Para Piyasası modülü kapalı
x

Son Dakika Haber Gönder Video Yazarlar Künye İletişim
Ahmet Haşim’den Günümüze: Boyanan Yüzler, Değişmeyen Hakikat
Ahmet Haşim’den Günümüze: Boyanan Yüzler, Değişmeyen Hakikat

Ah yalan dünyada, yalan dünyada
Yalandan yüzüme gülen dünyada
N. Ertaş


Tarih: 1928

Yaklaşık yüzyıl önce.

İki kişi arasında geçen konuşmanın mekânı “bar”dır.

TDK’ya göre bar:

  1. Danslı, içkili eğlence yeri.
  2. Ayaküstü içki içilen içkievi, meyhane.

Bugün için bile toplumun kısıtlı bir kesiminin yaşam rutini.

“Bu adam ne geveleyip duruyor?” dediğinizi duyar gibiyim. Ağzındaki baklayı çıkarsa ya!

Hakkı âliniz var.

....

İki kişi arasındaki konuşmayı,

“Garden Bar’da Konuşan İki Adam”

başlıklı kısa edebî denemede okudum:

Birebir naklediyorum:

  • Şu ışıklar içinde görünüp kaybolan kadınlara bak! Ne derilerindeki beyazlık insan derisi beyazlığı, ne gözlerindeki siyahlık insan gözü siyahlığı, ne dudaklarındaki kızıllık insan dudağı kızıllığıdır. Tabiatın eserleri hiç de bu sahne yaratıkları kadar güzel değil! Kırmızı, sarı, yeşil, siyah boyalar; renksiz etleri, çipil gözleri, soluk dudakları başkalaştırarak harap vücutlardan birer gençlik ve güzellik mucizesi meydana getirmiş. Kim diyor ki kadın şimdi eskisi gibi yüzünü sıkı örtüler altında saklamıyor? Ya boya örtüleri? Bunların altında gerçek yüzü hiç görmek olası mı? Boyalar olmasa bilmem kadın ne yapardı?
  • Kadın ne yapabilirdi bilmem... Fakat boyalar olmasa bilmem ki göz nasıl boyanırdı?

...

Bu deneme, ilk baskısını 1928’de yapan Ahmet Haşim’in “Bize Göre” isimli, gazetede tefrika edilen yazılarından müteşekkil kitabındaki bir makale.

Merakımı ilk celbeden, o tarihlerde İstanbul’da bar var mıydı?

Biraz araştırınca, yazarın Paris izlenimlerine ait makaleler olduğunu öğrendim.

Paris ziyareti sırasındaki bir gözlemini basit bir diyalog şeklinde aktarmış Ahmet Haşim.

.....

Ahmet Haşim, o zamanın okumuşları arasında, hatta yakın zaman sol aydınlarına göre Arap asıllı oluşu nedeniyle “beyaz Türk” kategorisine girememiş biri.

Şiirde anlamı değil, ahengi ön plana alması nedeniyle de “Garip” akımı tarafından arkaik ve eski kafalı olarak ti’ye alınmış.

Orhan Veli, “Eskiler Alıyorum” şiirini;

Ahmet Haşim’in “Bir Günün Sonunda Arzu” şiirinin son dizesindeki;

“Göllerde bu dem bir kamış olsam”a

istihfaf naziresi olarak şu dizeyle bitiriyor:

“Bir de rakı şişesinde balık olsam.”

“Kitabe-i Seng-i Mezar” şiirinin bu başlığının bizzat kendisi bir gönderme.

......

Zihnimde;

Gelenekselci ve tabii ki Arap asıllı olması nedeniyle de hasbelkader muhafazakâr biri olarak yer etmiş.

Meğer Paris’te fink atması, yetmiyormuş gibi barlarda takılması ne yalan söyleyeyim ezberimi bozdu.

Değme liberalleri yaya bırakırmış!

Ben bu yaşımda hâlâ Paris’e gitmedim. Gitsem de gözlem için bile olsa barlara takılma olasılığım çok düşük.

Kendi adıma ön yargılardan ve peşin hükümlerden mümkün olduğunca kaçınmam gerektiğini öğrenmiş oldum.

Farkındayım.

Ahmet Haşim’i tahlil ederken kendimi ele veriyorum.

Aslında yazıyor olmanın belki de bu yanı kışkırtıcı.

Az şey mi?

......

Denemedeki ironik diyaloğu günümüz üzerinden okumaya çalışmak da bayağı eğlenceli geldi bana.

O yılların Paris barlarında;

Kadınların kendilerini makyajlayarak örttüklerinin, deyim yerindeyse “kamufle” ettiklerinin ve gerçekte göz boyadıklarının parodisi yapılıyor.

......

O günden bugüne geldiğimizde kozmetik alanında ciddi bir inkişaf yaşandı.

İnsanoğlu iç dünyasını zenginleştirmek bir yana;

dış görünümü için elinden geleni ardına koymuyor!

Bar’daki diyalogdan;

O zamanlar daha çok yaşı geçkin bayanların kendilerini gençleştirmeye çalıştığını anlıyoruz Paris’te.

Günümüzde ise;

Neredeyse ergenlik başlar başlamaz aynalarla barışık olmayan bir nesil var.

O kadar ki makyaj öncesi ve sonrası iki farklı kişilik!

Sosyal medyada bu durumu görsel içerikle destekleyen bir paylaşımın sonundaki iki kelimelik saptama çok çarpıcı:

“Nitelikli dolandırıcılık!”

.....

Muhafazakâr kesim ise yıllarca süren ötekileştirilme ve mağduriyet sonrasında tüketim toplumu dinamiklerine maalesef dayanamadı!

Versace’dan Nursace’a, İmannoor’a evrildi.

Dini kavramların çoğu, içi boşaltılıp “marka”ya dönüştürüldü!

Demek ki neymiş:

Yasaklama kalktığında idealler değil arzular belirleyici oluyor!

Komünizm dinsizliktir yaftasıyla Müslümanların zihninde zerre yer bulamazken;

kapitalizmin en vahşi formu neoliberalizm, muhafazakâr iktidarın açtığı “mukaddes” yolda gündelik ve sosyal hayatta içselleştirilirken hiç de yabancılık çekilmedi.

Hatta boynuz kulağı geçti.

Globalleşen dünyanın neoliberal ikonik merkezlerinin İslam coğrafyasında neşvünema bulması, günümüz jeostratejik hâl-i pürmelâlini de ortaya koyması bakımından oldukça manidardır.

Dubai, Abu Dabi, postmodern Mekke ve Suudi Arabistan...

Sahi, Siyonizm’i hâlâ İsrail’den ibaret kabul eden safdil kalmış mıdır?

......

Makyajla bitse bir nebze. Dökülünce foyası meydana çıkar nasıl olsa!

Asıl geri dönülemez nokta, mesleki deformasyonun güncel tatminsizlik ve kendiyle barışık olmama hâli ile karşılaşması sonrasında çılgınlığa varan estetik furyası!

İnsanlığın yararına olması amaçlanarak gerçekleştirilen çoğu bilimsel atılım maalesef şeytani aklın galebe çalması sonucunda trajedi, en hafif tabirle istismar ile sonuçlandı.

Atomun parçalanması başlangıçta enerji darboğazına yönelik bir motivasyonla ilgiliyken “nükleer savaş” riskini ön plana aldı.

Hatta İkinci Dünya Savaşı sırasında “barış” bahane edilerek insan hiçlendi.

Tıbbi gelişmeler noktasında plastik cerrahi, başlangıçta mikrocerrahinin ilerlemesi sonrasında yaşamsal organların tekrar sağlığına kavuşturulması adına devrim niteliğinde bir alan açmasının ardından;

günümüzde neredeyse sırf kozmetik amaçlı seçilir bir dal hâline geldi.

Hiçbir tıbbi deontoloji, dinî ya da etik kaygı taşımaksızın günün tüketim toplumuna özgü, sadece arz ve talebin belirleyici olduğu bir “sektör” hâline evrildi.

Önceden “haute couture” elbise siparişi verilirdi.

Şimdilerde birbirinin fotokopisi Frankenstein’ları sürüme sokarken, kolay yoldan cukkasını dolduran şarlatanlardan geçilmez oldu.

Bu minvalde;

güncel en önemli sorun, insanoğlunun şirazesini kaybetmesinin son kertesinde “yapay zekâ”nın gelecek öngörüsünün yarattığı tedirginlik!

İfrat ve tefrit arasında salınan sarkaç ne zaman “vasat”ta duracak?

Şimdilik hem birey olarak hem toplumsal olarak;

Eduardo Galeano’dan ödünçle “Gezegenimiz, yegâne evimiz” dünya isimli gemide yol alırken;

maskeli balo esrikliğiyle bodoslama, keskin kayalıklara doğru yol alıyoruz.

Son anda dipte bir umut ihtimalini tahayyül etmek de olmasa!

Çıldırmamak işten değil.

Ahmet Haşim bugünleri görseydi denemesini o kadar kısa keser miydi?

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (1 Yorum)
Yorum Sıralaması:
{"id":107,"title":"Ahmet Ha\u015fim\u2019den G\u00fcn\u00fcm\u00fcze: Boyanan Y\u00fczler, De\u011fi\u015fmeyen Hakikat","slug":"ahmet-hasimden-gunumuze-boyanan-yuzler-degismeyen-hakikat","detail":"<p>Ah yalan d&uuml;nyada, yalan d&uuml;nyada<br \/>\r\nYalandan y&uuml;z&uuml;me g&uuml;len d&uuml;nyada<br \/>\r\nN. Erta\u015f<\/p>\r\n\r\n<hr \/>\r\n<p><strong>Tarih: 1928<\/strong><\/p>\r\n\r\n<p>Yakla\u015f\u0131k y&uuml;zy\u0131l &ouml;nce.<\/p>\r\n\r\n<p>\u0130ki ki\u015fi aras\u0131nda ge&ccedil;en konu\u015fman\u0131n mek&acirc;n\u0131 &ldquo;bar&rdquo;d\u0131r.<\/p>\r\n\r\n<p>TDK&rsquo;ya g&ouml;re bar:<\/p>\r\n\r\n<ol>\r\n\t<li>Dansl\u0131, i&ccedil;kili e\u011flence yeri.<\/li>\r\n\t<li>Ayak&uuml;st&uuml; i&ccedil;ki i&ccedil;ilen i&ccedil;kievi, meyhane.<\/li>\r\n<\/ol>\r\n\r\n<p>Bug&uuml;n i&ccedil;in bile toplumun k\u0131s\u0131tl\u0131 bir kesiminin ya\u015fam rutini.<\/p>\r\n\r\n<p>&ldquo;Bu adam ne geveleyip duruyor?&rdquo; dedi\u011finizi duyar gibiyim. A\u011fz\u0131ndaki baklay\u0131 &ccedil;\u0131karsa ya!<\/p>\r\n\r\n<p>Hakk\u0131 &acirc;liniz var.<\/p>\r\n\r\n<p>....<\/p>\r\n\r\n<p>\u0130ki ki\u015fi aras\u0131ndaki konu\u015fmay\u0131,<\/p>\r\n\r\n<p>&ldquo;Garden Bar&rsquo;da Konu\u015fan \u0130ki Adam&rdquo;<\/p>\r\n\r\n<p>ba\u015fl\u0131kl\u0131 k\u0131sa edeb&icirc; denemede okudum:<\/p>\r\n\r\n<p>Birebir naklediyorum:<\/p>\r\n\r\n<ul>\r\n\t<li>\u015eu \u0131\u015f\u0131klar i&ccedil;inde g&ouml;r&uuml;n&uuml;p kaybolan kad\u0131nlara bak! Ne derilerindeki beyazl\u0131k insan derisi beyazl\u0131\u011f\u0131, ne g&ouml;zlerindeki siyahl\u0131k insan g&ouml;z&uuml; siyahl\u0131\u011f\u0131, ne dudaklar\u0131ndaki k\u0131z\u0131ll\u0131k insan duda\u011f\u0131 k\u0131z\u0131ll\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Tabiat\u0131n eserleri hi&ccedil; de bu sahne yarat\u0131klar\u0131 kadar g&uuml;zel de\u011fil! K\u0131rm\u0131z\u0131, sar\u0131, ye\u015fil, siyah boyalar; renksiz etleri, &ccedil;ipil g&ouml;zleri, soluk dudaklar\u0131 ba\u015fkala\u015ft\u0131rarak harap v&uuml;cutlardan birer gen&ccedil;lik ve g&uuml;zellik mucizesi meydana getirmi\u015f. Kim diyor ki kad\u0131n \u015fimdi eskisi gibi y&uuml;z&uuml;n&uuml; s\u0131k\u0131 &ouml;rt&uuml;ler alt\u0131nda saklam\u0131yor? Ya boya &ouml;rt&uuml;leri? Bunlar\u0131n alt\u0131nda ger&ccedil;ek y&uuml;z&uuml; hi&ccedil; g&ouml;rmek olas\u0131 m\u0131? Boyalar olmasa bilmem kad\u0131n ne yapard\u0131?<\/li>\r\n\t<li>Kad\u0131n ne yapabilirdi bilmem... Fakat boyalar olmasa bilmem ki g&ouml;z nas\u0131l boyan\u0131rd\u0131?<\/li>\r\n<\/ul>\r\n\r\n<p>...<\/p>\r\n\r\n<p>Bu deneme, ilk bask\u0131s\u0131n\u0131 1928&rsquo;de yapan Ahmet Ha\u015fim&rsquo;in &ldquo;Bize G&ouml;re&rdquo; isimli, gazetede tefrika edilen yaz\u0131lar\u0131ndan m&uuml;te\u015fekkil kitab\u0131ndaki bir makale.<\/p>\r\n\r\n<p>Merak\u0131m\u0131 ilk celbeden, o tarihlerde \u0130stanbul&rsquo;da bar var m\u0131yd\u0131?<\/p>\r\n\r\n<p>Biraz ara\u015ft\u0131r\u0131nca, yazar\u0131n Paris izlenimlerine ait makaleler oldu\u011funu &ouml;\u011frendim.<\/p>\r\n\r\n<p>Paris ziyareti s\u0131ras\u0131ndaki bir g&ouml;zlemini basit bir diyalog \u015feklinde aktarm\u0131\u015f Ahmet Ha\u015fim.<\/p>\r\n\r\n<p>.....<\/p>\r\n\r\n<p>Ahmet Ha\u015fim, o zaman\u0131n okumu\u015flar\u0131 aras\u0131nda, hatta yak\u0131n zaman sol ayd\u0131nlar\u0131na g&ouml;re Arap as\u0131ll\u0131 olu\u015fu nedeniyle &ldquo;beyaz T&uuml;rk&rdquo; kategorisine girememi\u015f biri.<\/p>\r\n\r\n<p>\u015eiirde anlam\u0131 de\u011fil, ahengi &ouml;n plana almas\u0131 nedeniyle de &ldquo;Garip&rdquo; ak\u0131m\u0131 taraf\u0131ndan arkaik ve eski kafal\u0131 olarak ti&rsquo;ye al\u0131nm\u0131\u015f.<\/p>\r\n\r\n<p>Orhan Veli, &ldquo;Eskiler Al\u0131yorum&rdquo; \u015fiirini;<\/p>\r\n\r\n<p>Ahmet Ha\u015fim&rsquo;in &ldquo;Bir G&uuml;n&uuml;n Sonunda Arzu&rdquo; \u015fiirinin son dizesindeki;<\/p>\r\n\r\n<p>&ldquo;G&ouml;llerde bu dem bir kam\u0131\u015f olsam&rdquo;a<\/p>\r\n\r\n<p>istihfaf naziresi olarak \u015fu dizeyle bitiriyor:<\/p>\r\n\r\n<p>&ldquo;Bir de rak\u0131 \u015fi\u015fesinde bal\u0131k olsam.&rdquo;<\/p>\r\n\r\n<p>&ldquo;Kitabe-i Seng-i Mezar&rdquo; \u015fiirinin bu ba\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131n bizzat kendisi bir g&ouml;nderme.<\/p>\r\n\r\n<p>......<\/p>\r\n\r\n<p>Zihnimde;<\/p>\r\n\r\n<p>Gelenekselci ve tabii ki Arap as\u0131ll\u0131 olmas\u0131 nedeniyle de hasbelkader muhafazak&acirc;r biri olarak yer etmi\u015f.<\/p>\r\n\r\n<p>Me\u011fer Paris&rsquo;te fink atmas\u0131, yetmiyormu\u015f gibi barlarda tak\u0131lmas\u0131 ne yalan s&ouml;yleyeyim ezberimi bozdu.<\/p>\r\n\r\n<p>De\u011fme liberalleri yaya b\u0131rak\u0131rm\u0131\u015f!<\/p>\r\n\r\n<p>Ben bu ya\u015f\u0131mda h&acirc;l&acirc; Paris&rsquo;e gitmedim. Gitsem de g&ouml;zlem i&ccedil;in bile olsa barlara tak\u0131lma olas\u0131l\u0131\u011f\u0131m &ccedil;ok d&uuml;\u015f&uuml;k.<\/p>\r\n\r\n<p>Kendi ad\u0131ma &ouml;n yarg\u0131lardan ve pe\u015fin h&uuml;k&uuml;mlerden m&uuml;mk&uuml;n oldu\u011funca ka&ccedil;\u0131nmam gerekti\u011fini &ouml;\u011frenmi\u015f oldum.<\/p>\r\n\r\n<p>Fark\u0131nday\u0131m.<\/p>\r\n\r\n<p>Ahmet Ha\u015fim&rsquo;i tahlil ederken kendimi ele veriyorum.<\/p>\r\n\r\n<p>Asl\u0131nda yaz\u0131yor olman\u0131n belki de bu yan\u0131 k\u0131\u015fk\u0131rt\u0131c\u0131.<\/p>\r\n\r\n<p>Az \u015fey mi?<\/p>\r\n\r\n<p>......<\/p>\r\n\r\n<p>Denemedeki ironik diyalo\u011fu g&uuml;n&uuml;m&uuml;z &uuml;zerinden okumaya &ccedil;al\u0131\u015fmak da baya\u011f\u0131 e\u011flenceli geldi bana.<\/p>\r\n\r\n<p>O y\u0131llar\u0131n Paris barlar\u0131nda;<\/p>\r\n\r\n<p>Kad\u0131nlar\u0131n kendilerini makyajlayarak &ouml;rtt&uuml;klerinin, deyim yerindeyse &ldquo;kamufle&rdquo; ettiklerinin ve ger&ccedil;ekte g&ouml;z boyad\u0131klar\u0131n\u0131n parodisi yap\u0131l\u0131yor.<\/p>\r\n\r\n<p>......<\/p>\r\n\r\n<p>O g&uuml;nden bug&uuml;ne geldi\u011fimizde kozmetik alan\u0131nda ciddi bir inki\u015faf ya\u015fand\u0131.<\/p>\r\n\r\n<p>\u0130nsano\u011flu i&ccedil; d&uuml;nyas\u0131n\u0131 zenginle\u015ftirmek bir yana;<\/p>\r\n\r\n<p>d\u0131\u015f g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml; i&ccedil;in elinden geleni ard\u0131na koymuyor!<\/p>\r\n\r\n<p>Bar&rsquo;daki diyalogdan;<\/p>\r\n\r\n<p>O zamanlar daha &ccedil;ok ya\u015f\u0131 ge&ccedil;kin bayanlar\u0131n kendilerini gen&ccedil;le\u015ftirmeye &ccedil;al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 anl\u0131yoruz Paris&rsquo;te.<\/p>\r\n\r\n<p>G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde ise;<\/p>\r\n\r\n<p>Neredeyse ergenlik ba\u015flar ba\u015flamaz aynalarla bar\u0131\u015f\u0131k olmayan bir nesil var.<\/p>\r\n\r\n<p>O kadar ki makyaj &ouml;ncesi ve sonras\u0131 iki farkl\u0131 ki\u015filik!<\/p>\r\n\r\n<p>Sosyal medyada bu durumu g&ouml;rsel i&ccedil;erikle destekleyen bir payla\u015f\u0131m\u0131n sonundaki iki kelimelik saptama &ccedil;ok &ccedil;arp\u0131c\u0131:<\/p>\r\n\r\n<p>&ldquo;Nitelikli doland\u0131r\u0131c\u0131l\u0131k!&rdquo;<\/p>\r\n\r\n<p>.....<\/p>\r\n\r\n<p>Muhafazak&acirc;r kesim ise y\u0131llarca s&uuml;ren &ouml;tekile\u015ftirilme ve ma\u011fduriyet sonras\u0131nda t&uuml;ketim toplumu dinamiklerine maalesef dayanamad\u0131!<\/p>\r\n\r\n<p>Versace&rsquo;dan Nursace&rsquo;a, \u0130mannoor&rsquo;a evrildi.<\/p>\r\n\r\n<p>Dini kavramlar\u0131n &ccedil;o\u011fu, i&ccedil;i bo\u015falt\u0131l\u0131p &ldquo;marka&rdquo;ya d&ouml;n&uuml;\u015ft&uuml;r&uuml;ld&uuml;!<\/p>\r\n\r\n<p>Demek ki neymi\u015f:<\/p>\r\n\r\n<p>Yasaklama kalkt\u0131\u011f\u0131nda idealler de\u011fil arzular belirleyici oluyor!<\/p>\r\n\r\n<p>Kom&uuml;nizm dinsizliktir yaftas\u0131yla M&uuml;sl&uuml;manlar\u0131n zihninde zerre yer bulamazken;<\/p>\r\n\r\n<p>kapitalizmin en vah\u015fi formu neoliberalizm, muhafazak&acirc;r iktidar\u0131n a&ccedil;t\u0131\u011f\u0131 &ldquo;mukaddes&rdquo; yolda g&uuml;ndelik ve sosyal hayatta i&ccedil;selle\u015ftirilirken hi&ccedil; de yabanc\u0131l\u0131k &ccedil;ekilmedi.<\/p>\r\n\r\n<p>Hatta boynuz kula\u011f\u0131 ge&ccedil;ti.<\/p>\r\n\r\n<p>Globalle\u015fen d&uuml;nyan\u0131n neoliberal ikonik merkezlerinin \u0130slam co\u011frafyas\u0131nda ne\u015fv&uuml;nema bulmas\u0131, g&uuml;n&uuml;m&uuml;z jeostratejik h&acirc;l-i p&uuml;rmel&acirc;lini de ortaya koymas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan olduk&ccedil;a manidard\u0131r.<\/p>\r\n\r\n<p>Dubai, Abu Dabi, postmodern Mekke ve Suudi Arabistan...<\/p>\r\n\r\n<p>Sahi, Siyonizm&rsquo;i h&acirc;l&acirc; \u0130srail&rsquo;den ibaret kabul eden safdil kalm\u0131\u015f m\u0131d\u0131r?<\/p>\r\n\r\n<p>......<\/p>\r\n\r\n<p>Makyajla bitse bir nebze. D&ouml;k&uuml;l&uuml;nce foyas\u0131 meydana &ccedil;\u0131kar nas\u0131l olsa!<\/p>\r\n\r\n<p>As\u0131l geri d&ouml;n&uuml;lemez nokta, mesleki deformasyonun g&uuml;ncel tatminsizlik ve kendiyle bar\u0131\u015f\u0131k olmama h&acirc;li ile kar\u015f\u0131la\u015fmas\u0131 sonras\u0131nda &ccedil;\u0131lg\u0131nl\u0131\u011fa varan estetik furyas\u0131!<\/p>\r\n\r\n<p>\u0130nsanl\u0131\u011f\u0131n yarar\u0131na olmas\u0131 ama&ccedil;lanarak ger&ccedil;ekle\u015ftirilen &ccedil;o\u011fu bilimsel at\u0131l\u0131m maalesef \u015feytani akl\u0131n galebe &ccedil;almas\u0131 sonucunda trajedi, en hafif tabirle istismar ile sonu&ccedil;land\u0131.<\/p>\r\n\r\n<p>Atomun par&ccedil;alanmas\u0131 ba\u015flang\u0131&ccedil;ta enerji darbo\u011faz\u0131na y&ouml;nelik bir motivasyonla ilgiliyken &ldquo;n&uuml;kleer sava\u015f&rdquo; riskini &ouml;n plana ald\u0131.<\/p>\r\n\r\n<p>Hatta \u0130kinci D&uuml;nya Sava\u015f\u0131 s\u0131ras\u0131nda &ldquo;bar\u0131\u015f&rdquo; bahane edilerek insan hi&ccedil;lendi.<\/p>\r\n\r\n<p>T\u0131bbi geli\u015fmeler noktas\u0131nda plastik cerrahi, ba\u015flang\u0131&ccedil;ta mikrocerrahinin ilerlemesi sonras\u0131nda ya\u015famsal organlar\u0131n tekrar sa\u011fl\u0131\u011f\u0131na kavu\u015fturulmas\u0131 ad\u0131na devrim niteli\u011finde bir alan a&ccedil;mas\u0131n\u0131n ard\u0131ndan;<\/p>\r\n\r\n<p>g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde neredeyse s\u0131rf kozmetik ama&ccedil;l\u0131 se&ccedil;ilir bir dal h&acirc;line geldi.<\/p>\r\n\r\n<p>Hi&ccedil;bir t\u0131bbi deontoloji, din&icirc; ya da etik kayg\u0131 ta\u015f\u0131maks\u0131z\u0131n g&uuml;n&uuml;n t&uuml;ketim toplumuna &ouml;zg&uuml;, sadece arz ve talebin belirleyici oldu\u011fu bir &ldquo;sekt&ouml;r&rdquo; h&acirc;line evrildi.<\/p>\r\n\r\n<p>&Ouml;nceden &ldquo;haute couture&rdquo; elbise sipari\u015fi verilirdi.<\/p>\r\n\r\n<p>\u015eimdilerde birbirinin fotokopisi Frankenstein&rsquo;lar\u0131 s&uuml;r&uuml;me sokarken, kolay yoldan cukkas\u0131n\u0131 dolduran \u015farlatanlardan ge&ccedil;ilmez oldu.<\/p>\r\n\r\n<p>Bu minvalde;<\/p>\r\n\r\n<p>g&uuml;ncel en &ouml;nemli sorun, insano\u011flunun \u015firazesini kaybetmesinin son kertesinde &ldquo;yapay zek&acirc;&rdquo;n\u0131n gelecek &ouml;ng&ouml;r&uuml;s&uuml;n&uuml;n yaratt\u0131\u011f\u0131 tedirginlik!<\/p>\r\n\r\n<p>\u0130frat ve tefrit aras\u0131nda sal\u0131nan sarka&ccedil; ne zaman &ldquo;vasat&rdquo;ta duracak?<\/p>\r\n\r\n<p>\u015eimdilik hem birey olarak hem toplumsal olarak;<\/p>\r\n\r\n<p>Eduardo Galeano&rsquo;dan &ouml;d&uuml;n&ccedil;le &ldquo;Gezegenimiz, yeg&acirc;ne evimiz&rdquo; d&uuml;nya isimli gemide yol al\u0131rken;<\/p>\r\n\r\n<p>maskeli balo esrikli\u011fiyle bodoslama, keskin kayal\u0131klara do\u011fru yol al\u0131yoruz.<\/p>\r\n\r\n<p>Son anda dipte bir umut ihtimalini tahayy&uuml;l etmek de olmasa!<\/p>\r\n\r\n<p>&Ccedil;\u0131ld\u0131rmamak i\u015ften de\u011fil.<\/p>\r\n\r\n<p>Ahmet Ha\u015fim bug&uuml;nleri g&ouml;rseydi denemesini o kadar k\u0131sa keser miydi?<\/p>","images":"ahmet-hasimden-gunumuze-boyanan-yuzler-degismeyen-hakikat-1775847659.ana-manset.webp","publish":0,"show_title_slide":0,"author_id":30,"created_at":"2026-04-10T19:00:59.000000Z","updated_at":"2026-04-10T19:00:59.000000Z","deleted_at":null,"author":{"id":30,"name":"Dr. \u0130rfan \u0130NCE","email":"drirfanince@gmail.com","email_verified_at":null,"status":3,"sortby":null,"active":0,"about":"","phone":"","avatar":"uploads\/dr-irfan-ince-1781279958.jpg","deleted_at":null,"created_at":"2026-03-17T09:40:23.000000Z","updated_at":"2026-06-12T15:59:18.000000Z","two_factor_enabled":0,"role_name":"Yazar"}} Servet yorumu
Servet 11 %Apr 2026, 12:13

İfrat ve tefrit arasında salınan sarkaç ne zaman “vasat”ta duracak? En kısa zamanda durması temennisiyle

Anasayfa Kategoriler YOUTUBE
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !