Para Piyasası modülü kapalı
x

Son Dakika Haber Gönder Video Yazarlar Künye İletişim
Meyl-i Hû ve Beka
Meyl-i Hû ve Beka

İnsan, yolun sonuna geldiğinde yeni bir şey öğrenmez. Aksine, fazlalıklarından arınır. Artık ne zihin hükmetmek ister ne de duygular insanı savurur. Merkez sadeleşmiştir. İşte bu noktada yön kendiliğinden belirir.

Meyl-i Hû bir tercih değil, bir neticedir. İnsan, her yöne baktıktan ve her ihtimali yokladıktan sonra kalbinin asıl yönünü fark eder. Bu yöneliş zorla olmaz. Sessizdir, sakindir; ama kesindir.

Kalp başka şeylere meylettikçe parçalanır. Sahip oldukça ağırlaşır. Kendini ispat etmeye çalıştıkça yorulur. Meyl-i Hû, bu dağılmanın sonudur. Kalbin tek yöne dönmesi, insanın iç dünyasında toparlanmasıdır.

Beka, sanıldığı gibi bedensel bir kalıcılık değildir. İsimle, makamla veya iz bırakmakla ilgili değildir. Beka, faniliğin içinde sabit kalabilme hâlidir. Değişen dünyanın ortasında yönünü kaybetmemektir.

İnsan, kendini unuttukça kalır. Nisyan burada tamamlanır. Benlik geri çekilmiş, iddia susmuştur. Artık insan merkez olmaya çalışmaz; merkeze bağlanır.

Meyl-i Hû, insanı hayattan koparmaz. Aksine, insanı hayatın içinde ait olduğu yere koyar. Acı hâlâ vardır, kayıp hâlâ mümkündür. Ancak insan savrulmaz. Çünkü yön bellidir.

Beka, kalabalıkta kaybolmamak demektir. Gürültünün içinde sükûneti koruyabilmektir. Faniliği inkâr etmeden ona teslim olmamaktır.

Yol burada bitmez. Ama dağılma sona erer. İnsan artık aramaz. Yönelmiştir. Ve yönelen kalır.

En önemli düzeltmeler: “ne… ne de…” yapısı tamamlandı, “hayata yerli yerine koyar” anlatım bozukluğu giderildi ve son cümlede özne ile yüklem arasındaki gereksiz virgül kaldırıldı.

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:
Anasayfa Kategoriler YOUTUBE
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !