Para Piyasası modülü kapalı
x

Son Dakika Haber Gönder Video Yazarlar Künye İletişim
İnsan, Fanilik ve Nisyan
İnsan, Fanilik ve Nisyan

İnsan, faniliğini bildiği hâlde ona göre yaşamayan tek varlıktır. Ölümü düşünür ama merkeze almaz. Geçici olduğunu kabul eder ama kalıcıymış gibi davranır. Bu çelişki, insanın iç yükünü ağırlaştırır.

Fanilik, bir eksiklik değildir. Aksine, anlamın kapısını açan en güçlü farkındalıktır. Sonsuz olduğunu sanan bir varlık, derinlik üretemez. Çünkü kıymet, sınırlılıkta doğar. Zamanı olan değerli kılar, sonu olan dikkat çekici hâle gelir.

İnsan faniliğiyle yüzleştiğinde iki yola sapar. Ya korkuya teslim olur ya da uyanır. Korku, sahiplenmeyi artırır. Daha çok tutmak, daha çok biriktirmek ister. Uyanış ise bırakmayı öğretir.

İşte nisyan tam burada başlar. Nisyan, unutmak değildir; hafiflemektir. İnsan, kendisini merkeze koymaktan vazgeçtiğinde nisyan başlar. Unutulan insanın özü değil; iddiasıdır. Benlik geri çekildikçe, hakikat görünür olur.

Nisyan, bir kayıp hâli gibi algılanır. Oysa en büyük kazanımlar, nisyanla gelir. İnsan yüklerini bıraktığında yürüyebilir. Kendini hatırlamayı bıraktığında, olanı görmeye başlar.

Fanilik, insanı aceleci yapmamalıdır; dikkatli yapmalıdır. Her şey geçiciyse, sertlik anlamsızlaşır. Kibir tutunamaz. Öfke ağır gelir. İnsan yumuşar ama dağılmaz.

Nisyan, insanı silmez; temizler. Kendisini unutan, başkasını fark eder. Kendini aşan, derinleşir. Fanilik böylece bir sona değil, bir eşiğe dönüşür.

Ve insan, bu eşiği geçtiğinde son bir yöneliş kalır.

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:
Anasayfa Kategoriler YOUTUBE
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !