Türkiye’nin 3. Rahim Nakli Başladı: Hamilelik Mümkün Mü?
Türkiye’nin 3. Rahim Nakli Baş...
16:42İzmir Ve Kütahya’da Orman Yangını: OGM’den 4 Günlük Kritik U...
İzmir Ve Kütahya’da Orman Yang...
15:46Hollanda’da Su Kıtlığı İlan Edildi: Avrupa’da Kuraklık Alarm...
Hollanda’da Su Kıtlığı İlan Ed...
15:32NASA Görüntüledi: Karadeniz Turkuaza Döndü, Renk İstanbul Bo...
NASA Görüntüledi: Karadeniz Tu...
Tarihiyle, kültürüyle ve eşsiz tabiatıyla Anadolu’nun kadim yerleşim yerlerinden birine yolculuk yapacağız bu yazımda.
Tarihî dip derinliği oldukça fazla olan, eski adı Eğin olup yeni ismini Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusundan alan Kemaliye’den bahsediyorum.
Yukarı Fırat Bölümü’nde, Fırat Vadisi’nin batı yakasında bulunan Malatya’nın kadim ilçesi Arapgir ile Erzincan’ın tulum peyniri ve yaylalarıyla bilinen bir diğer ilçesi İliç’in arasında kalan Kemaliye, İpek ve kervan yolları üzerinde bulunması sebebiyle tarih boyunca önemli bir yerleşim yeri olmuştur.
Kemaliye, tarihî ve kültürel özelliklerinin yanı sıra özgün mimarisiyle de dikkat çekmektedir.
Bulunduğu konum itibarıyla ve tabii güzellikleriyle göz kamaştıran Kemaliye, bünyesinde bulunan Karanlık Kanyon’u ile UNESCO’ya aday gösterilen bir cazibe merkezi olarak ziyaretçilerini ağırlamayı bekliyor.
Tarihî geçmişi MÖ 2000 yılına kadar uzanır. Asur, Grek-Pers, Roma-Bizans, Anadolu Selçuklu Devleti, İlhanlı Devleti, Akkoyunlular ve Osmanlı Devleti hâkimiyetinde kalan Kemaliye, aynı zamanda 600 yıllık Osmanlı-Anadolu şehirciliğini ortaya koyuyor.
Şehirdeki mimari doku, görenleri büyülemeye yetiyor.
James Playfair, bu kadim şehri A System of Geography kitabında “Fırat’a ulaşan bereketli bir yolda, bir dağın eteğinde, amfitiyatro biçimli küçük bir kasaba” olarak anlatıyor.
1813 yılında yazdığı kitabında, ta o dönemde eski ismi Eğin’den bahseden yazar, şehrin büyüleyici güzelliğini çok güzel bir şekilde anlatmıştır.
İngiliz kâşif Francis Rawdon Chesney de 1835-1837 yılları arasında Kemaliye’ye yaptığı araştırma gezisinde Fırat’ın rotasını takip etmiş ve Eğin’den “sağ yakada 2.700 hanelik bir kasaba” olarak söz etmiştir.
O dönemde Eğin’i şöyle anlatıyor:
“Kasabayı aşıyormuş gibi görünen ve sanki kasabayı yok etmekle tehdit eder gibi duran yüksek kireçtaşı uçurumları arasında, bir köprüyle geçilecek kadar dar bu tekil yarıkların her iki tarafında, yaklaşık 1.219 metre rakıma kadar yükselen dağların olduğu derin bir vadi içinde yer alan bir yerleşim yeridir.”
Kemaliye, gündüzleri çok kısa süre güneş ışığı alması sebebiyle adeta çok dik ve yüksek kayalardan oluşan bir tiyatroya asılı duruyormuş gibi ilginç bir görünümü andırıyor.
Şehir, kurulduğu günden bu yana çeşitli kültürlerin yaşandığı bir yer olma özelliğini taşıması dolayısıyla bu kültürlerden izler taşır.
Dut, ceviz, çınar ve kavak ağaçlarının oluşturduğu yeşilin binbir tonu arasında yer alan evleriyle Kemaliye, tabiatın mucizevi dokusunu üzerinde taşıyan, görenleri hayran bırakan bir şehir.
Şehirde en dikkat çeken şey, topografik yapıya uygun olarak konumlanmış ve “mağ” adı verilen, 3-3,5 metrelik aks sistemiyle yapılmış Kemaliye Evleri’dir.
Bu evler kademeli olarak şekillenmiş; yatay değil, düşey olarak düşünülmüş; genellikle tek katlı olmak yerine iki, üç ya da dört katlı olarak yapılmıştır.
Kemaliye Evleri’nin her katından açılan kapılardan ya bir sokağa ya da bir bahçeye çıkılabiliyor.
Genelde üç katlı yapılmış olan evlerin alt katları, hizmet katı olarak işlev görüyor. Bahçe ile bağlantısı olan bu kat; soğukluk, kiler ve odunluk olarak kullanılmaktadır.
Ana katlar, taş duvarın üstüyle başlayan ahşap katlar olup yaşam mekânları olarak düzenlenmiştir. Divanhane, selamlık, sofa ve mutfak bu katta bulunur.
Divanhane, sofanın oturma işlevli bölümüdür. Sofa ise ev halkının ortak kullanım alanıdır.
Üst katlarda genel olarak yatak odaları vardır. Son katın üzerinde bulunan, rıhtım döşemeyle kaplı damlar ise tarım ürünlerinin işlenmesi ve kurutulması amacıyla kullanılır.
Kemaliye Evleri arasında zengin ailelerin evleri ile fakir ailelerin evleri arasında çok büyük farklılıklar göze çarpmaz. Sadece evin kat sayısı ya da boyutu farklıdır.
Kemaliye Evleri’nde bütün oturma mekânları, manzaranın en güzel görüntüsü olan Fırat’a bakar.
Şehrin arazisinin eğimli olması sebebiyle evler birbirinin manzarasını kapatmaz.
Evlerin yapımında taş ve ahşap malzeme kullanılmıştır. “Hımış” adı verilen, arası kerpiç dolgulu ahşap dikmelerin üzeri çam tahtalarıyla kaplıdır.
Ahşap kaplamaların etekleri, fisto biçiminde içbükey ve dışbükey eğrilerle veya yalın oyma motiflerle bitirilmiştir.
Mimarisinde yerel kültür ögelerini barındıran Kemaliye Evleri’nin dikkat çeken bir yönü de kapılar ve kapı tokmaklarıdır.
Osmanlı Türk Evleri’nde olduğu gibi kapılarda iki türlü tokmak bulunur. Biri erkekler içindir ve vurulduğunda kalın bir ses çıkarır.
Diğeri ise hanımlar içindir ve vurulduğunda ince, tiz bir ses çıkarır.
Anadolu kültürünün gözler önüne serildiği Kemaliye Evleri, mutlaka görülmesi gereken bir hazine gibidir.
Evlerin dışında şehrin turizm değeri de bir hayli fazladır.
Bunlar arasında Endiçi Kalesi, Roma Mezarlığı, Pigan kalıntıları, Hasgel kalıntıları, Arsania kalıntıları, Topkapı Kalesi, Orta Cami, Kadı Gölü, Ala Mağarası, Ocak köyü, Hıdır Abdal Türbesi ve Enver Gökçe Müzesi sayılabilir.
Ayrıca bu tarihî ve kültürel dokulara ilaveten, şehrin yerleşiminin ayrılmaz bir parçası olan Karanlık Kanyon, sadece Kemaliye’nin değil, Türkiye’nin en ilginç kanyonlarından biridir.
Karanlık Kanyon, Fırat Nehri’nin bir kolu olan Karasu Nehri’nin oluşturduğu, sarp kayalık yamaçlarla çevrili bir boğazdır.
Kanyonda yer alan ve dünyadaki tehlikeli yollar arasında sayılan, sert kayaların geleneksel yöntemlerle uzun yıllar boyunca oyulmasıyla inşa edilen Taş Yol ise istisnai bir tabii güzelliktir.
Şehir merkezinin 4-5 kilometre kuzeybatısında yer alan Dilli Vadisi de önemli bir turizm noktasıdır.
Bu vadide eski Türk izlerine rastlamak mümkündür. Dilli Vadisi içerisinde yer alan petroglifler ve damgalar üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda elde edilen veriler, Türk kültür tarihi açısından önemli bilgiler içermektedir.
Malazgirt Savaşı öncesinde Anadolu’da Orta Asya Türk akınlarının görüldüğü yegâne yerlerden biri olan Kemaliye, 2021 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne eklenmiştir.
Kemaliye, 2022 yılında da Türkiye’nin sakin şehirler, yani Cittaslow ağına dâhil edilmiştir.
UNWTO’nun “Dünyanın En İyi Turizm Köyleri” listesine girmeyi başaran Kemaliye’de, Valiliğin himayelerinde; Kaymakamlık, Belediye ve KEMAV iş birliğiyle her yıl temmuz ayının ikinci haftasında Milletlerarası Kültür ve Tabiat Sporları Şenliği düzenleniyor.
Şenlik, kültür, sanat ve tabiat sporlarını bir araya getiriyor.
Etkinlik kapsamında Tarihî İpek Yolu Yürüyüşü, yarı maraton, dağ bisikleti, wingsuit atlayışı, kano, rafting ve kaya tırmanışı gerçekleştiriliyor.
Ayrıca Karanlık Kanyon’da gün batımını seyretme, yerel sanat sergileri, çocuklara özel atölyeler, folklor gösterileri, “Türkülerle Yeşil Eğin” performansı ve fasıl akşamları da programda yer alıyor.
Katılımcılara yöresel ve organik ürünlerin sunulduğu bu şenliğin yapıldığı tarihler, Kemaliye’yi gezmek için tercih edilebilecek en güzel zaman dilimlerinden biridir.
Rüyaların gerçek olduğu şehir olarak da tanımlanan Kemaliye, eşsiz tabiatıyla görenleri büyüleyen bir tarih ve kültür şehridir.
Kemaliye’yi görmek ve kadim medeniyetlerin izlerini sürmek istiyorsanız hiç vakit kaybetmeden yönünüzü bu eşsiz şehre çevirmelisiniz.
18.07.2026 - 14:02
11.07.2026 - 15:24
27.06.2026 - 01:28
20.06.2026 - 08:41
12.06.2026 - 00:41
06.06.2026 - 21:08
30.05.2026 - 13:22
23.05.2026 - 23:35
17.05.2026 - 19:01
08.05.2026 - 20:01
01.05.2026 - 22:11
26.04.2026 - 13:16
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir