Hobi Bahçeleri Yıkılacak mı? Meclis Kararı Sonrası Eski ve Y...
Hobi Bahçeleri Yıkılacak mı? M...
06:0011 Haziran Perşembe Türkiye Deprem ve Afet Günlüğü: Adana’da...
11 Haziran Perşembe Türkiye De...
03:50Sadece Anadolu’da Yetişen Nadir Türler Dünya Botanik Mirası...
Sadece Anadolu’da Yetişen Nadi...
03:26Dünyanın Büyük Ormanları ve Türkiye’nin Orman Ekosistemleri...
Dünyanın Büyük Ormanları ve Tü...
Her mevsimin kendine özgü bir güzelliği var. Ben her mevsimi dolu dolu yaşamayı sevenlerdenim. Kışın karı, baharın yağmuru, yazın güneşi, sonbaharın rüzgârı; hepsi bir nimet, hepsi de insan hayatında önemli bir yer tutan, Yaratıcı'nın rahmet döngüleri. Mevsimine göre hareket etmek, hayatımızı ona göre düzenlemek ve doğanın doğal akışına uymak, kısa olan insan ömrünün daha dertsiz yaşanması, yaşanılan hayattan keyif alınması demektir.
Bahar, doğanın yeniden canlandığı, hayatın her köşesinde tazelenmenin hissedildiği büyülü bir mevsimdir. Kışın soğuk ve karlı günlerinin ardından gelen bahar, hem doğada hem de insanlarda bir uyanışı simgeler. Ağaçlar çiçek açar, çimenler yeşerir ve kuşlar yeniden cıvıl cıvıl ötmeye başlar. Oluşan yeni renk cümbüşüyle gözlerimiz bayram eder. Çiçeklerin açılmasıyla birlikte etrafa yayılan hoş kokular böcekleri, hayvanları ve insanları coşturur. Baharla birlikte başlar benim bahçe maceram; ağaçların budanması, yabani otların bahçeyi basmaması için toprağın sürülmesi, bostan dediğimiz sebzeliklerin hazırlanması, tohumların ekilmesi, fidelerin dikilmesi, düzenli sulama sisteminin kurulması, doğal gübrelemenin ihmal edilmemesi gibi birçok işin yapıldığı mevsimdir bahar.
Yaz aylarının başlamasıyla ekip diktikleriniz büyümeye, kendini göstermeye başlarlar. Alacağınız mahsulden ziyade onların büyümesidir sizi etkileyen. Dalından koparacağınız bir biber veya salatalık tüm yorgunluklarınızın ilacıdır. Her gün biraz daha serpilip gelişen bitkiler, size doğanın mucizesini hatırlatır. Güneşin sıcaklığı altında, ter dökerek yaptığınız bahçe işleri, ruhunuzu dinlendirir ve size huzur verir. Bahçenizdeki bu küçük ama anlamlı başarılar, yazın en güzel anlarını oluşturur. Akşam serinliğinde bahçenizde oturup emeğinizin meyvelerini izlemek, tüm çabalarınıza değdiğini hissettirir.
Bir sabah erkenden kalkıp bahçeye adım attığınızda, ilk hissettiğiniz şey toprağın o huzur verici kokusudur. Ellerinizle toprağı kazdığınızda, yabani otları yolduğunuzda hem kendi gücünüzü hem de bitki köklerine verdiğiniz destek gücünü hissedersiniz. Bahçenizde domatesler kızarırken, biberler renk değiştirirken, doğanın döngüsüne tanık olmak müthiş bir duygu. Her gün biraz daha büyüyen bitkiler, size sabrın ve emeğin karşılığını gösterir. Sabah çiyleriyle parlayan yapraklar ve meyveler, günün ilk ışıklarıyla birlikte bahçenizi adeta bir cennete dönüştürür. Bu doğal güzellik, hayatın telaşından uzaklaşmanızı ve huzur bulmanızı sağlar.
Atalarımız gibi toprak fethedemeyeceğimize göre, elimizdeki toprağın kıymetini bilmek zorundayız. Dünyada doğal dengenin bozulması insanoğlu eliyle her geçen gün artıyor. "Elden gelen öğün olmaz, o da zamanında bulunmaz" diyen büyüklerimiz: "Bir evleğin (yaklaşık 250m²) verdiğini bir devlet veremez." demişler. Toprağı işlemeyi, ondan ürün almayı yeni nesile mutlaka öğretmeliyiz. Elimizde var olana sahip çıkacağız, olmayana da vermesi için Allah'a dua edeceğiz. Nimeti veren Allah'a ve O'nun lütuflarına ne kadar şükretsek azdır. Her bir güzellik ve bereket, O'nun sonsuz merhametinin bir yansımasıdır. Bu cömertlik karşısında, sadece teşekkür etmekle kalmayıp, nimetleri en iyi şekilde değerlendirip başkalarına da faydalı olmalıyız.
09.06.2026 - 18:47
24.05.2026 - 23:26
22.04.2026 - 22:46
05.04.2026 - 00:38
22.01.2026 - 19:48
15.12.2025 - 20:54
06.12.2025 - 12:44
21.07.2025 - 00:37
22.05.2025 - 22:55
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir