Dünya Çevre Günü 2026: Gezegen Alarm Veriyor, Türkiye COP31’...
Dünya Çevre Günü 2026: Gezegen...
01:04SKD Türkiye ve Endeavor Türkiye’den Sürdürülebilirlik Hamles...
SKD Türkiye ve Endeavor Türkiy...
00:54Tradist’ten Sürdürülebilir Yaşam Çağrısı: Çevre Dostu Ürünle...
Tradist’ten Sürdürülebilir Yaş...
00:37Elazığ Depremi Dikkat Çekti: Türkiye Genelinde Son 24 Saatin...
Elazığ Depremi Dikkat Çekti: T...
Türetim Ekonomisi Derneği’nin 5 yıllık İklim Programı raporuna göre Türkiye’de iklim krizi için 3 milyona yakın imza toplandı. COP31 öncesi toplumsal talep güçleniyor.
Sümeyye Bilici
EDİTÖR
Giriş: 27.02.2026 - 15:40
Güncelleme: 27.02.2026 - 15:40
Türetim Ekonomisi Derneği’nin Change.org platformu üzerinden yürüttüğü İklim Programı, 2021–2025 dönemine ait 5 yıllık değerlendirme raporunu yayımladı. Rapora göre Türkiye’de son beş yılda iklim krizine karşı 550’den fazla kampanya başlatıldı ve yaklaşık 3 milyon imza toplandı.
2026 yılında Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı) öncesinde açıklanan rapor, sivil toplumun ve vatandaşların iklim politikaları üzerindeki etkisini bir kez daha ortaya koydu.
27 Şubat 2026 tarihli rapora göre program süresince:
550 yeni kampanya başlatıldı ve toplam 2,7 milyon imza toplandı.
46 kampanya, yerel yönetimler ve üniversitelerde politika değişiklikleri, yenilenebilir enerji uygulamaları ve afet yönetimi alanlarında somut etki yarattı.
Karar vericilerle yapılan 132 görüşme ve 28 imza teslimi ile toplumsal talepler doğrudan politika süreçlerine taşındı.
700’den fazla kişi, 50’den fazla eğitimle kampanyacılık, savunuculuk ve iklim iletişimi konularında güçlendirildi.
İletişim çalışmaları sayesinde 81 milyondan fazla kişiye ulaşıldı.
Bilim insanlarının 1,5°C hedefinin risk altında olduğuna dikkat çektiği bir dönemde, toplumun iklim adaleti taleplerinin giderek güçlendiği görülüyor.
Beş yıl boyunca bakanlıklar, milletvekilleri ve belediye başkanlarıyla 100’den fazla doğrudan görüşme gerçekleştirildi. Bu temaslar; kömürden çıkış, adil dönüşüm, yerel ekoloji mücadeleleri ve gençlerin gelecek hakkı gibi başlıklarda politika değişikliklerini tetikledi.
Toplumsal taleplerin karar alma mekanizmalarına taşınması, iklim krizine karşı daha şeffaf ve katılımcı bir sürecin gerekliliğini ortaya koydu.
2023’ten bu yana yürütülen Değişim Elçileri Programı, gençlerin ve kadınların iklim mücadelesine aktif katılımını destekledi.
Program kapsamında:
88 katılımcı eğitim aldı,
24 yeni kampanya başlatıldı,
100 binden fazla imza toplandı.
Bu çalışmalar, yerel çevre taleplerinin görünür olmasına ve tabandan güçlenen bir iklim hareketinin oluşmasına katkı sundu.
Raporda, Türkiye’nin 2026’da COP31’e ev sahipliği yapacak olmasının önemli bir dönüm noktası olduğu vurgulanıyor.
Türetim Ekonomisi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Uygar Özesmi ve İklim Programı Yöneticisi Yaz Güvendi, Birleşmiş Milletler’in Ulusal Katkı Beyanı (NDC) Sentez Raporu’na dikkat çekerek mevcut planların 1,5°C hedefiyle uyumlu olmadığını belirtiyor.
Türkiye’nin güncellediği ulusal katkı beyanının da bilimsel gerekliliklerin gerisinde kaldığı yönündeki eleştiriler hatırlatılarak, COP31’in daha iddialı hedefler, şeffaf politikalar ve adil dönüşüm için önemli bir fırsat sunduğu ifade ediliyor.
Türetim Ekonomisi Derneği, İklim Programı’nı artık Eko Alan adıyla sürdüreceğini duyurdu.
Program Yöneticisi Yaz Güvendi’ye göre Eko Alan; çevre ve iklim politikalarını izleyen, yerel mücadeleleri görünür kılan ve savunuculuk çalışmalarını güçlendiren ortak bir dayanışma alanı olarak konumlanıyor. Amaç; kampanyacılık desteği sunmak, aktörler arası iş birliğini artırmak ve hem dijital hem sahada etkiyi büyütmek.
Eko Alan, insanlar, hayvanlar ve tüm canlılar için daha adil, yaşanabilir ve sürdürülebilir bir dünya hedefiyle çalışmalarını sürdürecek.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir