Ferhat Göçer Konseriyle Başlayan Festival Manisa’yı Hareketl...
Ferhat Göçer Konseriyle Başlay...
01:10Havuz, Deniz ve Güneş Tırnakları Nasıl Etkiliyor?
Havuz, Deniz ve Güneş Tırnakla...
00:51Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz’dan Dünya Süt G...
Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı M...
00:22Manaz Mağaraları ve Tarihi Ambarlar İçin Kritik İnceleme
Manaz Mağaraları ve Tarihi Amb...
İklim krizi artık sadece doğayı değil, insan onurunu da kurutuyor. Kenya’da kadınlar bir bidon suya erişebilmek için cinsel istismara maruz kalıyor. Türkiye’de ise kuraklık, tarımı ve sofralarımızı tehdit ediyor.
İklim krizini çoğu zaman sayılarla konuşuyoruz. Kaç derece arttı, kaç milimetre yağmur düştü, buğdayda yüzde kaç kayıp yaşandı… Oysa bu tablonun rakamlarla açıklanamayacak kadar ağır bir yüzü var. Kenya’da kadınların bir bidon suya ulaşabilmek için cinsel istismara maruz bırakılması, krizin en utanç verici boyutunu gösteriyor.
BBC’nin belgeselinde “Sextortion” kavramıyla gündeme gelen rapor, kadınların saatlerce su kuyruğunda beklerken şantaj ve tacizle karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor. UNICEF’in verileri daha da çarpıcı: Her gün 122 milyon kadın ve kız çocuğu su taşımak zorunda. Kimisi sırtında, kimisi başında, kimisi ise onurunu omuzlarında…
Su kıtlığı artık sadece Afrika’nın değil, dünyanın meselesi. Türkiye’de de tablo giderek ağırlaşıyor. 2025 Temmuz’u son 65 yılın en kurak ayı olarak kayda geçti. Marmara’da yağışlar yüzde 39 azaldı. Buğday, nohut, mercimek, pamuk gibi ürünlerde yüzde 20-30 arasında verim kaybı bekleniyor. Yani Afrika’daki kadınla, marketten eli boş dönen şehir insanı arasında aslında derin bir bağ var: Aynı krizin mağdurlarıyız.
Atalarımız “damlaya damlaya göl olur” dedi. Biz ise damlaya damlaya çöl oluyoruz. Türkiye’de suyun yüzde 35’i israf ediliyor. Avrupa’da kayıp oranı yüzde 15 iken bizde iki katından fazla. Hâlâ vahşi sulama yapıyor, suyu kanallarda havaya bırakıyoruz.
İklim krizi sadece doğayı değil, ahlakı da kurutuyor. Su mafyaları, gıda fiyatlarındaki artış, kırılan tedarik zincirleri, kahvenin ve çikolatanın lüksleşmesi… Ama en ağır kayıp, insanlığın kaybı.
Suyun değeri artık sadece tarımı, ekonomiyi ya da gıdayı ilgilendirmiyor. Bir bidon su, bir kadının onuru, bir çocuğun geleceği demek. Sorulması gereken soru şu: Bir bidon suya kaç insanlık sığar?
Cevabı hepimiz biliyoruz. Ve ne yazık ki hâlâ hiçbir şey yapmıyoruz.
20.05.2026 - 02:12
17.05.2026 - 01:38
05.05.2026 - 16:05
19.04.2026 - 00:05
12.04.2026 - 19:53
10.04.2026 - 11:09
07.04.2026 - 10:18
05.04.2026 - 13:57
03.04.2026 - 19:46
22.03.2026 - 23:41
17.02.2026 - 22:22
06.02.2026 - 03:09
02.02.2026 - 15:10
30.01.2026 - 00:50
13.01.2026 - 00:59
02.01.2026 - 20:07
27.12.2025 - 14:47
25.12.2025 - 23:55
23.12.2025 - 02:24
15.12.2025 - 20:28
07.12.2025 - 18:57
02.12.2025 - 10:10
26.11.2025 - 10:26
22.11.2025 - 20:52
10.11.2025 - 20:55
03.11.2025 - 16:11
31.10.2025 - 15:28
28.10.2025 - 14:53
24.10.2025 - 02:55
23.10.2025 - 03:13
22.10.2025 - 19:03
21.10.2025 - 10:24
20.10.2025 - 00:22
19.10.2025 - 15:36
13.10.2025 - 23:23
07.10.2025 - 10:22
05.10.2025 - 13:03
28.09.2025 - 22:00
25.09.2025 - 16:16
24.09.2025 - 06:40
12.09.2025 - 14:00
26.08.2025 - 23:16
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir