibi tarafından keşfedilen tek lokalite olduğunu açıkladı.
Diğer önemli fosil alanlarının büyük bölümünün 1970’li yıllarda gerçekleştirilen Türk-Alman maden araştırmaları sırasında tespit edildiğini belirten Aytek, Kayaca’nın 2017 ile 2021 yılları arasında yürütülen yüzey araştırmaları sonucunda belirlendiğini söyledi.
Bölgedeki sistemli kazılar ise 2022 yılında başladı. Kayaca böylece Türkiye’deki en genç fosil kazılarından biri oldu.
Kayaca’da belirlenen ilk omurgalı fosil topluluğu, uluslararası hakemli bilimsel dergide yayımlanan bir araştırmayla bilim dünyasına tanıtıldı.
Araştırmada Kayaca’nın, Asya ile Avrupa arasındaki hayvan hareketlerinin ve Doğu Akdeniz çevresindeki Geç Miyosen ekosistemlerinin anlaşılması açısından önemli bir konumda bulunduğu belirtildi.
Bilimsel çalışma, lokalitenin yalnızca Türkiye için değil; canlıların kıtalar arasındaki dağılımı, geçmiş çevre koşulları ve memeli türlerinin evrimi açısından da değerli olduğunu ortaya koyuyor.
Kayaca kazılarında ortaya çıkarılan ve bilimsel incelemeleri tamamlanan bazı fosillerin Denizli Kent Müzesi’nde sergilenmeye başladığı açıklandı.
Denizli Kent Müzesi’nin erken dönem kent tarihi salonunda Denizli insanı, fosiller, İlk Çağ, Roma ve Bizans dönemlerine ilişkin eserler yer alıyor. Müze, toplam dokuz sergi salonundan oluşuyor.
Kazıdan yeni çıkarılan bütün fosillerin hemen sergilenmesi mümkün değil. Buluntuların önce temizlenmesi, türlerinin belirlenmesi ve korunmaya uygun hâle getirilmesi gerekiyor.
Denizli Büyükşehir Belediyesi ile ilgili kurumlar arasında 2025 yılında imzalanan ve 2027’ye kadar sürmesi planlanan protokol kapsamında kentteki arkeolojik ve paleontolojik kazılara destek sağlanıyor.
Laodikeia, Tripolis, Kale Tabea, Kolossai ve Attouda antik kentleriyle birlikte Kayaca Omurgalı Fosil Lokalitesi’nin de aralarında bulunduğu 10 kazı alanına 2026 yılı için toplam 9 milyon 200 bin lira destek ayrıldığı açıklandı.
Kayaca’daki çalışmalar zaman zaman arkeolojik keşif olarak adlandırılsa da alan esas olarak bir paleontolojik kazı alanı.
Arkeoloji, geçmişte yaşayan insanların oluşturduğu yapıları, araçları ve kültürel kalıntıları inceler. Paleontoloji ise insanlardan çok daha önce yaşamış hayvanların, bitkilerin ve diğer canlıların fosillerini araştırır.
Kayaca’daki kemikler insan yapımı eserler değil, milyonlarca yıl önce yaşamış hayvanların doğal yollarla korunmuş kalıntıları olduğu için çalışmaların temel alanı paleontolojidir.
Kayaca’da bulunan fosiller, milyonlarca yıl önce Güneybatı Anadolu’daki yaşamı yeniden canlandırabilecek bir veri arşivi oluşturuyor.
Araştırmacılar bu kalıntılardan yararlanarak şu sorulara yanıt arayabilir:
Bölgede hangi hayvanlar yaşıyordu? İklim sıcak mıydı? Ağaçlık ve açık alanlar nasıl dağılmıştı? Hayvanlar Asya ile Avrupa arasında hangi yolları kullanıyordu? Büyük memeliler hangi çevresel değişikliklerden etkilendi?
Yeni türlerin belirlenmesi ve fosillerin ayrıntılı olarak tarihlendirilmesi, Anadolu’nun geçmişte kıtalar arasındaki bir geçiş noktası olarak üstlendiği rolü daha iyi anlamamızı sağlayabilir.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir