Para Piyasası modülü kapalı
x

Son Dakika Haber Gönder Video Yazarlar Künye İletişim
Zihin ve Cehennem
Zihin ve Cehennem

Bu yazı serisi, insanın kendi iç dünyasında yaptığı yolculuğun duraklarını anlamaya çalışan bir denemedir.

İnsan, çoğu zaman cehennemi dışarıda arar. Oysa cehennem, en çok zihnin kontrolü ele geçirdiği yerde başlar. Zihin, çözmek için vardır; hükmetmek için değil. Ne zaman ki çözmek yetmez, işte o anda yanmaya başlar insanın içi.

Zihinsel zekâ, başarıyı sever. Kazanmayı, önde olmayı, haklı çıkmayı… Bunların her biri masum görünür. Ancak merkeze alındığında insanı sertleştirir. Sertleşen zihin, empatiyi zayıflatır; merhameti gereksiz görür. Böylece insan, başkasını anlamadan yargılamayı öğrenir. Cehennemin ateşi tam da burada tutuşur.

Zihin sürekli konuşur. Geçmişi kurcalar, geleceği kurgular. “Ya öyle olursa?”larla beslenir. Bu gürültü içinde hakikat duyulmaz. İnsan, düşündüğünü sanır ama aslında tekrar eder. Kendi kurduğu düşünce labirentinde dolaşıp durur.

Zihnin en büyük yanılgısı, kendini merkeze koymasıdır. “Ben biliyorum.” dediği anda kapılar kapanır. Bilgi artar ama idrak daralır. Akıl, kâinat kadar geniştir ama yön verilmezse insanı içine çeker. Kayboluş sessizdir; fark edilmez.

Cehennem, bir ceza mekânı olmaktan önce bir hâl meselesidir. Sürekli gerilimde kalmak, hep tetikte olmak, kimseye güvenememek… Bunların her biri zihnin aşırı çalışmasının yan ürünleridir. İnsan yorulur ama duramaz. Çünkü durmak, kontrolü bırakmaktır.

Oysa zihin sustuğunda başka bir alan açılır. Bu alan ne yalnızca duygudur ne de düşüncedir. Bir fark ediştir. Zihnin geri çekilmesi, insanın yok olması değil; insanın kendine yer açmasıdır.

Zihin, yerini bilirse nimettir. Merkezde durursa ateştir.

Adnan Fişenk
Gazeteci-Yazar

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:
Anasayfa Kategoriler YOUTUBE
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !