Yılın En Güçlü Tayfunu Çin’i Vurdu: 800 Binden Fazla Kişi Ta...
Yılın En Güçlü Tayfunu Çin’i V...
13:44“Süper El Niño” Alarmı: Kuraklık, Gıda Krizi Ve Kitlesel Göç...
“Süper El Niño” Alarmı: Kurakl...
13:39Çanakkale’de 86 Bin Yıllık Yaşamın İzleri: İnkaya Mağarası’n...
Çanakkale’de 86 Bin Yıllık Yaş...
13:34Fransa Yangınlarında Felaket Büyüdü: Bordeaux Çevresinde 220...
Fransa Yangınlarında Felaket B...
Afrika Kalkınma Bankası, güçlenen El Niño’nun Afrika’da 10–20 milyar dolarlık kayıp, gıda ve su krizi ile kitlesel göçe yol açabileceğini açıkladı.
Nizamettin Bilici
EDİTÖR
Giriş: 26.07.2026 - 13:44
Güncelleme: 26.07.2026 - 13:44
Pasifik Okyanusu’ndaki hızlı ısınmanın güçlü bir El Niño olayına dönüşmesi, Afrika için yeni bir insani ve ekonomik kriz tehlikesini gündeme getirdi. Afrika Kalkınma Bankasının iklim yetkilisi Anthony Nyong, aşırı hava olaylarının kıta genelinde 10 ila 20 milyar dolarlık kayba, gıda ve su krizine ve ağır biçimde etkilenen bölgelerden kitlesel göçe yol açabileceği uyarısında bulundu.
Dünya Meteoroloji Örgütünün güncel mevsimsel tahminleri, 2026 El Niño olayının hızlı biçimde güçlendiğini gösteriyor. Temmuz–Eylül dönemine ilişkin çoklu model tahmininde Pasifik’teki sıcaklık farkının mevsim ortalamasında yaklaşık 2 dereceye ulaşabileceği ve güçlenmenin sonbaharda da devam edebileceği belirtildi.
Afrika Kalkınma Bankası İklim Değişikliği ve Yeşil Büyüme Direktörü Anthony Nyong’a göre yaklaşan El Niño, en fazla etkilenen Afrika ülkelerinin gayrisafi yurt içi hasılasında ortalama yüzde 1 ila yüzde 2’lik düşüşe neden olabilir.
Bu oran kıta genelinde değerlendirildiğinde toplam ekonomik kaybın 10 milyar ile 20 milyar dolar arasında gerçekleşebileceği tahmin ediliyor. Hesaplamanın ülke ülke kesinleşmiş bir zarar bilançosu değil, El Niño’nun muhtemel etkilerine dayanan güncel bir risk tahmini olduğu özellikle belirtiliyor.
Beklenen zarar yalnızca tarımsal üretimle sınırlı değil. Sellerin ve fırtınaların yolları, köprüleri, enerji hatlarını ve diğer altyapıyı tahrip etmesi; ülkelerin sağlık, eğitim ve kalkınma bütçelerini afet harcamalarına yöneltmesine neden olabilir. Bankacılık sistemleri de zarar gören projelere verilen kredilerin geri ödenememesi nedeniyle baskı altında kalabilir.
“Süper El Niño” resmî ve standart bir meteorolojik sınıflandırma değil. Çok güçlü El Niño olaylarını kamuoyuna anlatmak için kullanılan yaygın bir ifade niteliği taşıyor.
Dünya Meteoroloji Örgütünün açıklamasında olay, şimdilik güçlü El Niño olarak tanımlanıyor. Modeller yüksek güvenle hızlı bir gelişmeye işaret etse de olayın nihai şiddeti ve etkileri, Pasifik’teki okyanus sıcaklıklarının yanı sıra atmosferik dolaşımın önümüzdeki aylardaki davranışına bağlı olacak.
Bu nedenle “tarihin en güçlüsü olacak” şeklindeki kesin ifadeler yerine, mevcut eğilim devam ederse kayıtlardaki en güçlü El Niño olaylarından birinin yaşanabileceği değerlendirmesi daha doğru kabul ediliyor.
El Niño, Afrika’nın tamamında aynı hava koşullarını oluşturmuyor. Bazı bölgelerde uzun süreli kuraklığa ve yağışların kesilmesine yol açarken başka bölgelerde aşırı yağış, sel ve şiddetli fırtına riskini artırabiliyor.
2023–2024 El Niño döneminde Güney Afrika ülkelerinde ciddi kuraklık ve ürün kayıpları yaşanırken Doğu Afrika’nın bazı kesimleri ağır yağışlar ve sellerle karşılaşmıştı. Malawi, Zambiya ve Zimbabve’de yağışların yetersiz kalması tarımsal üretimi düşürmüş ve ulusal acil durum kararlarının alınmasına neden olmuştu.
Dünya Gıda Programı, söz konusu dönemde Angola’dan Zimbabve’ye kadar geniş bir alanda mısır üretiminin zarar gördüğünü, gıda stoklarının azaldığını ve fiyatların yükseldiğini bildirmişti. En ağır etkilenen ülkelerde yaklaşık 5 milyon kişinin yardıma ihtiyaç duyduğu açıklanmıştı.
Afrika Kalkınma Bankasının değerlendirmesine göre yaklaşan El Niño’nun kıtanın temel besin ürünlerinden biri olan mısırın fiyatını iki katına çıkarma riski bulunuyor.
Afrika’daki birçok küçük çiftçinin sulama sistemleri yerine yağmura bağlı üretim yapması, düzensiz yağış karşısındaki kırılganlığı artırıyor. Ekim döneminde yağışların gecikmesi veya tamamen kesilmesi, tek bir tarım sezonunda hem üreticilerin gelir kaybına hem de şehirlerdeki gıda fiyatlarının hızla yükselmesine neden olabiliyor.
Afrika Kalkınma Bankası, çiftçilerin 2026 yılı içinde yaklaşık 327 milyon dolarlık tarımsal gelir kaybıyla karşılaşabileceğini değerlendiriyor. Deniz sıcaklıkları ve fırtınalar nedeniyle balıkçılık verimliliğinin de yüzde 1 ila yüzde 4 arasında düşebileceği öngörülüyor.
Uzun süreli kuraklık yalnızca ekili alanları etkilemiyor. Nehirlerin, göletlerin ve yer altı su kaynaklarının zayıflaması; içme suyu teminini, hayvancılığı ve hidroelektrik üretimini aynı anda baskı altına alabiliyor.
Önceki El Niño döneminde Güney Afrika’daki meraların kuruması nedeniyle çok sayıda çiftçi hayvanlarını kaybetmiş, kırsal topluluklar su ve yiyecek bulabilmek için daha uzun mesafeler katetmek zorunda kalmıştı. Dünya Gıda Programı, sulama altyapısı yetersiz kaldığında tarım sigortası gibi önlemlerin bile bu ölçekteki bir kuraklık karşısında etkisizleşebildiğine dikkat çekmişti.
Afrika Kalkınma Bankası; Sudan, Güney Sudan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Somali, Mali, Burundi ve Nijerya’yı ağır etkilerle karşılaşabilecek ülkeler arasında gösteriyor.
Bu ülkelerin bir bölümünde çatışma, yoksulluk, gıda güvensizliği ve zorunlu yerinden edilme sorunları hâlihazırda devam ediyor. Yeni bir kuraklık veya sel dalgasının su ve otlaklar üzerindeki rekabeti artırması, kırsal bölgelerden şehirlere ve komşu ülkelere doğru yeni nüfus hareketlerini tetikleyebilir.
Göç uyarısı, kaç kişinin veya hangi güzergâhların etkileneceğine ilişkin kesin bir tahmin anlamına gelmiyor. Ancak ürünlerin kaybedilmesi, hayvanların ölmesi ve içme suyuna erişimin zorlaşması durumunda insanların geçimlerini sürdürebilmek için yaşadıkları bölgelerden ayrılabileceği değerlendiriliyor.
Afrika Kalkınma Bankası, kıtanın önümüzdeki 12 aylık iklim uyum finansmanı ihtiyacının daha önce yaklaşık 50 milyar dolar düzeyinde hesaplandığını belirtiyor.
El Niño’nun beklenen şiddeti nedeniyle ihtiyaç duyulan toplam kaynağın 100 milyar dolara kadar çıkabileceği tahmin ediliyor. Bu kaynakların erken uyarı sistemleri, kuraklığa dayanıklı tarım, sulama altyapıları, sel önleme çalışmaları ve zarar görebilecek projelerin yeniden yapılandırılması için kullanılması planlanıyor.
Afrika Kalkınma Bankası, eylül ayında kurum genelinde düzenlenecek toplantıda El Niño’nun mevcut ve planlanan yatırımlara etkisini inceleyecek. Ülkelerin Yeşil İklim Fonu ve diğer uluslararası finansman mekanizmalarından yararlanabilmesi için destek sağlanması da gündemde bulunuyor.
Afrika için açıklanan kuraklık ve göç tahminleri, Türkiye’de aynı koşulların kesinlikle yaşanacağı anlamına gelmiyor. El Niño’nun etkisi bölgeden bölgeye değişiyor ve Türkiye için yağış, sıcaklık veya kuraklık tahmini yapılabilmesi için bölgesel mevsim modellerinin ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.
Bununla birlikte Afrika’da tarımsal üretimin ciddi biçimde azalması; mısır ve diğer gıda ürünlerinin uluslararası fiyatlarını, hayvan yemi maliyetlerini, deniz taşımacılığını ve küresel gıda tedarik zincirini etkileyebilir. Bu nedenle olayın Türkiye açısından dolaylı ekonomik ve insani sonuçları da yakından izlenecek.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31, 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek. Konferansta iklim değişikliğine uyum, erken uyarı sistemleri, iklim finansmanı ve kayıp-zarar mekanizmalarının ana gündemler arasında yer alması bekleniyor.
Afrika’da beklenen El Niño etkilerinin konferans öncesinde ağırlaşması durumunda, gelişmekte olan ülkelerin afetlere hazırlık ve uyum finansmanı talepleri daha güçlü biçimde gündeme gelebilir.
Dünya Meteoroloji Örgütünün güncel modellemeleri, 2026 yazında güçlü bir El Niño olayının hızla geliştiğine işaret ediyor. Ancak olayın kamuoyunda kullanılan “süper” seviyeye ulaşıp ulaşmayacağı henüz kesinleşmiş değil.
Afrika Kalkınma Bankasının başlıca risk tahminleri şöyle:
Ekonomik kayıp 10–20 milyar dolara ulaşabilir.
Ağır etkilenen ülkelerin ekonomileri yüzde 1–2 küçülebilir.
Mısır fiyatı iki katına çıkabilir.
Tarımsal gelir kaybı yaklaşık 327 milyon doları bulabilir.
Balıkçılık verimliliği yüzde 1–4 azalabilir.
Gıda ve su sıkıntısı kitlesel göç hareketlerini tetikleyebilir.
Tahminlerin gerçekleşme düzeyi; El Niño’nun sonbahar ve kış aylarında ulaşacağı güç, yağışların bölgesel dağılımı ve ülkelerin afet öncesinde alacağı önlemlere bağlı olacak.
Doğayı Dinle Haber Merkezi
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir