Para Piyasası modülü kapalı
x

Son Dakika Haber Gönder Video Yazarlar Künye İletişim

Paylaş

NSosyal

Güvenli Kentlerin Anahtarı: Kentsel Dönüşüm ve Zemin Gerçeği

Türkiye’de deprem riski kentsel dönüşümün önemini artırıyor. Uzmanlar, İzmir’de zemin yapısı ve eski yapı stoğu nedeniyle deprem riskinin yüksek olduğuna dikkat çekiyor.

Sümeyye Bilici Sümeyye Bilici EDİTÖR Giriş: 24.04.2026 - 23:00 Güncelleme: 24.04.2026 - 23:00
Güvenli Kentlerin Anahtarı: Kentsel Dönüşüm ve Zemin Gerçeği

Türkiye, Alp-Himalaya deprem kuşağı üzerinde yer alması nedeniyle yüksek deprem riski taşıyan ülkeler arasında bulunuyor. Ülke topraklarının yaklaşık yüzde 92’sinin deprem tehlikesi altında olduğu, nüfusun büyük bölümünün ise aktif fay hatlarına yakın bölgelerde yaşadığı biliniyor. Uzmanlar, yaşanan büyük depremlerin ardından kentsel dönüşümün hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Son 25 yılda meydana gelen Marmara, Van, Elazığ ve Kahramanmaraş depremleri, can kayıplarının temel nedeninin dayanıksız yapılar olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Bu durum, afet yönetiminde risk azaltma ve yapı güvenliğinin öncelikli olması gerektiğini gösteriyor.

Tanyer Yapı Zemin Grubu Koordinatörü İnşaat Yüksek Mühendisi Batuhan Tozburun, İzmir’in aktif fay hatları üzerinde yer alan yüksek riskli bir şehir olduğuna işaret ederek, “İzmir; deniz içi ve kara faylarının çevrelediği aktif bir deprem havzasında bulunuyor. Yumuşak alüvyon zemin yapısı, aktif faylara yakınlık ve eski yapı stoğu kentteki deprem riskini artırıyor” dedi.

Özellikle Bayraklı, Konak, Bornova, Karşıyaka ve Buca gibi yoğun yerleşim bölgelerinde zemin özellikleri ile yapı yoğunluğunun birleşmesinin kırılganlığı artırdığını belirten Tozburun, 30 Ekim 2020 İzmir depreminin önemli bir uyarı niteliğinde olduğunu vurguladı.

Samos açıklarında meydana gelen 7.0 büyüklüğündeki depremin İzmir’de ciddi hasara yol açtığını hatırlatan Tozburun, “Yerel zemin etkileri deprem dalgalarını büyüttü, eski yapılar daha fazla zarar gördü ve orta katlı binalarda rezonans etkisi oluştu. Aynı bölgede farklı temel sistemlerine sahip yapıların farklı performans göstermesi, zemin-yapı etkileşiminin önemini ortaya koydu” ifadelerini kullandı.

Bilimsel çalışmaların İzmir için orta-yüksek deprem olasılığına işaret ettiğini belirten Tozburun, kentsel dönüşümün artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu söyledi. Tozburun, “Depremi engellemek mümkün değil ancak doğru planlama, güçlü zemin mühendisliği ve kararlı dönüşüm politikalarıyla kayıpları azaltabiliriz” dedi.

İzmir’de kentsel dönüşüm çalışmalarının yetersiz kaldığına dikkat çeken Tozburun, mevcut dönüşüm oranının yaklaşık yüzde 10 seviyesinde olduğunu belirtti. Vatandaşların bilinçlenmesi ve kamu otoritelerinin hızlı adımlar atmasının önemine vurgu yaptı.

Tanyer Yapı Zemin Grubu’nun sektördeki çalışmalarına da değinen Tozburun, yaklaşık 200 kişilik uzman kadro ve geniş makine parkıyla hizmet verdiklerini ifade etti. Fore kazık, jet grout, ankraj, baret kazık ve diyafram duvar gibi zemin iyileştirme uygulamalarını eş zamanlı gerçekleştirdiklerini belirtti.

Ege Bölgesi’nin ardından İstanbul’da da faaliyet göstermeye başladıklarını aktaran Tozburun, anahtar teslim zemin mühendisliği hizmeti sunduklarını kaydetti. İzmir’de yeni projelerin sürdüğünü ve Bayraklı bölgesinde yeni şantiyelerin yakında başlayacağını sözlerine ekledi.

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:



Anasayfa Kategoriler YOUTUBE
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !