11 Haziran Perşembe Türkiye Deprem ve Afet Günlüğü: Adana’da...
11 Haziran Perşembe Türkiye De...
03:50Sadece Anadolu’da Yetişen Nadir Türler Dünya Botanik Mirası...
Sadece Anadolu’da Yetişen Nadi...
03:26Dünyanın Büyük Ormanları ve Türkiye’nin Orman Ekosistemleri...
Dünyanın Büyük Ormanları ve Tü...
00:40SKD Türkiye COP31 Kapsamında Sürdürülebilirlik Projelerini S...
SKD Türkiye COP31 Kapsamında S...
Siyasi zekâsı ve dirayetiyle adından söz ettiren halkın nezdinde adil ve güçlü bir Melike olarak tanınan, Malazgirt Meydan Muharebesi sonrasında Erzurum bölgesinde kurulan Anadolu beyliklerinden Saltuklu Beyliği’nin hükümdarı 2. İzzeddin Saltuk’un kızı Mama Hatun tanınması ve bilinmesi gereken bir şahsiyet.
Saltuklu Beyliği 1071-1202 yılları arasında hüküm sürmüş, Büyük Selçuklu İmparatorluğu hükümdarı Sultan Alparslan’ın Türkmen komutanlarından Saltuk Bey tarafından kurulmuş bir beyliktir. Beyliğin başında bulunan beşinci melik Nasirüddin Muhammed’in ardından beyliğin başına geçip 1191-1201 yılları arasında hüküm sürmüştür. Kardeşi Nasiruddin’den sonra tahta geçebilecek başka erkekler olduğu halde idareyi ele almış birisidir.
Mama Hatun, sadece Türk tarihinde değil; Arap kaynaklarında da “Erzurum sahibesi” olarak anıla gelen kıvrak zekaya sahip, cinsiyetiyle değil, şahsiyetiyle ehliyet, liyakat, irade ve siyasi kabiliyetleriyle öne çıkan bir melikedir. Döneminde gösterdiği adil idareyle adından söz ettirmiştir. Yönettiği tebaa arasında dirlik ve düzeni sağlarken aynı zamanda beyliğin sınırlarını genişletmeyi de ihmal etmemiştir. Komşuları Gürcülerle savaşmış ve Haçlılara karşı da mücadele etmeyi ihmal etmemiştir. Askerlerinin başında, elinde kılıç, at sırtında nice gaza eden fırtına gibi bir kadındır.
Hükümdarlığının ilk yıllarına dair çok yeterli bilgiler bulunmamakla beraber Mama Hatun son dönemlerinde yeğenleriyle ciddi iktidar mücadelesi içinde olmuştur. Hüküm sürdüğü dönemde Selahaddin Eyyubi, Suriye’den kuzeye doğru yayılma politikası takip etmiş, Türkmen beylerini itaat altına almaya çalışmıştır. Bu maksatla yeğeni Takıyyüddin Ömer’e vazife vermiş, bunun üzerine yeğeni, Ahlatşahlar’a ait topraklardaki Hani’yi işgal etmiş ve Ahlatşah Seyfeddin Begtemür’ü yenilgiye uğratmıştır.
Takıyyüddin, bundan cesaret alarak Ahlat üzerine yürüyüp şehri kuşattıysa da başarılı olamamıştır. Takıyyüddin geri dönüp yine Begtemür’e bağlı Malazgirt’i kuşattığı sırada gözünü budaktan sakınmayan cesur ve kararlı Melike Mama Hatun, askerlerinin başında yeğeni Takıyyüddin Ömer’e yardıma gelmiştir.
Mama Hatun, içinde bulunduğu iktidar mücadelelerinden dolayı, 1201 yılında Eyyubi Hükümdarı el-Melikü’l-Adil’e haber göndererek nüfuz ve itibar sahibi bir kimseyle evlenmek istediğini bildirmiş ve bu konuda kendisine yardımcı olunmasını ondan rica etmiştir. El-Melikü’l-Adil, Nablus Eyyubi valisi Farisüddin Meymûn el-Kasri’ye Mama Hatun ile evlenmesini, ayrıca onun ülkesini de yönetmesini tavsiye eden bir mektup yazmıştır. Mektubu eline alıp okuyan Meymûn el-Kasri, bu teklifi kabul edip evlilik için gerekli hazırlıkları yaptığı sırada Mama Hatun’un tahttan uzaklaştırılıp hapsedilmiş dolayısıyla bu evlilik gerçekleşememiştir.
Güçlü ve yetenekli bir kadın olan Mama Hatun, sadece siyasi ve idari yönüyle değil, yaptırmış olduğu hayır eserleriyle de anıla gelmiştir.
Bugünkü Erzincan’ın Tercan ilçesi eskiden onun adıyla bilinirdi. Tercan’da yaptırmış olduğu kervansaray, mescid ve hamam, bu eserlerden birkaçıdır. Mama Hatun Külliyesi olarak da adlandırılan bu eserler topluluğu, bir caminin çevresinde camiyle birlikte yapılmış imaret, sebil, kümbet yani türbe gibi yapılardan oluşmaktadır. Meşhur seyyahımız Evliya Çelebi Tercan’a iki defa gelmiş ve Mama Hatun’un yaptırdığı külliyeyi ziyaret etmiştir.
Anadolu mimarisinden farklı özellikler taşıyan külliyedeki kümbetin üzerindeki kitabeden anlaşıldığına göre, eserin mimarı Ahlatlı Ebu’n-Nema bin Mufaddal’dır. Yöre birinci derecede deprem kuşağında olmasına rağmen bu eserler günümüze kadar ulaşmıştır.
Evliya Çelebi 1640 yılında Tercan’a geldiğinde gördüklerini anlattığı meşhur eseri Seyahatnamesinde şunları naklediyor. “Tercanlı Ali Ağa’nın zeameti, Müslüman bir köy olduğunu ve ‘azize’ diye vasıflandırdığı Mama Hatun’un padişahlardan birinin ‘yıldız gibi temiz kızı’ olup türbesinin ziyaret edildiğini, nakışlı ve uzunca mermer sanduka ile türbeye yakın bir cami ve bir hamamın bulunduğunu, yedi yıl sonraki gelişinde ise köyün 100 haneden 200 haneye çıktığını, ‘bir hayır sahibi kadın’ diye andığı Mama Hatun’un tahsis ettiği vakfa ait gelir kaynaklarına el konulduğunu, bu yüzden sahipsiz kalan imaretin harabe olmaya yüz tuttuğunu belirtmektedir.”
12. yüzyıldan günümüze kadar ulaşan Mama Hatun Kümbeti’nin en dikkat çeken bölümlerinden biri taç kapısıdır. Anadolu Türk-İslam mimarisinin inceliklerini yansıtan bu kapı hem estetik hem de manevi anlamıyla güçlü bir mesaj taşır. Mukarnas dolgu taç kapının süslemelerinde dikkat çeken en önemli unsurlardan biri, geometrik düğüm motifler, çok dilimli rozetler ve altı köşeli yıldız desenlerdir. Bu motifler, İslam sanatında sonsuzluğu ve ilahi düzeni simgeler. Taç kapı süslemeleri arasında Kûfi hatla işlenmiş yazılar özel bir yere sahiptir. Burada İhlas Suresi, Mü’min Suresi’nin bazı bölümleri, Allah’ın adı, Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ile dört halifenin isimleri yıldız motifleri içinde yer alır. Bu durum, kapının sadece mimari değil, aynı zamanda dini ve manevi bir boyuta sahip oluğunu gösterir.
Ezcümle Mama Hatun Kümbeti’in taç kapısı sadece ziyaretçiyi karşılayan bir giriş olmanın ötesinde, Saltuklu Beyliği’nin sanatvari ve inanç dünyasının bir yansımasıdır. Mukarnaslı süslemeler, dengeli kompozisyon ve yazılar hem ihtişamı hem de dönemin ruhunu gözler önüne serer.
Evliya Çelebi`nin gördüğü orijinal süslemeli mermer sandukanın yerine, günümüzde geç dönemlere ait sembolik bir sanduka bulunmaktadır. Ortada yükselen kümbet iki katlıdır. Mama Hatun Kervansarayı, Hamamı ve Mescidi zaman içinde gördüğü çeşitli tamiratlar nedeniyle özgün biçimini yitirmiştir. Külliye içerisinde bulunan ve Evliya Çelebi`nin sözünü ettiği mescit, I. Dünya Savaşı`nda yıkılmış, daha sonra yerine bir cami inşa edilmiştir.
Anadolu’da önemli bir iz bırakan, bugün neredeyse unutulmaya yüz tutan kahraman ve adil bir yönetici olan Mama Hatun’un vefat tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Kabri, Tercan’da yaptırmış olduğu külliyenin içinde bulunmaktadır. Cesaretiyle, gaziliğiyle, beyliği ile adını tarihe yazdıran ve daha birçok meziyetlerle örnek alınması gereken Mama Hatun’u, unutulmaması temennisiyle rahmet ve minnetle yâd ediyorum.
Önder GÜZELARSLAN
30.05.2026 - 13:22
23.05.2026 - 23:35
17.05.2026 - 19:01
08.05.2026 - 20:01
01.05.2026 - 22:11
26.04.2026 - 13:16
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir