Para Piyasası modülü kapalı
x

Son Dakika Haber Gönder Video Yazarlar Künye İletişim
Osmanlı’nın Doğduğu Topraklar: Domaniç’te Zamana Yolculuk
Osmanlı’nın Doğduğu Topraklar: Domaniç’te Zamana Yolculuk

Ülkemizin her köşesi derin bir tarih ve kültür barındırmakla birlikte tabiat harikası güzellikler bizlere sunmaktadır. Bir döneme damga vuran ve 600 yıldan fazla ayakta kalan bir devletin, Osmanlı Devleti’nin kurulduğu topraklar da tarihin önemli olaylarına şahitlik etmiş yerlerdir.

Kütahya’nın Domaniç ilçesinden İnegöl istikametine inen yoldan ilerlerken, Domaniç Dağları arasındaki ormanların içinde bulunan kayın ağaçları arasında insan kendisini bambaşka bir âleme yolculuk yapıyor gibi hisseder. Yılın hangi mevsiminde geçerseniz geçin bu yol insana huzur verir; bununla birlikte tabiatın renkli dünyasını da sunar.

Benim en çok sevdiğim yerlerden biri de buralardır. Birçok defa geçtiğim bu yol üzerinde, Domaniç Dağları’ndan gelen buz gibi sulardan su içmek de ayrı bir zevktir.

Birkaç kez ziyaret ettiğim, beni büyüleyen ve etkileyen Domaniç’e Manisa’dan yönümüzü çevirerek yaptığımız bir gece yolculuğunu hiç unutamıyorum. Gecenin bir yarısında Osmanlı Devleti’nin kök saldığı topraklara ulaştığımızda ilk durağımız, burada medfun bulunan Hayme Ana’nın türbesi oldu.

Yanımda bana eşlik eden Manisa Vakfı Başkanımız ve Ercan Oğuz ise bu bölgeye ilk defa geliyordu.

Her ziyaretimde bizlere ecdadımızı hatırlatan bu toprakları, Domaniç’i ve Hayme Ana’yı sizlere anlatmaya çalışacağım.


Bugün Kütahya ilimize bağlı şirin bir ilçe olan Domaniç’te ilk yaşam, yapılan arkeolojik kazılardan anlaşıldığı üzere Kalkolitik Çağ’a kadar dayanmaktadır. M.Ö. 5500–3500 yıllarına uzanan bir geçmişe sahip olan Domaniç’te, M.Ö. 2000’li yıllarda Hititliler hüküm sürmüş; daha sonra sırasıyla Frigler ve Lidyalılar bölgede yaşamıştır.

Lidyalıları, M.Ö. 400’lü yıllarda bölgeyi ele geçiren Persler takip etmiştir. Makedonya Kralı Büyük İskender’in Anadolu’yu istila etmesiyle birlikte, M.Ö. 4. yüzyıldan itibaren bölge Makedonyalıların hâkimiyetine girmiştir.

Büyük İskender’in ölümünün ardından M.Ö. 300–200 yılları arasında Domaniç ve çevresi önce Bergama Krallığı’nın, ardından Bitinyalıların egemenliği altına girmiştir.

M.Ö. 2. yüzyılda Anadolu’da Roma İmparatorluğu’nun hâkimiyeti başlamış, M.S. 395 yılında Roma’nın ikiye bölünmesiyle birlikte Domaniç ve çevresi Doğu Roma yani Bizans egemenliğine girmiştir.

Bizans döneminde, bugün Hayme Ana Türbesi’nin bulunduğu Domaniç’in Çarşamba Köyü’nde başpiskoposluk bulunmaktaydı.

Günümüzden yaklaşık 5000 yıl öncesine kadar farklı medeniyetlerin iz bıraktığı Domaniç, M.S. 13. yüzyılda Türk yurdu olmaya başlamıştır.


1071 Malazgirt Zaferi ile Anadolu’nun kapılarının Türklere açılmasının ardından, 1281 yılında Domaniç Anadolu Selçuklu Devleti tarafından fethedilmiş ve Oğuzların Kayı boyuna yaylak olarak verilmiştir.

Bölgeye yerleşen Kayı Boyu’nun beyi Ertuğrul Gazi, ilk olarak Karacadağ eteklerine yerleşmiştir. Orta Asya’dan Moğol istilaları nedeniyle göç eden Kayı Boyu, ilk olarak Bitlis’in Ahlat bölgesine yerleşmiştir.

Ertuğrul Gazi’nin annesi Hayme Ana ve eşi Gündüz Alp ile birlikte Kayılar yönlerini batıya çevirmiştir. Gündüz Alp’in Fırat Nehri’nde hayatını kaybetmesinin ardından Hayme Ana, oğulları Ertuğrul Gazi ve Dündar Bey ile birlikte bugünkü Osmanlı topraklarına doğru göç etmiştir.


Hayme Ana, Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda çok önemli bir yere sahiptir. Eşinin vefatından sonra aşiretin başına geçmiş ve yönetimi üstlenmiştir.

Oğlu Ertuğrul Gazi’ye rehberlik ettiği tarihi kaynaklarda belirtilmektedir. Ayrıca torunlarının yetişmesinde de büyük rol oynamıştır.

Osman Gazi’nin büyütülmesi ve yetiştirilmesinde Hayme Ana’nın etkisi büyüktür. Rivayetlere göre yayladaki çam ağaçlarından yapılan beşiklerde Osman’ı sallayıp ninniler söylerdi.

Yörede “Beşik Çamı” olarak bilinen bu ağaç, Domaniç’e bağlı Domur Köyü’nde bulunmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu ile kaderini paylaşır gibi, bugün anıt ağaç olarak yere devrilmiş hâlde bulunmaktadır.


Hayme Ana, “Devlet Ana” olarak anılmıştır. Vefat tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, yaz mevsiminde hayatını kaybettiği rivayet edilmektedir.

Ertuğrul Gazi, annesini her yıl çadır kurduğu Çarşamba Köyü’ndeki bir tepeye defnettirmiştir.

  1. Abdülhamit döneminde, 1892 yılında köyde bulunan bir vesikanın Hayme Ana’ya ait olduğu anlaşılmış ve padişaha ulaştırılmıştır. Bunun üzerine bölgeye gönderilen heyet, Hayme Ana’nın kabrini tespit etmiş ve bugünkü türbe inşa edilmiştir.

Her yıl eylül ayının ilk pazar günü, Hayme Ana anma törenleri düzenlenmektedir.


Domaniç, Cumhuriyet döneminde 1932 yılında Tavşanlı’ya bağlanmış, 1960 yılında ilçe statüsü kazanarak Kütahya’ya bağlanmıştır.

Domaniç’e gittiğinizde Hayme Ana Türbesi’nin yanı sıra, Domur Köyü’nde bulunan ve Osman Gazi’nin beşiği olarak bilinen Mızık Çamı da görülmelidir.

Bu ağaç 1980 yılında doğal nedenlerle yıkılmış, 1988 yılında ise koruma altına alınarak anıt ağaç olarak tescillenmiştir.


Domaniç ormanları, tarihi ve doğal güzelliğiyle ziyaretçileri büyülemektedir. Ilıcaksu Köyü’nde bulunan Sarıkız mesire alanı, içinde toprak çıkan suyun oluşturduğu gölet ile dikkat çeker.

Bu bölgenin yeşilliği ve sessizliği insana huzur verir. Aynı zamanda bölgede birçok alabalık tesisi de bulunmaktadır.


Domaniç ve Hayme Ana ziyareti sonrasında İnegöl istikametine doğru ilerlerken, yol boyunca tabiatın eşsiz güzelliğine şahit olunur. Yolun sağında ve solunda akan buz gibi sulardan içmek mümkündür.

Her bir metrekaresi tarih ve kültür kokan, büyüleyici doğasıyla dikkat çeken Domaniç sizleri bekliyor.

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:
Anasayfa Kategoriler YOUTUBE
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !