Bakan Şimşek Açıkladı: Turizm Geliri 65,6 Milyar Dolara Ulaş...
Bakan Şimşek Açıkladı: Turizm...
18:11Türkiye’nin Enerji Faturası Geriledi: İlk Çeyrekte Yüzde 14...
Türkiye’nin Enerji Faturası Ge...
18:11Turizmde Dev Yatırım Rehberi: 2026 Tahsis Haritası ve En Kâr...
Turizmde Dev Yatırım Rehberi:...
18:05Bakan Kurum’dan Kritik Enerji Mesajı: Temiz Enerjiye Geçiş H...
Bakan Kurum’dan Kritik Enerji...
Bir çocuğun gözünün içine bakınca artık şunu daha sık görüyorsun:
Dikkat dağınıklığı değil…
Yaramazlık değil…
Bir boşluk.
Bu boşluk öyle sıradan bir boşluk değil.
Dersle dolmuyor, teknolojiyle dolmuyor, özgürlükle hiç dolmuyor.
Çünkü bu boşluk…
Anlam boşluğu.
Bugün gençlerle açık açık konuşulmayan ama hayatlarını belirleyen bir şey var:
Hiçlik duygusu.
“Ne önemi var?”
“Zaten hiçbir şey değişmez.”
“Hayatın anlamı yok.”
Bu cümleler artık sadece felsefe kitaplarında değil.
Koridorlarda, odalarda, ekranların arkasında dolaşıyor.
Adı konmuyor ama bu durumun adı belli:
Nihilizm.
Ve bu, sanıldığından çok daha tehlikeli.
Çünkü bir insan hayatın anlamına inanmayı bıraktığında…
O noktadan sonra şiddet bir “seçenek” değil,
bazen bir “ifade biçimi” haline gelir.
Birçok anne baba çocuğunu seviyor.
Bundan şüphe yok.
Ama sevgi tek başına yön vermez.
Eskiden çocuk şunu bilirdi:
Bugün ise çocuk çoğu zaman şunu öğreniyor:
“Ben ne istersem o olur.”
Evde sınır yoksa, çocuk dış dünyada sınırla ilk karşılaştığında bunu reddeder.
Daha da önemlisi:
Çocuk hata yaptığında yanında olmak başka,
hatasını yok saymak başka.
Bugün en yaygın sorun şu:
Çocuk korunuyor ama sorumluluk almıyor.
Ve sorumluluk almayan bir birey…
Bir noktadan sonra sonuç düşünmeden hareket eder.
Okullar hâlâ ders veriyor.
Ama her çocuk kendini o okulun bir parçası gibi hissetmiyor.
Sınıfta oturan ama oraya ait hissetmeyen bir çocuk düşün.
O çocuk:
Aidiyet yoksa, eğitim işlemez.
Bir ebeveyn çocuğunu korumak ister.
Bu en doğal şey.
Ama bazı durumlarda koruma, fark edilmeden zarar üretir.
Çocuk her tartışmada “savunulduğunda” şunu öğrenir:
Bu üç düşünce birleştiğinde ortaya çıkan şey çok net:
Empati zayıflar, öfke büyür.
Ve bu, şiddetin en kritik zemini.
Bir insan kendini bir hikâyenin parçası olarak görmezse…
Kendi hikâyesini kuramaz.
Kültür dediğimiz şey sadece gelenek değil.
Bir çocuğa şunu hissettiren şey:
“Ben bir yerden geliyorum, bir yere aitim.”
Bu his yoksa ne olur?
Ve dışarıda bulunan şey çoğu zaman…
sağlam değildir.
Bugün en çok ihmal edilen alanlardan biri bu.
Maneviyat denince akla sadece din geliyor.
Oysa mesele çok daha geniş:
İnsan sadece kurallarla durmaz.
İnsan, içindeki bir sınırla durur.
O sınır yoksa…
Dışarıdan ne koyarsan koy, yeterli olmaz.
Bugünün çocuğu:
Ama hiç durmuyor.
Doğa insanı yavaşlatır.
Düşündürür.
Dengeler.
Bu temas kaybolduğunda,
insanın iç dengesi de zayıflar.
Bu küçük gibi görünen eksik…
Büyük davranışlara dönüşür.
Sosyal medya sadece eğlence değil.
Bir gerçeklik üreticisi.
Orada:
Genç, bunu gerçek sanıyor.
Gerçek hayatla karşılaştığında…
Uyum sağlayamıyor.
Şiddet bir anda ortaya çıkmaz.
Şu süreçten geçer:
Sonunda ortaya çıkan şey:
Dürtüyle hareket eden, sonuç düşünmeyen bir birey.
Bu sorunun kolay bir çözümü yok.
Ama bazı şeyler net.
Çocuğu koru ama her şeyden koruma.
Hata yaptığında yanında ol ama sonucu yaşamasına izin ver.
Sev ama sınır koy.
Sadece ders anlatma.
Bağ kur.
Adil ol.
Tutarlı ol.
Yargılamak kolay.
Anlamak zor.
Ama çözüm, anlamaktan geçiyor.
Bu yazıyı okuyan herkesin kendine sorması gereken bir soru var:
Ben bir çocuğa ne veriyorum?
Bir çocuğu büyütmek…
Onu korumak değildir sadece.
Onu hayata hazırlamaktır.
Eğer biz çocuklara:
Onlar kendi yollarını bulur.
Ve o yolların bazıları…
Geri dönüşsüzdür malesef.
12.04.2026 - 19:53
10.04.2026 - 11:09
07.04.2026 - 10:18
05.04.2026 - 13:57
03.04.2026 - 19:46
22.03.2026 - 23:41
17.02.2026 - 22:22
06.02.2026 - 03:09
02.02.2026 - 15:10
30.01.2026 - 00:50
13.01.2026 - 00:59
02.01.2026 - 20:07
27.12.2025 - 14:47
25.12.2025 - 23:55
23.12.2025 - 02:24
15.12.2025 - 20:28
07.12.2025 - 18:57
02.12.2025 - 10:10
26.11.2025 - 10:26
22.11.2025 - 20:52
10.11.2025 - 20:55
03.11.2025 - 16:11
31.10.2025 - 15:28
28.10.2025 - 14:53
24.10.2025 - 02:55
23.10.2025 - 03:13
22.10.2025 - 19:03
21.10.2025 - 10:24
20.10.2025 - 00:22
19.10.2025 - 15:36
13.10.2025 - 23:23
07.10.2025 - 10:22
05.10.2025 - 13:03
28.09.2025 - 22:00
25.09.2025 - 16:16
24.09.2025 - 06:40
12.09.2025 - 14:00
26.08.2025 - 23:16
18.08.2025 - 14:58
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir