Para Piyasası modülü kapalı
x

Son Dakika Haber Gönder Video Yazarlar Künye İletişim
Kadim Ruhunu Yaşatan Aziz Şehrimiz: Diyarbakır
Kadim Ruhunu Yaşatan Aziz Şehrimiz: Diyarbakır

“Memleket isterim:
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların, kurtların yuvası olsun.

Memleket isterim:
Ne başta dert ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.”

Diyarbakır denilince akla gelen ilk isimlerden biridir Cahit Sıtkı Tarancı. Yaşama dair sevincini, çocukluğuna duyduğu özlemi, aşkı ve ölümü anlattığı eserleriyle binlerce okuyucusunun gönlünde taht kuran bir şairdir.

İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla Paris’ten bisikletle kaçıp Lyon ve Cenevre üzerinden Türkiye’ye dönen Diyarbakırlı şair, Balıkesir’de vatani görevini yerine getirirken yazdığı “Haydi Abbas” eseriyle şiir yarışmasında birinci olur; “Otuz Beş Yaş” şiiriyle de haklı bir ün kazanır. İstanbul ve Ankara’daki çalışma hayatının ardından geçirdiği bir rahatsızlık sonucu Avrupa’da tedavi görse de ne yazık ki kurtarılamaz. Naaşı Viyana’dan getirilen Tarancı, henüz 46 yaşındayken Ankara Cebeci Asri Mezarlığı’na defnedilir. Şairin Diyarbakır’da doğduğu ve çocukluk anılarının geçtiği geleneksel ev, 1974 yılında Kültür Bakanlığınca müzeye dönüştürülür. Ahde vefa adına atılan bu adım, birçok okuyucusunun onu daha yakından tanımasına vesile olur.

Diyarbakır yazımıza bu güzel insandan bahsederek başlamak istedim. Çünkü medeniyetlere ev sahipliği yapan bu güzide şehir, mimari eserlerinin yanında yetiştirdiği kıymetli şahsiyetlerle de bilinmelidir. Yaşadığımız şehirlerin ruhumuza sinen orijinal kodları vardır dostlar. Bunlar, medeniyetlere işaret eden eserler olabileceği gibi geleceğe yön veren şahsiyetler de olabilir. Onları tanımak ve eserlerini okumak, aslında üzerimize düşen asli vazifelerden biridir.

Bu sebeple “Sakın kader deme, kaderin üstünde bir kader vardır.” diyen Sezai Karakoç’u; Gazi Mustafa Kemal’in “Fikir babam.” dediği yazar, sosyolog ve siyasetçi Ziya Gökalp’i; “Hani milattan önce, sonra diye bir deyim var ya! / Kızmasan, küfretmesen / ‘Leyla’dan önce’, ‘Leyla’dan sonra’ diye başlatacağım takvimimi…” diyen Ahmed Arif’i tanımak ve okumak gerekir.

Kadim Medeniyetlerin İzinde Diyarbakır

Gelelim şimdi kadim medeniyetlerin gizemini hâlâ ayakta tutan Diyarbakır’ı yakından tanımaya...

Dicle Nehri kıyısında, yüksek bir plato çevresinde kurulu bu şehir, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Şanlıurfa’dan sonra ikinci büyük ilidir. Yaklaşık 12 bin yıllık köklü tarihiyle Hititler, Asurlular, İskitler, Medler, Büyük İskender komutasındaki Makedonyalılar, Romalılar, Sasaniler ve Bizanslılar, 7. yüzyıla kadar şehirde hâkimiyet kurmuş büyük medeniyetlerden sadece bazılarıdır.

Hz. Ömer döneminde İslam ordusu Diyarbakır ve çevresini fethetmiş, Halid bin Velid şehre giren ilk Müslüman komutan olmuştur. Böylece şehir, bir eyalet olarak İslam Devleti’ne bağlanmıştır. Sonraki dönemlerde Mervaniler, Selçuklular, Artuklular ve Moğolların ardından, Yavuz Sultan Selim döneminde şehir Osmanlı yönetimine geçmiştir.

Bu noktada şu tarihî ayrıntıyı da eklemek gerekir: Müslümanların hâkimiyeti sırasında bölgeye yerleşen Bekr kabilesinden dolayı buraya “Diyaru Bekr” yani “Bekr kabilesinin yurdu” ismi verilmiştir. Cumhuriyet döneminde ise Atatürk’ün 1937 yılında Diyarbekir’den Elazığ’a geçtiği gece yapılan seyahatin ardından, Türk Dil Kurumuna gönderilen bir telgrafla isim değişikliğine gidilmiştir. Telgrafta yer alan cümle aynen şöyledir:

“Esasta bu şehrin ismi ‘Bakır memleketi’ manasına olan ‘Diyarbakır’ olması gerektir ve artık bu isimle tanınacaktır…”

Mezopotamya ve Anadolu medeniyetlerinin geçiş bölgesinde bulunan Diyarbakır, tarihi ve kültürüyle görülmesi, orijinal kodlarıyla ruhuna inilmesi gereken ender şehirlerden biridir. Yörede yaşayan gönlü güzel insanların “Diyarbekir’i gördün mü, gerisini görmeye gerek yok.” sözü misali, bu şehrin atmosferi mutlaka yaşanmalı ve yaşatılmalıdır.

Adım Adım Diyarbakır Rotaları

1. Tarihî Diyarbakır Ulu Camii Ve Zinciriye Medresesi

Bu güzide şehirdeki ilk rotamız, tarihî Diyarbakır Ulu Camii oluyor. Bu aziz mekân, şehrin İslam hâkimiyetine girmesiyle birlikte dönemin en büyük mabedi konumundaki Martoma Kilisesi’nin camiye çevrilmesiyle oluşturulmuştur. İslam âleminin 5. Harem-i Şerifi olarak kabul edilen Ulu Camii, çevresindeki dinsel ve kültürel yapılarla muazzam bir bütünlük arz eder.

Burada ünlü bilgin El Cezeri’nin yapmış olduğu güneş saati, avluya ayrı bir atmosfer katmaktadır. 900 yıldan uzun bir geçmişi bulunan bu tarihî saat, yuvarlak bir mermer üzerine yerleştirilen metal parçasının güneşin hareketiyle oluşturduğu gölge sayesinde zamanı göstermektedir.

Ulu Camii yakınlarında bulunan ve bir dönem El Cezeri’nin de dersler verdiği Zinciriye Medresesi ise bir diğer etkileyici duraktır. Bu medresede kapıların alçak olması hemen göze çarpar. Bunun nedeni, medresedeki ilme ve büyük âlimlere hürmeten odaya girerken eğilerek girilmesi gerekliliğidir.

Ulu Camii duvarlarında birçok kitabe yer almaktadır. Bunlardan biri de Selçuklu Sultanı Melikşah’ın emriyle caminin onarıldığı 1090 yılından kalan kitabedir. Kitabede aynen şunlar yazılıdır:

“Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla; Allah’tan başka ilah yoktur, Muhammed O’nun elçisidir. Bunun yapılmasını Büyük Sultan, Şahlar Şahı, ümmetin ve emirlerin başı, Arap ve Acemlerin efendisi, dünya ve dinin yücelticisi, devletin kudreti, fetih babası, Alparslan oğlu Melikşah —Allah saltanatını devamlı kılsın— emretti…”

2. On Gözlü Köprü Ve Kırklar Dağı’nın Efsanesi

Diyarbakır’daki ikinci rotamız, Dicle Köprüsü olarak da anılan On Gözlü Köprü oluyor. Sur ilçesinde, Dicle Nehri’nin üzerinde yer alan ve on açıklığı olduğu için yöre halkı tarafından bu isimle anılan köprü, kitabelere göre 1065 yılında Mervaniler döneminde inşa edilmiştir.

Köprü ve Dicle hakkında birçok efsane anlatılır. Bir rivayete göre Allah, Danyal Peygamber’in Dicle’nin suyunun çıktığı mağaranın önüne gitmesini istemiş ve ona şöyle buyurmuştur:

“Suyun çıktığı yerden itibaren çizgi çizerek yürü! Su seni takip edecek. Ama fakirlerin, vakıfların mallarına yetiştiğin zaman yol değiştir ki su onlara zarar vermesin!”

Hz. Danyal da elindeki asayla suyun akacağı yol haritasını bu şekilde belirlemiş; nehrin bu yüzden zikzaklar çizdiği düşünülmüş ve bu yola “Allah’a giden yol” denilmiştir.

Köprünün doğu yakasında yükselen Kırklar Dağı da ayrı bir öneme sahiptir. Rivayete göre ilk insan Hz. Âdem yeryüzüne indirildiğinde bu dağda kırk suyla yıkanmış ve dağ ismini buradan almıştır.

Dicle Köprüsü’nün bir diğer hatırası da dillere destan olmuş “Suzan Suzi” türküsüdür. Bu türkü, Kırklar Dağı’nın ardında yaşanan hüzünlü bir aşk hikâyesini anlatır. Hikâyeye göre Süryani bir aile, uzun yıllar çocuk sahibi olamayınca son çare olarak bu dağa kırk gün boyunca gidip adaklar adamış, dualar etmiş. Kırkıncı günün sonunda duaları kabul olmuş ve Suzan, yani Suzi adında dünyalar güzeli bir kızları olmuş.

Yıllar geçmiş, Suzi büyümüş ve çocukluk arkadaşı Adil ile birbirlerine sevdalanmışlar. Bir gün Suzi’nin doğum günü geldiğinde annesi, onu adak kurbanı kesmek üzere hizmetçilerle birlikte Kırklar Ziyareti’ne göndermiş. Adil de gizlice onları takip etmiş. Hizmetçiler kurban telaşındayken Suzi ve Adil, Kırklar Dağı’nın ardında buluşmuşlar. Ancak inanışa göre Kırklar Ziyareti, bu kutsal alandaki beraberliği bağışlamamış ve Suzi’yi çarpmış. Suzi, dönüş yolunda köprüden Dicle’ye düşerek boğulmuş. Adil ise sevdiğinin yokluğuna dayanamamış, “Ziyaret çarptı bizi.” diyerek aklını yitirmiş.

Anlamı ve hüznü derin olan ne güzel türkülerimiz var, değil mi?

3. Hasan Paşa Hanı

Bu yolculuktaki üçüncü rotamız Hasan Paşa Hanı oluyor. Ulu Camii’nin doğu girişinin karşısında bulunan bu tarihî han, Sokullu Mehmet Paşa’nın oğlu Hasan Paşa tarafından yaptırılmıştır. Yapımında, yüzyıllara meydan okuyan özel bir Horasan harcı kullanılmıştır.

Hem konumu hem de mimarisiyle pek çok misafire ev sahipliği yapan bu hanı 1612 yılında ziyaret eden Leh Simeon, yapıyı şu sözlerle özetler:

“Muazzam kâgir bir bina olan bu hanın, 500 beygiri barındırabilecek yer altında iki ahırı, rengârenk demir parmaklıklarla çevrilmiş çok güzel bir havuzu ve üç kat üzerinde birçok kâgir odası vardı.”

4. Sahabeler Şehri: Hz. Süleyman Camii

Dördüncü mekânımız, şehre “Sahabeler Şehri” unvanını kazandıran Hz. Süleyman Camii’dir. Bir cami ile bir kalenin iç içe geçmiş hikâyesini barındıran bu tarihî mekân; Kale, Meşhed ve Nasiriyye Camii olarak da bilinir.

Halid bin Velid’in, surların etrafında bir giriş yolu ararken İç Kale’ye doğru uzanan bir tüneli keşfettiği ve sahabelerle şehre buradan adım attığı anlatılır. Bu çetin fetih sırasında, aralarında Halid bin Velid’in oğlu Süleyman’ın da bulunduğu 27 sahabe şehit düşer ve buraya defnedilir.

Buranın bir diğer alametifarikası da çeşmesidir. Diyarbakır merkezinde 400’ü aşkın tarihî çeşme bulunsa da burayı farklı kılan, Karacadağ kaynaklarından gelen şifalı sudur. Rivayete göre Kanuni Sultan Süleyman, Bağdat Seferi dönüşünde rahatsızlanır ve Diyarbakır’da istirahate çekilir. Karacadağ’ın temiz havası ve bu şifalı suyu sayesinde sağlığına kavuşur.

“Madem bize şifa oldu, halka da şifa olsun.” diyerek burası adına vakfiye düzenletir. Hatta cihan padişahının o meşhur “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi…” sözünü de bu şifanın ardından söylediği rivayet edilir.

5. Peygamberler Beldesi Eğil: Hz. Elyesa Ve Hz. Zülkifl Türbeleri

Beşinci mekânımız ise Kur’an-ı Kerim’de isimleri geçen Hz. Elyesa ve Hz. Zülkifl peygamberlerin Eğil ilçesinde bulunan türbeleri olacaktır. Bu kabirlerin taşınma sürecinin mucizevi bir hikâyesi vardır.

1995 yılında Dicle Barajı’nın suları altında kalma riski doğunca, devletin titizlikle yürüttüğü bir operasyonla iki peygamberin kabrinin Eğil’in en yüksek tepesine taşınmasına karar verilir. Kabirler açıldığında, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) “Toprak, peygamberlerin cesetlerini çürütmez.” hadis-i şerifinin tecellisi asırlar sonra gözler önüne serilir.

Yaklaşık 2 bin 850 yıl önce yaşamış olan bu iki peygamberin mübarek bedenleri, henüz birkaç saat önce vefat etmişçesine bozulmamış hâlde bulunur. Hatta antik çağa özgü file kumaştan kefenlerinde bile en ufak bir leke yoktur. Bu sır gibi yürütülen nakil esnasında Eğil halkı, adeta manevi bir hisle sokağa dökülmüş ve peygamberlerini salavatlarla yeni istirahatgâhlarına uğurlamıştır.

6. Gizemli Durak: Bırkleyn Mağaraları

Son olarak Lice ilçesinde bulunan ve antik çağda “dünyanın bittiği yer” ile “ölümsüzlük suyunun aktığı yer” olarak anılan Bırkleyn Mağaralarına değineceğiz.

Anlatılan hikâyeye göre İskender-i Zülkarneyn bir sefere giderken başının iki yanında boynuz benzeri urlar çıkar ve bu durum ona büyük acı verir. Rüyasında, bu mağaradaki suda yıkanırsa şifa bulacağı söylenir. Bölgeyi fetheden İskender, mağaranın suyundan içip başını yıkadığında urlardan tamamen kurtulur.

Bitirirken...

Kültürlerin beşiği Diyarbakır’da gezip görebileceğimiz yerler elbette bunlarla sınırlı değil. Medeniyetlerin izini sürerken şu noktaları da mutlaka listenize eklemelisiniz:

Kazancılar Çarşısı: Bakır seslerinin yankılandığı, ihtişamlı el emeği ürünlerin sergilendiği tarihî çarşı.

Ergani Ve Çayönü: Tarihin ilk yerleşik yaşam izlerini barındıran, arkeolojinin başkenti.

Malabadi Köprüsü: Silvan ilçesinde yer alan, türkülere ve efsanelere konu olmuş, dünyanın en geniş kemerli taş köprülerinden biri.

Ahmet Cemil Paşa Konağı: Kentin yemek ve mutfak kültürünün yansıtıldığı, kentin panoraması niteliğindeki konak.

Zerzevan Kalesi Ve Mithras Tapınağı: Çınar ilçesinde bulunan, Antik Roma’nın askerî sınır garnizonu ve gizemli Mithraizmin dünyadaki en iyi korunmuş tapınaklarından biri.

Dört Ayaklı Minare: Şeyh Mutahhar Camii’nin dört sütun üzerinde yükselen minaresi; dört İslam mezhebini simgeler ve altından yedi kez geçenin dileğinin kabul olacağına inanılır.

Gazi Köşkü: Asıl adı Samanoğlu Köşkü olan, Birinci Dünya Savaşı’nda Atatürk’ün karargâh olarak kullandığı tarihî yapı.

Hevsel Bahçeleri Ve Diyarbakır Surları: UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan, şehrin binlerce yıllık yaşam kaynağı ve koruyucusu olan anıtsal yapılar.

Hasuni Mağaraları: Anadolu’nun en eski yerleşim yerlerinden biri olan, oyma kayalıklar üzerine kurulu antik mağara şehri.

Meryem Ana Süryani Kadim Kilisesi: Dinlerin ve kültürlerin kardeşliğinin timsali olarak ayakta duran, Süryani cemaatinin bu topraklardaki en önemli şaheserlerinden biri.

Umuyorum ki Diyarbakır’ın tarihine doğru uzanan bu yolculuğumuz, sizlerin de bu gizemli kapıları birer birer aralamanıza vesile olacaktır…

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (1 Yorum)
Yorum Sıralaması:
{"id":253,"title":"Kadim Ruhunu Ya\u015fatan Aziz \u015eehrimiz: Diyarbak\u0131r","slug":"kadim-ruhunu-yasatan-aziz-sehrimiz-diyarbakir","detail":"<p>&ldquo;Memleket isterim:<br \/>\r\nG&ouml;k mavi, dal ye\u015fil, tarla sar\u0131 olsun;<br \/>\r\nKu\u015flar\u0131n, kurtlar\u0131n yuvas\u0131 olsun.<\/p>\r\n\r\n<p>Memleket isterim:<br \/>\r\nNe ba\u015fta dert ne g&ouml;n&uuml;lde hasret olsun;<br \/>\r\nKarde\u015f kavgas\u0131na bir nihayet olsun.&rdquo;<\/p>\r\n\r\n<p>Diyarbak\u0131r denilince akla gelen ilk isimlerden biridir Cahit S\u0131tk\u0131 Taranc\u0131. Ya\u015fama dair sevincini, &ccedil;ocuklu\u011funa duydu\u011fu &ouml;zlemi, a\u015fk\u0131 ve &ouml;l&uuml;m&uuml; anlatt\u0131\u011f\u0131 eserleriyle binlerce okuyucusunun g&ouml;nl&uuml;nde taht kuran bir \u015fairdir.<\/p>\r\n\r\n<p>\u0130kinci D&uuml;nya Sava\u015f\u0131&rsquo;n\u0131n ba\u015flamas\u0131yla Paris&rsquo;ten bisikletle ka&ccedil;\u0131p Lyon ve Cenevre &uuml;zerinden T&uuml;rkiye&rsquo;ye d&ouml;nen Diyarbak\u0131rl\u0131 \u015fair, Bal\u0131kesir&rsquo;de vatani g&ouml;revini yerine getirirken yazd\u0131\u011f\u0131 &ldquo;Haydi Abbas&rdquo; eseriyle \u015fiir yar\u0131\u015fmas\u0131nda birinci olur; &ldquo;Otuz Be\u015f Ya\u015f&rdquo; \u015fiiriyle de hakl\u0131 bir &uuml;n kazan\u0131r. \u0130stanbul ve Ankara&rsquo;daki &ccedil;al\u0131\u015fma hayat\u0131n\u0131n ard\u0131ndan ge&ccedil;irdi\u011fi bir rahats\u0131zl\u0131k sonucu Avrupa&rsquo;da tedavi g&ouml;rse de ne yaz\u0131k ki kurtar\u0131lamaz. Naa\u015f\u0131 Viyana&rsquo;dan getirilen Taranc\u0131, hen&uuml;z 46 ya\u015f\u0131ndayken Ankara Cebeci Asri Mezarl\u0131\u011f\u0131&rsquo;na defnedilir. \u015eairin Diyarbak\u0131r&rsquo;da do\u011fdu\u011fu ve &ccedil;ocukluk an\u0131lar\u0131n\u0131n ge&ccedil;ti\u011fi geleneksel ev, 1974 y\u0131l\u0131nda K&uuml;lt&uuml;r Bakanl\u0131\u011f\u0131nca m&uuml;zeye d&ouml;n&uuml;\u015ft&uuml;r&uuml;l&uuml;r. Ahde vefa ad\u0131na at\u0131lan bu ad\u0131m, bir&ccedil;ok okuyucusunun onu daha yak\u0131ndan tan\u0131mas\u0131na vesile olur.<\/p>\r\n\r\n<p>Diyarbak\u0131r yaz\u0131m\u0131za bu g&uuml;zel insandan bahsederek ba\u015flamak istedim. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; medeniyetlere ev sahipli\u011fi yapan bu g&uuml;zide \u015fehir, mimari eserlerinin yan\u0131nda yeti\u015ftirdi\u011fi k\u0131ymetli \u015fahsiyetlerle de bilinmelidir. Ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u015fehirlerin ruhumuza sinen orijinal kodlar\u0131 vard\u0131r dostlar. Bunlar, medeniyetlere i\u015faret eden eserler olabilece\u011fi gibi gelece\u011fe y&ouml;n veren \u015fahsiyetler de olabilir. Onlar\u0131 tan\u0131mak ve eserlerini okumak, asl\u0131nda &uuml;zerimize d&uuml;\u015fen asli vazifelerden biridir.<\/p>\r\n\r\n<p>Bu sebeple &ldquo;Sak\u0131n kader deme, kaderin &uuml;st&uuml;nde bir kader vard\u0131r.&rdquo; diyen Sezai Karako&ccedil;&rsquo;u; Gazi Mustafa Kemal&rsquo;in &ldquo;Fikir babam.&rdquo; dedi\u011fi yazar, sosyolog ve siyaset&ccedil;i Ziya G&ouml;kalp&rsquo;i; &ldquo;Hani milattan &ouml;nce, sonra diye bir deyim var ya! \/ K\u0131zmasan, k&uuml;fretmesen \/ &lsquo;Leyla&rsquo;dan &ouml;nce&rsquo;, &lsquo;Leyla&rsquo;dan sonra&rsquo; diye ba\u015flataca\u011f\u0131m takvimimi&hellip;&rdquo; diyen Ahmed Arif&rsquo;i tan\u0131mak ve okumak gerekir.<\/p>\r\n\r\n<h2>Kadim Medeniyetlerin \u0130zinde Diyarbak\u0131r<\/h2>\r\n\r\n<p>Gelelim \u015fimdi kadim medeniyetlerin gizemini h&acirc;l&acirc; ayakta tutan Diyarbak\u0131r&rsquo;\u0131 yak\u0131ndan tan\u0131maya...<\/p>\r\n\r\n<p>Dicle Nehri k\u0131y\u0131s\u0131nda, y&uuml;ksek bir plato &ccedil;evresinde kurulu bu \u015fehir, G&uuml;neydo\u011fu Anadolu B&ouml;lgesi&rsquo;nin \u015eanl\u0131urfa&rsquo;dan sonra ikinci b&uuml;y&uuml;k ilidir. Yakla\u015f\u0131k 12 bin y\u0131ll\u0131k k&ouml;kl&uuml; tarihiyle Hititler, Asurlular, \u0130skitler, Medler, B&uuml;y&uuml;k \u0130skender komutas\u0131ndaki Makedonyal\u0131lar, Romal\u0131lar, Sasaniler ve Bizansl\u0131lar, 7. y&uuml;zy\u0131la kadar \u015fehirde h&acirc;kimiyet kurmu\u015f b&uuml;y&uuml;k medeniyetlerden sadece baz\u0131lar\u0131d\u0131r.<\/p>\r\n\r\n<p>Hz. &Ouml;mer d&ouml;neminde \u0130slam ordusu Diyarbak\u0131r ve &ccedil;evresini fethetmi\u015f, Halid bin Velid \u015fehre giren ilk M&uuml;sl&uuml;man komutan olmu\u015ftur. B&ouml;ylece \u015fehir, bir eyalet olarak \u0130slam Devleti&rsquo;ne ba\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r. Sonraki d&ouml;nemlerde Mervaniler, Sel&ccedil;uklular, Artuklular ve Mo\u011follar\u0131n ard\u0131ndan, Yavuz Sultan Selim d&ouml;neminde \u015fehir Osmanl\u0131 y&ouml;netimine ge&ccedil;mi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n<p>Bu noktada \u015fu tarih&icirc; ayr\u0131nt\u0131y\u0131 da eklemek gerekir: M&uuml;sl&uuml;manlar\u0131n h&acirc;kimiyeti s\u0131ras\u0131nda b&ouml;lgeye yerle\u015fen Bekr kabilesinden dolay\u0131 buraya &ldquo;Diyaru Bekr&rdquo; yani &ldquo;Bekr kabilesinin yurdu&rdquo; ismi verilmi\u015ftir. Cumhuriyet d&ouml;neminde ise Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n 1937 y\u0131l\u0131nda Diyarbekir&rsquo;den Elaz\u0131\u011f&rsquo;a ge&ccedil;ti\u011fi gece yap\u0131lan seyahatin ard\u0131ndan, T&uuml;rk Dil Kurumuna g&ouml;nderilen bir telgrafla isim de\u011fi\u015fikli\u011fine gidilmi\u015ftir. Telgrafta yer alan c&uuml;mle aynen \u015f&ouml;yledir:<\/p>\r\n\r\n<p>&ldquo;Esasta bu \u015fehrin ismi &lsquo;Bak\u0131r memleketi&rsquo; manas\u0131na olan &lsquo;Diyarbak\u0131r&rsquo; olmas\u0131 gerektir ve art\u0131k bu isimle tan\u0131nacakt\u0131r&hellip;&rdquo;<\/p>\r\n\r\n<p>Mezopotamya ve Anadolu medeniyetlerinin ge&ccedil;i\u015f b&ouml;lgesinde bulunan Diyarbak\u0131r, tarihi ve k&uuml;lt&uuml;r&uuml;yle g&ouml;r&uuml;lmesi, orijinal kodlar\u0131yla ruhuna inilmesi gereken ender \u015fehirlerden biridir. Y&ouml;rede ya\u015fayan g&ouml;nl&uuml; g&uuml;zel insanlar\u0131n &ldquo;Diyarbekir&rsquo;i g&ouml;rd&uuml;n m&uuml;, gerisini g&ouml;rmeye gerek yok.&rdquo; s&ouml;z&uuml; misali, bu \u015fehrin atmosferi mutlaka ya\u015fanmal\u0131 ve ya\u015fat\u0131lmal\u0131d\u0131r.<\/p>\r\n\r\n<h2>Ad\u0131m Ad\u0131m Diyarbak\u0131r Rotalar\u0131<\/h2>\r\n\r\n<h3>1. Tarih&icirc; Diyarbak\u0131r Ulu Camii Ve Zinciriye Medresesi<\/h3>\r\n\r\n<p>Bu g&uuml;zide \u015fehirdeki ilk rotam\u0131z, tarih&icirc; Diyarbak\u0131r Ulu Camii oluyor. Bu aziz mek&acirc;n, \u015fehrin \u0130slam h&acirc;kimiyetine girmesiyle birlikte d&ouml;nemin en b&uuml;y&uuml;k mabedi konumundaki Martoma Kilisesi&rsquo;nin camiye &ccedil;evrilmesiyle olu\u015fturulmu\u015ftur. \u0130slam &acirc;leminin 5. Harem-i \u015eerifi olarak kabul edilen Ulu Camii, &ccedil;evresindeki dinsel ve k&uuml;lt&uuml;rel yap\u0131larla muazzam bir b&uuml;t&uuml;nl&uuml;k arz eder.<\/p>\r\n\r\n<p>Burada &uuml;nl&uuml; bilgin El Cezeri&rsquo;nin yapm\u0131\u015f oldu\u011fu g&uuml;ne\u015f saati, avluya ayr\u0131 bir atmosfer katmaktad\u0131r. 900 y\u0131ldan uzun bir ge&ccedil;mi\u015fi bulunan bu tarih&icirc; saat, yuvarlak bir mermer &uuml;zerine yerle\u015ftirilen metal par&ccedil;as\u0131n\u0131n g&uuml;ne\u015fin hareketiyle olu\u015fturdu\u011fu g&ouml;lge sayesinde zaman\u0131 g&ouml;stermektedir.<\/p>\r\n\r\n<p>Ulu Camii yak\u0131nlar\u0131nda bulunan ve bir d&ouml;nem El Cezeri&rsquo;nin de dersler verdi\u011fi Zinciriye Medresesi ise bir di\u011fer etkileyici durakt\u0131r. Bu medresede kap\u0131lar\u0131n al&ccedil;ak olmas\u0131 hemen g&ouml;ze &ccedil;arpar. Bunun nedeni, medresedeki ilme ve b&uuml;y&uuml;k &acirc;limlere h&uuml;rmeten odaya girerken e\u011filerek girilmesi gereklili\u011fidir.<\/p>\r\n\r\n<p>Ulu Camii duvarlar\u0131nda bir&ccedil;ok kitabe yer almaktad\u0131r. Bunlardan biri de Sel&ccedil;uklu Sultan\u0131 Melik\u015fah&rsquo;\u0131n emriyle caminin onar\u0131ld\u0131\u011f\u0131 1090 y\u0131l\u0131ndan kalan kitabedir. Kitabede aynen \u015funlar yaz\u0131l\u0131d\u0131r:<\/p>\r\n\r\n<p>&ldquo;Rahman ve Rahim olan Allah&rsquo;\u0131n ad\u0131yla; Allah&rsquo;tan ba\u015fka ilah yoktur, Muhammed O&rsquo;nun el&ccedil;isidir. Bunun yap\u0131lmas\u0131n\u0131 B&uuml;y&uuml;k Sultan, \u015eahlar \u015eah\u0131, &uuml;mmetin ve emirlerin ba\u015f\u0131, Arap ve Acemlerin efendisi, d&uuml;nya ve dinin y&uuml;celticisi, devletin kudreti, fetih babas\u0131, Alparslan o\u011flu Melik\u015fah &mdash;Allah saltanat\u0131n\u0131 devaml\u0131 k\u0131ls\u0131n&mdash; emretti&hellip;&rdquo;<\/p>\r\n\r\n<h3>2. On G&ouml;zl&uuml; K&ouml;pr&uuml; Ve K\u0131rklar Da\u011f\u0131&rsquo;n\u0131n Efsanesi<\/h3>\r\n\r\n<p>Diyarbak\u0131r&rsquo;daki ikinci rotam\u0131z, Dicle K&ouml;pr&uuml;s&uuml; olarak da an\u0131lan On G&ouml;zl&uuml; K&ouml;pr&uuml; oluyor. Sur il&ccedil;esinde, Dicle Nehri&rsquo;nin &uuml;zerinde yer alan ve on a&ccedil;\u0131kl\u0131\u011f\u0131 oldu\u011fu i&ccedil;in y&ouml;re halk\u0131 taraf\u0131ndan bu isimle an\u0131lan k&ouml;pr&uuml;, kitabelere g&ouml;re 1065 y\u0131l\u0131nda Mervaniler d&ouml;neminde in\u015fa edilmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n<p>K&ouml;pr&uuml; ve Dicle hakk\u0131nda bir&ccedil;ok efsane anlat\u0131l\u0131r. Bir rivayete g&ouml;re Allah, Danyal Peygamber&rsquo;in Dicle&rsquo;nin suyunun &ccedil;\u0131kt\u0131\u011f\u0131 ma\u011faran\u0131n &ouml;n&uuml;ne gitmesini istemi\u015f ve ona \u015f&ouml;yle buyurmu\u015ftur:<\/p>\r\n\r\n<p>&ldquo;Suyun &ccedil;\u0131kt\u0131\u011f\u0131 yerden itibaren &ccedil;izgi &ccedil;izerek y&uuml;r&uuml;! Su seni takip edecek. Ama fakirlerin, vak\u0131flar\u0131n mallar\u0131na yeti\u015fti\u011fin zaman yol de\u011fi\u015ftir ki su onlara zarar vermesin!&rdquo;<\/p>\r\n\r\n<p>Hz. Danyal da elindeki asayla suyun akaca\u011f\u0131 yol haritas\u0131n\u0131 bu \u015fekilde belirlemi\u015f; nehrin bu y&uuml;zden zikzaklar &ccedil;izdi\u011fi d&uuml;\u015f&uuml;n&uuml;lm&uuml;\u015f ve bu yola &ldquo;Allah&rsquo;a giden yol&rdquo; denilmi\u015ftir.<\/p>\r\n\r\n<p>K&ouml;pr&uuml;n&uuml;n do\u011fu yakas\u0131nda y&uuml;kselen K\u0131rklar Da\u011f\u0131 da ayr\u0131 bir &ouml;neme sahiptir. Rivayete g&ouml;re ilk insan Hz. &Acirc;dem yery&uuml;z&uuml;ne indirildi\u011finde bu da\u011fda k\u0131rk suyla y\u0131kanm\u0131\u015f ve da\u011f ismini buradan alm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\r\n\r\n<p>Dicle K&ouml;pr&uuml;s&uuml;&rsquo;n&uuml;n bir di\u011fer hat\u0131ras\u0131 da dillere destan olmu\u015f &ldquo;Suzan Suzi&rdquo; t&uuml;rk&uuml;s&uuml;d&uuml;r. Bu t&uuml;rk&uuml;, K\u0131rklar Da\u011f\u0131&rsquo;n\u0131n ard\u0131nda ya\u015fanan h&uuml;z&uuml;nl&uuml; bir a\u015fk hik&acirc;yesini anlat\u0131r. Hik&acirc;yeye g&ouml;re S&uuml;ryani bir aile, uzun y\u0131llar &ccedil;ocuk sahibi olamay\u0131nca son &ccedil;are olarak bu da\u011fa k\u0131rk g&uuml;n boyunca gidip adaklar adam\u0131\u015f, dualar etmi\u015f. K\u0131rk\u0131nc\u0131 g&uuml;n&uuml;n sonunda dualar\u0131 kabul olmu\u015f ve Suzan, yani Suzi ad\u0131nda d&uuml;nyalar g&uuml;zeli bir k\u0131zlar\u0131 olmu\u015f.<\/p>\r\n\r\n<p>Y\u0131llar ge&ccedil;mi\u015f, Suzi b&uuml;y&uuml;m&uuml;\u015f ve &ccedil;ocukluk arkada\u015f\u0131 Adil ile birbirlerine sevdalanm\u0131\u015flar. Bir g&uuml;n Suzi&rsquo;nin do\u011fum g&uuml;n&uuml; geldi\u011finde annesi, onu adak kurban\u0131 kesmek &uuml;zere hizmet&ccedil;ilerle birlikte K\u0131rklar Ziyareti&rsquo;ne g&ouml;ndermi\u015f. Adil de gizlice onlar\u0131 takip etmi\u015f. Hizmet&ccedil;iler kurban tela\u015f\u0131ndayken Suzi ve Adil, K\u0131rklar Da\u011f\u0131&rsquo;n\u0131n ard\u0131nda bulu\u015fmu\u015flar. Ancak inan\u0131\u015fa g&ouml;re K\u0131rklar Ziyareti, bu kutsal alandaki beraberli\u011fi ba\u011f\u0131\u015flamam\u0131\u015f ve Suzi&rsquo;yi &ccedil;arpm\u0131\u015f. Suzi, d&ouml;n&uuml;\u015f yolunda k&ouml;pr&uuml;den Dicle&rsquo;ye d&uuml;\u015ferek bo\u011fulmu\u015f. Adil ise sevdi\u011finin yoklu\u011funa dayanamam\u0131\u015f, &ldquo;Ziyaret &ccedil;arpt\u0131 bizi.&rdquo; diyerek akl\u0131n\u0131 yitirmi\u015f.<\/p>\r\n\r\n<p>Anlam\u0131 ve h&uuml;zn&uuml; derin olan ne g&uuml;zel t&uuml;rk&uuml;lerimiz var, de\u011fil mi?<\/p>\r\n\r\n<h3>3. Hasan Pa\u015fa Han\u0131<\/h3>\r\n\r\n<p>Bu yolculuktaki &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; rotam\u0131z Hasan Pa\u015fa Han\u0131 oluyor. Ulu Camii&rsquo;nin do\u011fu giri\u015finin kar\u015f\u0131s\u0131nda bulunan bu tarih&icirc; han, Sokullu Mehmet Pa\u015fa&rsquo;n\u0131n o\u011flu Hasan Pa\u015fa taraf\u0131ndan yapt\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Yap\u0131m\u0131nda, y&uuml;zy\u0131llara meydan okuyan &ouml;zel bir Horasan harc\u0131 kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\r\n\r\n<p>Hem konumu hem de mimarisiyle pek &ccedil;ok misafire ev sahipli\u011fi yapan bu han\u0131 1612 y\u0131l\u0131nda ziyaret eden Leh Simeon, yap\u0131y\u0131 \u015fu s&ouml;zlerle &ouml;zetler:<\/p>\r\n\r\n<p>&ldquo;Muazzam k&acirc;gir bir bina olan bu han\u0131n, 500 beygiri bar\u0131nd\u0131rabilecek yer alt\u0131nda iki ah\u0131r\u0131, reng&acirc;renk demir parmakl\u0131klarla &ccedil;evrilmi\u015f &ccedil;ok g&uuml;zel bir havuzu ve &uuml;&ccedil; kat &uuml;zerinde bir&ccedil;ok k&acirc;gir odas\u0131 vard\u0131.&rdquo;<\/p>\r\n\r\n<h3>4. Sahabeler \u015eehri: Hz. S&uuml;leyman Camii<\/h3>\r\n\r\n<p>D&ouml;rd&uuml;nc&uuml; mek&acirc;n\u0131m\u0131z, \u015fehre &ldquo;Sahabeler \u015eehri&rdquo; unvan\u0131n\u0131 kazand\u0131ran Hz. S&uuml;leyman Camii&rsquo;dir. Bir cami ile bir kalenin i&ccedil; i&ccedil;e ge&ccedil;mi\u015f hik&acirc;yesini bar\u0131nd\u0131ran bu tarih&icirc; mek&acirc;n; Kale, Me\u015fhed ve Nasiriyye Camii olarak da bilinir.<\/p>\r\n\r\n<p>Halid bin Velid&rsquo;in, surlar\u0131n etraf\u0131nda bir giri\u015f yolu ararken \u0130&ccedil; Kale&rsquo;ye do\u011fru uzanan bir t&uuml;neli ke\u015ffetti\u011fi ve sahabelerle \u015fehre buradan ad\u0131m att\u0131\u011f\u0131 anlat\u0131l\u0131r. Bu &ccedil;etin fetih s\u0131ras\u0131nda, aralar\u0131nda Halid bin Velid&rsquo;in o\u011flu S&uuml;leyman&rsquo;\u0131n da bulundu\u011fu 27 sahabe \u015fehit d&uuml;\u015fer ve buraya defnedilir.<\/p>\r\n\r\n<p>Buran\u0131n bir di\u011fer alametifarikas\u0131 da &ccedil;e\u015fmesidir. Diyarbak\u0131r merkezinde 400&rsquo;&uuml; a\u015fk\u0131n tarih&icirc; &ccedil;e\u015fme bulunsa da buray\u0131 farkl\u0131 k\u0131lan, Karacada\u011f kaynaklar\u0131ndan gelen \u015fifal\u0131 sudur. Rivayete g&ouml;re Kanuni Sultan S&uuml;leyman, Ba\u011fdat Seferi d&ouml;n&uuml;\u015f&uuml;nde rahats\u0131zlan\u0131r ve Diyarbak\u0131r&rsquo;da istirahate &ccedil;ekilir. Karacada\u011f&rsquo;\u0131n temiz havas\u0131 ve bu \u015fifal\u0131 suyu sayesinde sa\u011fl\u0131\u011f\u0131na kavu\u015fur.<\/p>\r\n\r\n<p>&ldquo;Madem bize \u015fifa oldu, halka da \u015fifa olsun.&rdquo; diyerek buras\u0131 ad\u0131na vakfiye d&uuml;zenletir. Hatta cihan padi\u015fah\u0131n\u0131n o me\u015fhur &ldquo;Halk i&ccedil;inde muteber bir nesne yok devlet gibi \/ Olmaya devlet cihanda bir nefes s\u0131hhat gibi&hellip;&rdquo; s&ouml;z&uuml;n&uuml; de bu \u015fifan\u0131n ard\u0131ndan s&ouml;yledi\u011fi rivayet edilir.<\/p>\r\n\r\n<h3>5. Peygamberler Beldesi E\u011fil: Hz. Elyesa Ve Hz. Z&uuml;lkifl T&uuml;rbeleri<\/h3>\r\n\r\n<p>Be\u015finci mek&acirc;n\u0131m\u0131z ise Kur&rsquo;an-\u0131 Kerim&rsquo;de isimleri ge&ccedil;en Hz. Elyesa ve Hz. Z&uuml;lkifl peygamberlerin E\u011fil il&ccedil;esinde bulunan t&uuml;rbeleri olacakt\u0131r. Bu kabirlerin ta\u015f\u0131nma s&uuml;recinin mucizevi bir hik&acirc;yesi vard\u0131r.<\/p>\r\n\r\n<p>1995 y\u0131l\u0131nda Dicle Baraj\u0131&rsquo;n\u0131n sular\u0131 alt\u0131nda kalma riski do\u011funca, devletin titizlikle y&uuml;r&uuml;tt&uuml;\u011f&uuml; bir operasyonla iki peygamberin kabrinin E\u011fil&rsquo;in en y&uuml;ksek tepesine ta\u015f\u0131nmas\u0131na karar verilir. Kabirler a&ccedil;\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) &ldquo;Toprak, peygamberlerin cesetlerini &ccedil;&uuml;r&uuml;tmez.&rdquo; hadis-i \u015ferifinin tecellisi as\u0131rlar sonra g&ouml;zler &ouml;n&uuml;ne serilir.<\/p>\r\n\r\n<p>Yakla\u015f\u0131k 2 bin 850 y\u0131l &ouml;nce ya\u015fam\u0131\u015f olan bu iki peygamberin m&uuml;barek bedenleri, hen&uuml;z birka&ccedil; saat &ouml;nce vefat etmi\u015f&ccedil;esine bozulmam\u0131\u015f h&acirc;lde bulunur. Hatta antik &ccedil;a\u011fa &ouml;zg&uuml; file kuma\u015ftan kefenlerinde bile en ufak bir leke yoktur. Bu s\u0131r gibi y&uuml;r&uuml;t&uuml;len nakil esnas\u0131nda E\u011fil halk\u0131, adeta manevi bir hisle soka\u011fa d&ouml;k&uuml;lm&uuml;\u015f ve peygamberlerini salavatlarla yeni istirahatg&acirc;hlar\u0131na u\u011furlam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\r\n\r\n<h3>6. Gizemli Durak: B\u0131rkleyn Ma\u011faralar\u0131<\/h3>\r\n\r\n<p>Son olarak Lice il&ccedil;esinde bulunan ve antik &ccedil;a\u011fda &ldquo;d&uuml;nyan\u0131n bitti\u011fi yer&rdquo; ile &ldquo;&ouml;l&uuml;ms&uuml;zl&uuml;k suyunun akt\u0131\u011f\u0131 yer&rdquo; olarak an\u0131lan B\u0131rkleyn Ma\u011faralar\u0131na de\u011finece\u011fiz.<\/p>\r\n\r\n<p>Anlat\u0131lan hik&acirc;yeye g&ouml;re \u0130skender-i Z&uuml;lkarneyn bir sefere giderken ba\u015f\u0131n\u0131n iki yan\u0131nda boynuz benzeri urlar &ccedil;\u0131kar ve bu durum ona b&uuml;y&uuml;k ac\u0131 verir. R&uuml;yas\u0131nda, bu ma\u011faradaki suda y\u0131kan\u0131rsa \u015fifa bulaca\u011f\u0131 s&ouml;ylenir. B&ouml;lgeyi fetheden \u0130skender, ma\u011faran\u0131n suyundan i&ccedil;ip ba\u015f\u0131n\u0131 y\u0131kad\u0131\u011f\u0131nda urlardan tamamen kurtulur.<\/p>\r\n\r\n<h2>Bitirirken...<\/h2>\r\n\r\n<p>K&uuml;lt&uuml;rlerin be\u015fi\u011fi Diyarbak\u0131r&rsquo;da gezip g&ouml;rebilece\u011fimiz yerler elbette bunlarla s\u0131n\u0131rl\u0131 de\u011fil. Medeniyetlerin izini s&uuml;rerken \u015fu noktalar\u0131 da mutlaka listenize eklemelisiniz:<\/p>\r\n\r\n<p><strong>Kazanc\u0131lar &Ccedil;ar\u015f\u0131s\u0131:<\/strong> Bak\u0131r seslerinin yank\u0131land\u0131\u011f\u0131, ihti\u015faml\u0131 el eme\u011fi &uuml;r&uuml;nlerin sergilendi\u011fi tarih&icirc; &ccedil;ar\u015f\u0131.<\/p>\r\n\r\n<p><strong>Ergani Ve &Ccedil;ay&ouml;n&uuml;:<\/strong> Tarihin ilk yerle\u015fik ya\u015fam izlerini bar\u0131nd\u0131ran, arkeolojinin ba\u015fkenti.<\/p>\r\n\r\n<p><strong>Malabadi K&ouml;pr&uuml;s&uuml;:<\/strong> Silvan il&ccedil;esinde yer alan, t&uuml;rk&uuml;lere ve efsanelere konu olmu\u015f, d&uuml;nyan\u0131n en geni\u015f kemerli ta\u015f k&ouml;pr&uuml;lerinden biri.<\/p>\r\n\r\n<p><strong>Ahmet Cemil Pa\u015fa Kona\u011f\u0131:<\/strong> Kentin yemek ve mutfak k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n yans\u0131t\u0131ld\u0131\u011f\u0131, kentin panoramas\u0131 niteli\u011findeki konak.<\/p>\r\n\r\n<p><strong>Zerzevan Kalesi Ve Mithras Tap\u0131na\u011f\u0131:<\/strong> &Ccedil;\u0131nar il&ccedil;esinde bulunan, Antik Roma&rsquo;n\u0131n asker&icirc; s\u0131n\u0131r garnizonu ve gizemli Mithraizmin d&uuml;nyadaki en iyi korunmu\u015f tap\u0131naklar\u0131ndan biri.<\/p>\r\n\r\n<p><strong>D&ouml;rt Ayakl\u0131 Minare:<\/strong> \u015eeyh Mutahhar Camii&rsquo;nin d&ouml;rt s&uuml;tun &uuml;zerinde y&uuml;kselen minaresi; d&ouml;rt \u0130slam mezhebini simgeler ve alt\u0131ndan yedi kez ge&ccedil;enin dile\u011finin kabul olaca\u011f\u0131na inan\u0131l\u0131r.<\/p>\r\n\r\n<p><strong>Gazi K&ouml;\u015fk&uuml;:<\/strong> As\u0131l ad\u0131 Samano\u011flu K&ouml;\u015fk&uuml; olan, Birinci D&uuml;nya Sava\u015f\u0131&rsquo;nda Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n kararg&acirc;h olarak kulland\u0131\u011f\u0131 tarih&icirc; yap\u0131.<\/p>\r\n\r\n<p><strong>Hevsel Bah&ccedil;eleri Ve Diyarbak\u0131r Surlar\u0131:<\/strong> UNESCO D&uuml;nya Miras\u0131 Listesi&rsquo;nde yer alan, \u015fehrin binlerce y\u0131ll\u0131k ya\u015fam kayna\u011f\u0131 ve koruyucusu olan an\u0131tsal yap\u0131lar.<\/p>\r\n\r\n<p><strong>Hasuni Ma\u011faralar\u0131:<\/strong> Anadolu&rsquo;nun en eski yerle\u015fim yerlerinden biri olan, oyma kayal\u0131klar &uuml;zerine kurulu antik ma\u011fara \u015fehri.<\/p>\r\n\r\n<p><strong>Meryem Ana S&uuml;ryani Kadim Kilisesi:<\/strong> Dinlerin ve k&uuml;lt&uuml;rlerin karde\u015fli\u011finin timsali olarak ayakta duran, S&uuml;ryani cemaatinin bu topraklardaki en &ouml;nemli \u015faheserlerinden biri.<\/p>\r\n\r\n<p>Umuyorum ki Diyarbak\u0131r&rsquo;\u0131n tarihine do\u011fru uzanan bu yolculu\u011fumuz, sizlerin de bu gizemli kap\u0131lar\u0131 birer birer aralaman\u0131za vesile olacakt\u0131r&hellip;<\/p>","images":"kadim-ruhunu-yasatan-aziz-sehrimiz-diyarbakir-1783943831.ana-manset.webp","publish":0,"show_title_slide":0,"author_id":54,"created_at":"2026-07-13T11:57:11.000000Z","updated_at":"2026-07-13T11:57:11.000000Z","deleted_at":null,"author":{"id":54,"name":"G\u00f6khan AKYILDIZ","email":"g.akyildiz461@gmail.com","email_verified_at":null,"status":3,"sortby":null,"active":0,"about":"\u00d6ZGE\u00c7M\u0130\u015e\u0130M HAKKINDA:\r\n\r\n1987\u2019de Trabzon, Arakl\u0131 \u0130l\u00e7esi Pervane Ko\u0308yu\u0308\u2019nde dog\u0306mu\u015ftur. I\u0307lkokul ve ortaokul e\u011fitimine 1995\u2019te Bursa Osmangazi I\u0307lc\u0327esi Sakarya I\u0307lko\u0308g\u0306retim Okulu\u2019nda bas\u0327lam\u0131\u015ft\u0131r. Lise eg\u0306itimini de 2003- 2006 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda Bursa Atatu\u0308rk Anadolu Lisesinde tamamlam\u0131\u015ft\u0131r. Selc\u0327uk U\u0308niversitesi I\u0307ktisadi ve I\u0307dari Bilimler Faku\u0308ltesi Kamu Yo\u0308netimi Bo\u0308lu\u0308mu\u0308\u2019nden 2012 y\u0131l\u0131nda mezun olmu\u015ftur.\r\n\r\n2014 y\u0131l\u0131nda I\u0307c\u0327is\u0327leri Bakanl\u0131g\u0306\u0131 Go\u0308c\u0327 I\u0307daresi Genel Mu\u0308du\u0308rlu\u0308g\u0306u\u0308\u2019nu\u0308n ac\u0327m\u0131s\u0327 oldug\u0306u I\u0307l Go\u0308c\u0327 Uzman Yard\u0131mc\u0131l\u0131g\u0306\u0131 memuriyet s\u0131nav\u0131n\u0131 kazanarak ayn\u0131 y\u0131l Ankara I\u0307l Go\u0308c\u0327 I\u0307daresi Mu\u0308du\u0308rlu\u0308g\u0306u\u0308\u2019nde Uzman Yard\u0131mc\u0131s\u0131 olarak c\u0327al\u0131s\u0327ma hayat\u0131na bas\u0327lam\u0131\u015ft\u0131r.\r\n\r\nHer ay du\u0308zenli olarak yaz\u0131lar\u0131n\u0131n yay\u0131nland\u0131\u011f\u0131 Ku\u0308ltu\u0308r Ajanda dergisinin yazar kadrosunda bulunmaktad\u0131r. Yurt d\u0131s\u0327\u0131 deneyimleri olarak 2010 y\u0131l\u0131nda Amerika Birles\u0327ik Devletleri\u2019nin New York s\u0327ehrinde bulunmus\u0327 ve 2016 y\u0131l\u0131nda da Avrupa Birlig\u0306i Geri Kabul Antlas\u0327mas\u0131\u2019n\u0131n uygulanmas\u0131 nedeniyle Yunanistan\u2019\u0131n Midilli adas\u0131nda bir su\u0308re go\u0308rev alm\u0131s\u0327t\u0131r. 2018 Mart ay\u0131nda, Tu\u0308rkiye\u2019de Go\u0308c\u0327 Yo\u0308netimi C\u0327al\u0131s\u0327anlar\u0131n\u0131n Desteklenmesi Projesi kapsam\u0131nda I\u0307spanya\u2019ya yap\u0131lan c\u0327al\u0131s\u0327ma ziyareti ekibinde yer alm\u0131\u015ft\u0131r.\r\n\r\n2018 y\u0131l\u0131nda Eski\u015fehir Valili\u011fi \u0130l G\u00f6\u00e7 \u0130daresi M\u00fcd\u00fcr\u00fc olarak atanm\u0131\u015ft\u0131r. 4 y\u0131l yapm\u0131\u015f oldu\u011fu \u0130l M\u00fcd\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc g\u00f6revi sonras\u0131nda, \u0130\u00e7i\u015fleri Bakanl\u0131\u011f\u0131 G\u00f6\u00e7 \u0130daresi Ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131nda Sivil Toplum ve Yabanc\u0131 Topluluklarla \u0130li\u015fkiler Ba\u015fkan\u0131 olarak 1,5 y\u0131l g\u00f6rev alm\u0131\u015ft\u0131r. Akabinde asr\u0131n depreminde Malatya Ye\u015filyurt il\u00e7esindeki Bar\u0131nma Merkezinde yakla\u015f\u0131k 10 bin vatanda\u015f\u0131m\u0131z\u0131n kald\u0131\u011f\u0131 Konteyn\u0131r Kenti\u2019nde \u2018\u2019Koordinat\u00f6r\u2019\u2019 olarak yakla\u015f\u0131k 2 ay g\u00f6rev alm\u0131\u015ft\u0131r.\r\n \r\nEvli ve bir k\u0131z \u00e7ocu\u011fu olan Go\u0308khan Aky\u0131ld\u0131z, Ankara I\u0307l Go\u0308c\u0327 I\u0307daresi Mu\u0308du\u0308rlu\u0308g\u0306u\u0308nde go\u0308revine \u2018\u2019Uzman\u2019\u2019 olarak devam etmektedir. Temmuz 2025 tarihinde \u2018\u2019Hat\u0131ras\u0131 Var\u2019\u2019 ad\u0131nda bir kitab\u0131 Orhun Yay\u0131nevinden bas\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu eser K\u00fclt\u00fcr Ajanda Dergisinde yazm\u0131\u015f oldu\u011fu k\u00fclt\u00fcrel yaz\u0131lar\u0131n\u0131 bir araya getirdi\u011fi bir eser olmu\u015ftur.","phone":"","avatar":"uploads\/gokhan-akyildiz-1781282472.jpg","deleted_at":null,"created_at":"2026-05-24T12:37:09.000000Z","updated_at":"2026-06-12T16:41:12.000000Z","two_factor_enabled":0,"role_name":"Yazar"}} Emine yılmazer yorumu
Emine yılmazer 13 %Jul 2026, 20:52

Çok güzel bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık

Anasayfa Kategoriler YOUTUBE
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !